Tom içeride Mary'yi izledi.Tom followed Mary inside.
Tom Mary'yi buraya kadar izledi.Tom followed Mary here.
Tom, Mary'yi dışarıda izledi.Tom followed Mary out.
Onu orada izle, Tom.Watch it there, Tom.
Tom TV izlerken oturdu.Tom sat watching TV.
O bir film izlemek için beni davet etti.He invited me over to watch a movie.
Lütfen bu filmi izle.Please watch this movie.
Tom'un tavsiyesini izleseydim, bu sorunu yaşıyor olmazdım.If I had followed Tom's advice, I wouldn't be having this problem.
Her zaman izleniyorum gibi hissediyorum.I feel like I'm always being watched.
Her cumartesi gecesi DVD'den film izleriz.We watch movies on the DVD every Saturday night.
Kayıtlar yerine mümkün olduğu kadar çok canlı TV izlemeye çalışıyorum.I try to watch live TV as much as possible instead of recordings.
Dün gece uyuyamadım, bu yüzden bir korku filmi izlemeye karar verdim.I couldn't sleep last night, so I decided to watch a horror movie.
Yeğenim hayvanat bahçesindeki hayvanları izledi.My nephew watched the animals in the zoo.
Hangi sokağı izledin?Which street did you follow?
Gerçekten televizyon izlemiyorum.I don't really watch TV.
Tom bankta oturdu, çocukların oynamasını izledi.Tom sat on the bench, watching the children play.
Tom tünelde Mary'yi izledi.Tom followed Mary through the tunnel.
Tom köprüde Mary'yi izledi.Tom followed Mary over the bridge.
Tom Mary'yi merdivenlerde izledi.Tom followed Mary up the stairs.
Tom çocukların oynamasını izledi.Tom watched the children play.
O her şeye açık bir kişi izlenimi bıraktı.She left the impression of a person open to everything.
Dün Hanshin Kaplanları ve Tokyo Devleri arasındaki maçı izledin mi?Did you see the game yesterday between the Hanshin Tigers and the Tokyo Giants?
Dün Hanshin Tigers ile Tokyo Giants arasındaki maçı izledin mi?Did you see the game yesterday between the Hanshin Tigers and the Tokyo Giants?
Tom bir paleo diyeti izler.Tom follows a paleo diet.
Tom Mary'nin tavsiyesini izlemeliydi.Tom should've followed Mary's advice.
Tom'un mantığını izleyemiyorum.I can't follow Tom's logic.
Bugün hangi filmi izledin?Which movie did you watch today?
Genç erkekler oynar ve yaşlı erkekler izler.The young men play and the old men watch.
Yaşlı erkekler izlerken genç erkekler oynadı.The younger men played while the older men watched.
Sen bir TV'yi tamir etmeyi çalışarak onu izlemekten daha çok öğrenirsin.You learn more from trying to repair a TV than from watching one.
Beyzbol oynamak onu izlemekten daha eğlencelidir.It's more fun to play baseball than to watch it.
Onu izlemek istemiyorum.I don't want to see her.
O, öyle harika bir filmdi ki onu beş kez izledim.It was such a great movie that I watched it five times.
You Tube videosunu izledim.I watched the Youtube video.
Maçı birlikte izlemek ister misin?Would you like to watch the game together?
Sık sık yemek programlarını izler misin?Do you often watch cooking shows?
Tom, Mary'nin karanlıkta kayboluşunu izledi.Tom watched Mary disappear into the darkness.
Tom Mary'nin kalabalıkta kaybolduğunu izledi.Tom watched Mary disappear into the crowd.
Tom uçağın uzakta kayboluşunu izledi.Tom watched the plane disappear into the distance.
Dikkatle izle. Onun nasıl yapıldığını sana göstereceğim.Watch carefully. I'll show you how it's done.
Çalışmayı sergiye koyarsak, daha fazla insan onu dikkatle izleyebilecek.By putting the work on exhibit, more people will be able to contemplate it.
Onun ayak izlerini kumulun kumlarında buldum.I found her footprints in the sand of the dune.
Carol genellikle korku filmleri izler.Carol often watches horror films.
Sen olayları izlemek için gazete okumalısın.You should read the newspaper to follow the events.
Sen son zamanlarda herhangi bir film izledin mi?Have you seen any movie lately?
Adımlarını tekrar izle, belki anahtarlarını bulursun.Retrace your steps and maybe you'll find your keys.
Bu sokağı izlerseniz evimizi kaybetmezsiniz.You can't miss our house if you follow this street.
Onu izlemeye cüret edemem.I don't have the nerve to watch it.
Dün Pulp Fiction'ı izledim.I saw Pulp Fiction yesterday.
Hangi filmi izlemek istersin?Which movie would you like to see?
Televizyon izlerdik.We used to watch TV.
Bu, bütün ebeveynlerin izlemesi gereken bir film.This is a film all parents should watch.
Ben filmleri orijinal olarak izlemeyi tercih ederim.I prefer to watch films in the original.
Tom kalktı ve ofisin dışında Mary'yi izledi.Tom stood up and followed Mary out of the office.
Zürafalar hakkındaki yeni filmi izledim; Ben onu beğenmedim.I watched that new film about giraffes; I didn't like it.
Tom uygun prosedürü izlemedi.Tom didn't follow the proper procedure.
Tom Mary'yi izlemesi için özel bir dedektif kiraladı.Tom hired a private detective to follow Mary.
Tom yol boyunca ebeveynlerini izledi.Tom followed his parents down the street.
Bir film izlemek için çok geç.It is too late to watch a film.
Genç Kübalılar, Amerikan TV'sini çok izlerler.Young Cubans watch a lot of American TV.