Ana içeriğe geç
Sözlük

izle ile cümle

izle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yarın iskambil oynamak ya da oyun izlemek ister misin?Do you want to play cards and watch the game tomorrow?
Maşa kullanmadan tavuk kızartabilen bir adamın videosunu izledim.I saw a video of a man who can fry chicken without using tongs.
Şimdi televizyon izleyebilir miyim?Can I watch television now?
Televizyon izleme.Don't watch television.
O, PBS izler.He watches PBS.
O, olumsuz bir izlenim bırakıyor.He makes an unfavorable impression.
Tom TV'sinin kendini izlediğini düşünüyor.Tom thinks that his TV is watching him.
Ben Tom'u izlemek zorunda değilim.I don't have to follow Tom.
O seni izleyecek.He will follow you.
Tom sizi izleyecek.Tom will follow you.
Onlar seni izleyecek.They will follow you.
Artık komedi izlemek istemiyorum.I don't watch sitcoms anymore.
TV izlemiyorsan onu kapatacağım.If you're not watching the TV, I'll turn it off.
Tom'u izleyeceksin, değil mi?You will follow Tom, won't you?
TV izlemeyi bırak. Beynini tahrip edecek.Stop watching TV. It will destroy your brain.
Ben birini izledim.I followed one.
O bir arabayı izledi.She followed a car.
O bir çizgi film izledi.She saw a cartoon.
Tom akşam yemeğinden sonra çocukları ile birlikte bir çizgi film izledi.Tom watched a cartoon with his children after dinner.
O bir haber kanalı izledi.She watched a news channel.
Bir an için Tom'u izle, olur mu?Watch Tom for a moment, will you?
Kahvemi içerken balkondaki kuşları izledim.I watched the birds on the balcony while drinking my coffee.
Tom kar küresini saatlerce izleyebilir.Tom can watch his snowglobe for hours.
Tom'un izleri silahtaydı.Tom's prints were on the gun.
Sen bu filmi izlemek zorundasın.You have to see this film.
Masada bazı kedilerin izleri var.There are some cat's tracks on the table.
Kaç tane siyah beyaz film izledin?How many black and white movies have you seen?
Onun üzerinde bir izlenim yarattığını düşünüyorum.I think you made an impression on her.
İğrenç bir kardan adamın ayak izlerini Himalayalarda bulduklarını duydum.I heard that they found the footprints of an abominable snowman in the Himalayas.
İğrenç bir kardan adamın ayak izlerinin Himalayalarda keşfedildiğini duydum.I heard that footprints of an abominable snowman have been discovered in the Himalayas.
İğrenç bir kardan adamın ayak izlerinin Himalaya dağlarında bulunduğunu duydum.I heard that footprints of an abominable snowman were found in the Himalayan mountains.
Bir adamın bizim daireyi izlediğini düşünüyorum.I think that a man is watching our apartment.
Ben dışarı çıkıp havai fişekleri izleyeceğim.I'll go out and see the fireworks.
Günde kaç saat TV izlersin?How many hours a day do you watch TV?
Tom günde kaç saat TV izler?How many hours a day does Tom watch TV?
Artık neredeyse hiç TV izlemiyorum.I hardly ever watch TV anymore.
Neredeyse hiç televizyon izlemiyorum.I hardly ever watch TV.
TV izleyerek çok zaman harcarım.I spend a lot of time watching TV.
Bütün günü TV izleyerek geçirdim.I spent all day watching TV.
Bu gece evde kalmak ve TV izlemek istiyorum.I want to stay home and watch TV tonight.
Dans etmeni izlemek istiyorum.I want to watch you dance.
Videolar izleyerek bütün gece yatmadım.I was up all night watching videos.
Keşke Tom tavsiyemi izlese.I wish that Tom would follow my advice.
Tom'un televizyonda beyzbol izlemekten zevk almadığından oldukça eminim.I'm pretty sure Tom doesn't enjoy watching baseball on TV.
Televizyon izlemekten gına geldi. Kalk başka bir şey yapalım.I'm tired of watching TV. Let's do something else.
Televizyon izlemekten bıktım. Başka bir şey yapalım.I'm tired of watching TV. Let's do something else.
Çocuklar Tom'un oturduğu yerde toplandılar ve onun gitar çalmasını izlediler.The children gathered around where Tom was seated and watched him play his guitar.
Dün öğleden sonra izlediğim film oldukça iyiydi.The movie I saw yesterday afternoon was quite good.
Tom ve Mary John'u izlediler.Tom and Mary followed John.
Tom ve Mary bankta oturdular, insanların yüzüşünü izlediler.Tom and Mary sat on the bench, watching people swim.
Tom izlemekten başka bir şey yapamadı.Tom could do nothing but watch.
Tom bütün gün boyunca TV izlemekten başka bir şey yapmadı.Tom did nothing but watch TV all day long.
Tom çocuklarının günde bir saatten daha fazla televizyon izlemelerine izin vermez.Tom doesn't allow his children to watch more than one hour of TV a day.
Tom hiç TV izlemez.Tom doesn't watch TV at all.
Tom onu izlemem için işaret etti.Tom motioned me to follow him.
Tom yerde çamurlu ayak izleri gördü.Tom saw muddy footprints on the floor.
Tom izleyicilere gülümsedi ve eğilerek selam verdi.Tom smiled at the audience and took a bow.
Tom boş zamanını çoğunu TV izleyerek harcar.Tom spends most of his free time watching TV.
Mary üstü açılabilir kırmızı spor arabasıyla uzaklaşırken Tom izledi.Tom watched as Mary drove away in her red convertible sports car.
Tom Mary'yi dans ederken izledi.Tom watched Mary as she danced.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod