Ana içeriğe geç
Sözlük

izinde ile cümle

izinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bazı kardeşler gelip senin gerçeğe bağlı kaldığına, gerçeğin izinden yürüdüğüne tanıklık edince çok sevindim.Zelo sem se veselil, ko so prišli bratje in so pričali za resnico tvojo, kakor ti živiš v resnici.
Bazı kardeşler gelip senin gerçeğe bağlı kaldığına, gerçeğin izinden yürüdüğüne tanıklık edince çok sevindim.Вельми бо зрадів я, коли прийшли брати, і сьвідкували про твою правду, яко ж ти в правдї ходиш.
Bazı kardeşler gelip senin gerçeğe bağlı kaldığına, gerçeğin izinden yürüdüğüne tanıklık edince çok sevindim.Ибо я весьма обрадовался, когда пришли братия и засвидетельствовали о твоей верности, как ты ходишь в истине.
Bazı kardeşler gelip senin gerçeğe bağlı kaldığına, gerçeğin izinden yürüdüğüne tanıklık edince çok sevindim.Имах много да ти пиша, но не ми се ще да ти пиша с мастило и перо;
Bazı kardeşler gelip senin gerçeğe bağlı kaldığına, gerçeğin izinden yürüdüğüne tanıklık edince çok sevindim.כי שמחתי למאד כאשר באו אחים ויעידו על אמתך אשר מתהלך באמת אתה׃
Bazı kardeşler gelip senin gerçeğe bağlı kaldığına, gerçeğin izinden yürüdüğüne tanıklık edince çok sevindim.لاني فرحت جدا اذ حضر اخوة وشهدوا بالحق الذي فيك كما انك تسلك بالحق.
Bazı kardeşler gelip senin gerçeğe bağlı kaldığına, gerçeğin izinden yürüdüğüne tanıklık edince çok sevindim.有 弟 兄 來 證 明 你 心 裡 存 的 真 理 、 正 如 你 按 真 理 而 行 、 我 就 甚 喜 樂
Bazı kardeşler gelip senin gerçeğe bağlı kaldığına, gerçeğin izinden yürüdüğüne tanıklık edince çok sevindim.有 弟兄 來證 明 你 心裡存 的 真理 、 正如 你 按 真理 而行 、 我 就 甚 喜樂
Ben Endonezya'daki şirketimde izindeyken tamamlanmış haldeydi.Aún estaban siendo hechos cuando estaba con mi compañía en Indonesia, en un año sabático.
Ben Endonezya'daki şirketimde izindeyken tamamlanmış haldeydi.Boli hotové, už keď som bol na výskume v Indonézií, aj so svojou firmou.
Ben Endonezya'daki şirketimde izindeyken tamamlanmış haldeydi.Chúng vẫn được hoàn thành khi tôi đang ở trong đợt nghỉ phép với công ty của tôi tại Indonesia.
Ben Endonezya'daki şirketimde izindeyken tamamlanmış haldeydi.De blev stadig lavet, da jeg holdt ferie med mit firma i Indonesien.
Ben Endonezya'daki şirketimde izindeyken tamamlanmış haldeydi.De var fortfarande färdiga när jag åkte på ett sabbatsår med mitt företag i Indonesien.
Ben Endonezya'daki şirketimde izindeyken tamamlanmış haldeydi.Dit werd afgewerkt terwijl ik met mijn bedrijf op sabbatjaar was in Indonesië.
Ben Endonezya'daki şirketimde izindeyken tamamlanmış haldeydi.Eles foram feitos quando tirei uma licença sabática da empresa na Indonésia.
Ben Endonezya'daki şirketimde izindeyken tamamlanmış haldeydi.Erano già pronti durante il mio anno sabbatico in Indonesia con la mia società.
Ben Endonezya'daki şirketimde izindeyken tamamlanmış haldeydi.Erau totuși făcute când eram în concediu de documentare cu firma mea, în Indonezia.
Ben Endonezya'daki şirketimde izindeyken tamamlanmış haldeydi.Film ini masih diselesakan saat saya mengambil cuti panjang dengan perusahaan saya di Indonesia.
Ben Endonezya'daki şirketimde izindeyken tamamlanmış haldeydi.Ils étaient toujours en conception quand j'étais en année sabbatique de mon entreprise en Indonésie.
Ben Endonezya'daki şirketimde izindeyken tamamlanmış haldeydi.제가 동료와 함께 인도네시아에서 안식 기간을 보내고 있을 때 스틸컷이 완성되었죠.
Ben Endonezya'daki şirketimde izindeyken tamamlanmış haldeydi.Sie wurden erstellt als ich in meinem Sabbatjahr mit meiner Firma in Indonesien war.
Ben Endonezya'daki şirketimde izindeyken tamamlanmış haldeydi.Zostały one wykonane kiedy byłem na urlopie z moją firmą w Indonezji.
