Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Abys chodil po cestě dobrých, a stezek spravedlivých abys ostříhal.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.aby si chodil cestou dobrých a aby si ostríhal stezky spravedlivých.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.A przetoż będziesz chodził drogą dobrych, a ścieżek sprawiedliwych będziesz przestrzegał.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Assim andarás pelo caminho dos bons, e guardarás as veredas dos justos.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.at du må vandre de godes Vej og holde dig til de retfærdiges Stier;
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.auf daß du wandelst auf gutem Wege und bleibst auf der rechten Bahn.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Blijf dus de goede weg bewandelen en volg het voorbeeld dat oprechte mensen je geven.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.De aceea, tu să umbli pe calea oamenilor de bine, şi să ţii cărările celor neprihăniţi!
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Hará que andes por el camino de los buenos y guardes las sendas de los justos
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Hogy járj a jóknak útjokon, és az igazaknak ösvényeit kövessed.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Ja, så skall du vandra på de godas väg och hålla dig på de rättfärdigas stigar.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Karena itu, anakku, ikutilah teladan orang baik, dan hiduplah menurut kemauan Allah
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.지혜가 너로 선한 자의 길로 행하게 하며 또 의인의 길을 지키게하리니
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Niin sinä vaellat hyvien tietä ja noudatat vanhurskasten polkuja.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Per questo tu camminerai sulla strada dei buoni e ti atterrai ai sentieri dei giusti
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Sự khôn ngoan sẽ khiến con đi trong đường người thiện, Và gìn giữ các lối của kẻ công bình.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Sự khôn_ngoan sẽ khiến con đi trong đường người thiện , Và gìn_giữ các lối của kẻ công_bình .
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Tu marcheras ainsi dans la voie des gens de bien, Tu garderas les sentiers des justes.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Visdommen skal hjelpe dig til å vandre på de godes vei og holde dig på de rettferdiges stier;
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Zato hódi po potu dobrih in vztrajaj na stezah pravičnikov!
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.δια να περιπατης εν τη οδω των αγαθων και να φυλαττης τας τριβους των δικαιων.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.За да ходиш ти в пътя на добрите, И да пазиш пътеките на праведните.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Посему ходи путем добрых и держись стезей праведников,
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.למען תלך בדרך טובים וארחות צדיקים תשמר׃
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.حتى تسلك في طريق الصالحين وتحفظ سبل الصديقين.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.智 慧 必 使 你 行 善 人 的 道 、 守 義 人 的 路
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.智慧 必 使 你 行善人 的 道 、 守義人 的 路
Bunu ters çevirerek, buradan başlayıp şuraya gider ve c 2'nin ters izinde geri dönerim. -Por tanto esto es equivalente a la integral a lo largo de la línea cerrada.
Bütün halklar ilahlarının izinden gitse bile, Biz sonsuza dek Tanrımız RABbin izinden gideceğiz.Daarom zullen wij de HERE onze God voor altijd volgen, ook al aanbidden de volken rondom ons afgoden!
Bütün halklar ilahlarının izinden gitse bile, Biz sonsuza dek Tanrımız RABbin izinden gideceğiz.For alle folkene vandrer hvert i sin guds navn; men vi vandrer i Herrens, vår Guds navn evindelig og alltid.
Bütün halklar ilahlarının izinden gitse bile, Biz sonsuza dek Tanrımız RABbin izinden gideceğiz.만민이 각각 자기의 신의 이름을 빙자하여 행하되 오직 우리는 우리 하나님 여호와의 이름을 빙자하여 영원히 행하리로다
Bütün halklar ilahlarının izinden gitse bile, Biz sonsuza dek Tanrımız RABbin izinden gideceğiz.Mert minden nép a maga istenének nevében jár, és mi is a mi Urunk Istenünk nevében járunk örökkön örökké.
Bütün halklar ilahlarının izinden gitse bile, Biz sonsuza dek Tanrımız RABbin izinden gideceğiz.Thi alle Folkeslag vandrer hvert i sin Guds Navn, men vi vil vandre i HERREN vor Guds Navn for evigt og altid.
Bütün halklar ilahlarının izinden gitse bile, Biz sonsuza dek Tanrımız RABbin izinden gideceğiz.Ибо все народы ходят, каждый во имя своего бога; а мы будем ходить во имя Господа Бога нашего во веки веков.
Bütün halklar ilahlarının izinden gitse bile, Biz sonsuza dek Tanrımız RABbin izinden gideceğiz.כי כל העמים ילכו איש בשם אלהיו ואנחנו נלך בשם יהוה אלהינו לעולם ועד׃
Bütün halklar ilahlarının izinden gitse bile, Biz sonsuza dek Tanrımız RABbin izinden gideceğiz.لان جميع الشعوب يسلكون كل واحد باسم الهه ونحن نسلك باسم الرب الهنا الى الدهر والابد
Bütün halklar ilahlarının izinden gitse bile, Biz sonsuza dek Tanrımız RABbin izinden gideceğiz.萬 民 各 奉 己 神 的 名 而 行 . 我 們 卻 永 永 遠 遠 奉 耶 和 華 我 們 神 的 名 而 行
Bütün halklar ilahlarının izinden gitse bile, Biz sonsuza dek Tanrımız RABbin izinden gideceğiz.萬民 各 奉 己 神 的 名 而行 . 我 們卻永永遠遠 奉 耶和華 我 們神 的 名 而行
Disney'in izinden gitmemiz gerekiyordu, insanların yüzünün şeklinde tüplü ekran yapacak kadar ileri gittik.Am mers atât de departe încât am construit CRT-urile sub forma feței oamenilor.
Disney'in izinden gitmemiz gerekiyordu, insanların yüzünün şeklinde tüplü ekran yapacak kadar ileri gittik.Ci spingemmo così in là da costruire monitor modellati sul viso delle persone.
Disney'in izinden gitmemiz gerekiyordu, insanların yüzünün şeklinde tüplü ekran yapacak kadar ileri gittik.월트 디즈니의 역사를 조금 참고할 수 밖에는 없었죠. 우리는 실제로 CRT 모니터를 사람의 얼굴 모양으로 만드는 것까지 시도하게 된 것이지요.
Disney'in izinden gitmemiz gerekiyordu, insanların yüzünün şeklinde tüplü ekran yapacak kadar ileri gittik.Llegamos tan lejos como para construir pantallas de CRT con forma de los rostros de la gente.
Disney'in izinden gitmemiz gerekiyordu, insanların yüzünün şeklinde tüplü ekran yapacak kadar ileri gittik.Nous sommes en fait allés jusqu'à construire des écrans qui avaient la forme du visage des personnes.
Disney'in izinden gitmemiz gerekiyordu, insanların yüzünün şeklinde tüplü ekran yapacak kadar ileri gittik.Zbudowaliśmy ekrany kineskopowe w kształcie twarzy rozmówców.
Disney'in izinden gitmemiz gerekiyordu, insanların yüzünün şeklinde tüplü ekran yapacak kadar ileri gittik.И всъщност стигнахме толкова далеч, че създадохме кинескопите във форма с лицата на хорат.
Disney'in izinden gitmemiz gerekiyordu, insanların yüzünün şeklinde tüplü ekran yapacak kadar ileri gittik.היינו צריכים לקחת דף מההסטוריה של דיסני -- הגענו כל כך רחוק שבנינו מסכים בצורה של הפנים של האנשים.
Disney'in izinden gitmemiz gerekiyordu, insanların yüzünün şeklinde tüplü ekran yapacak kadar ileri gittik.كان علينا أن نأخذ صفحة من تاريخ والت ديزني. حتى اننا بنينا أنابيب أشعة الكاثود على شكل وجوه هؤلاء الاشخاص
Disney'in izinden gitmemiz gerekiyordu, insanların yüzünün şeklinde tüplü ekran yapacak kadar ileri gittik.人の顔をしたブラウン管までも 作ったりしました 友人のピーター スピローグに電話を掛けるときには
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Aku mengikuti jalan keadilan, aku melangkah di jalan kejujuran
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Ando pelo caminho da retidão, no meio das veredas da justiça,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Az igazságnak útán járok, és az igazság ösvényének közepén.
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Camino por la senda de la justicia, por los senderos del derecho
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Chodím cestou spravedlivosti, stredom dráh súdu,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Eu umblu pe calea nevinovăţiei, pe mijlocul cărărilor neprihănirii,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Ich wandle auf dem rechten Wege, auf der Straße des Rechts,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Ik laat iemand wandelen op de weg van de gerechtigheid, midden op de goede wegen.
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Io cammino sulla via della giustizia e per i sentieri dell'equità
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Jeg vandrer på Retfærds Vej. midt hen ad Rettens Stier
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Je marche dans le chemin de la justice, Au milieu des sentiers de la droiture,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.나는 의로운 길로 행하며 공평한 길 가운데로 다니나니