Ben Endonezya'daki şirketimde izindeyken tamamlanmış haldeydi.Αυτοί γίνονταν ακόμη όταν βρισκόμουν σε άδεια από την εταιρία μου, στην Ινδονησία.
Ben Endonezya'daki şirketimde izindeyken tamamlanmış haldeydi.Вони були зроблені коли ми були на зібранні з моєю компанією в Індонезії
Ben Endonezya'daki şirketimde izindeyken tamamlanmış haldeydi.Они были сделаны ещё тогда, когда я был в отпуске вместе с моей компанией, в Индонезии.
Ben Endonezya'daki şirketimde izindeyken tamamlanmış haldeydi.Те все още се правеха докато бях в отпуск с компанията си в Индонезия.
Ben Endonezya'daki şirketimde izindeyken tamamlanmış haldeydi.הן עדיין נעשו כשהייתי בשבתון עם החברה שלי באינדונזיה.
Ben Endonezya'daki şirketimde izindeyken tamamlanmış haldeydi.لقد تم تصوير هذه المشاهد عندما كنت متفرغاً لشركتي في اندونيسيا
Ben Endonezya'daki şirketimde izindeyken tamamlanmış haldeydi.私が休暇中に表題は終わっていました 見ての通り この初めの部分はブタが描かれています
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Dat heeft mij heel blij gemaakt. Niets maakt mij zo blij als het horen van zulke berichten over mijn vrienden.
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Eu n'am bucurie mai mare decît să aud despre copiii mei că umblă în adevăr.
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Ich habe keine größere Freude denn die, daß ich höre, wie meine Kinder in der Wahrheit wandeln.
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Jag har ingen större glädje än den att få höra att mina barn vandra i sanningen.
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Jeg har ingen større Glæde end denne, at jeg hører, at mine Børn vandre i Sandheden.
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Je n`ai pas de plus grande joie que d`apprendre que mes enfants marchent dans la vérité.
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!내가 내 자녀들이 진리 안에서 행한다 함을 듣는 것보다 더 즐거움이 없도다
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Minulla ei ole suurempaa iloa kuin se, että kuulen lasteni vaeltavan totuudessa.
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Não tenho maior gozo do que este: o de ouvir que os meus filhos andam na verdade.
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Nemámť větší radosti, nežli abych slyšel, že synové moji chodí v upřímnosti.
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Nincs annál nagyobb örömem, mintha hallom, hogy az én gyermekeim az igazságban járnak.
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Non ho gioia più grande di questa, sapere che i miei figli camminano nella verità
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!No tengo mayor gozo que el de oír que mis hijos andan en la verdad
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Større glede har jeg ikke enn dette at jeg hører mine barn vandrer i sannheten.
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Tôi nghe con cái tôi làm theo lẽ thật, thì không còn có sự gì vui mừng hơn nữa.
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Tôi nghe con_cái tôi làm theo lẽ thật , thì không còn có sự gì vui_mừng hơn_nữa .
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Väčšej radosti nad to nemám, než aby som počul, že moje deti chodia v pravde.
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Večjega veselja nimam od tega, da slišim, da otroci moji žive v resnici.
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Większej nad tę radości nie mam, jako gdy słyszę, iż dziatki moje chodzą w szczerości.
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Μεγαλητεραν χαραν δεν εχω παρα τουτο, να ακουω οτι τα τεκνα μου περιπατουσιν εν τη αληθεια.
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Більшої радости над сю не маю, щоб чути, що дїти мої в правдї ходять.
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Для меня нет большей радости, как слышать, что дети мои ходят в истине.
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!אין לי שמחה גדולה מלשמע את אשר בני יתהלכו באמת׃
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!ليس لي فرح اعظم من هذا ان اسمع عن اولادي انهم يسلكون بالحق
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!我 聽 見 我 的 兒 女 們 按 真 理 而 行 、 我 的 喜 樂 就 沒 有 比 這 個 大 的
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!我 聽見 我 的 兒女們 按 真理 而行 、 我 的 喜樂 就 沒 有 比 這個 大 的
Bir sonraki şey : Ayak izi ne olacak ? Stewart ayak izinden bahsetti.자, 다음은 스튜어트씨도 언급했던 면적에 대해 말씀드려 볼까요?
Bir sonraki şey : Ayak izi ne olacak ? Stewart ayak izinden bahsetti.Следующее: потребность в территории - Стюарт упоминал о ней.
Bir sonraki şey : Ayak izi ne olacak ? Stewart ayak izinden bahsetti.הדבר הבא הוא: מה בנוגע לטביעת הרגל? סטיוארט הזכיר את טביעת הרגל.
Bir sonraki şey : Ayak izi ne olacak ? Stewart ayak izinden bahsetti.الشئ التالي هو: ماذا عن البصمة؟ ستيوارت ذكر البصمة.
Bir sonraki şey : Ayak izi ne olacak ? Stewart ayak izinden bahsetti.風力発電に必要な面積は
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod