Ana içeriğe geç
Sözlük

izi ile cümle

izi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bence Tom'un istediğini yapmasına izin vermelisin.I think you ought to let Tom do what he wants.
Bence Tom'un tek başına Boston'a gitmesine izin vermelisin.I think you ought to let Tom go to Boston by himself.
Oh, Marilla, lütfen, lütfen, pikniğe gitmeme izin ver.Oh, Marilla, please, please, let me go to the picnic.
O, kimsenin bizi ayırmasına izin vermezdi.He wouldn't let anyone separate us.
Tom'un gitmesine izin veriyorum.I let Tom go.
Tom'un içeri girmesine izin veriyorum.I let Tom in.
Sanırım Anne'in gitmesine izin vermelisin.I think you ought to let Anne go.
Tom, Mary'nin onu yapmasına izin verecek.Tom is going to let Mary do that.
Lütfen, Tom'un artık benimle oynamasına izin vermeyeceğini söyleme.Please don't say that you won't let Tom play with me anymore.
Belediye arazinin satışına izin verdi.The city hall authorized the sale of the land.
Onu izinsiz yapmaman gerekirdi.You shouldn't have done that without permission.
Tüm zamanın izini kaybettim.I lost track of all time.
Tom'a bizimle gitmek isteyip istemediğini sormama izin ver.Let me ask Tom if he wants to go with us.
Tom'un bizimle şarkı söylemesine izin vermeyeceğiz.We're not going to let Tom sing with us.
Bunun olmasına nasıl izin verebiliriz?How can we let this happen?
O senin içeri girmene izin verdi mi?Did she let you in?
Şimdi gitmeme izin ver.Let me go now.
Tom sana içeri girmen için izin veren kişi miydi?Was Tom the one who let you in?
Tom'un onu yapmasına asla izin vermezdim.I never would've allowed Tom to do that.
Leyla yeni bir adam buldu ve onun gitmesine izin vermemekte kararlı.Layla has found a new man and she's determined not to let him go.
Polis, Fadıl'ın Dania ile yüzleşmesine izin verdi.The police allowed Fadil to confront Dania.
Ailem onu yapmama asla izin vermezdi.My parents would never allow me to do that.
Onlar Tom'un yalnızca bir şarkı söylemesine izin verdiler.They only allowed Tom to sing one song.
Tom Mary'nin grubuyla şarkı söylemesine izin vermeyecek.Tom won't let Mary sing with his band.
Mary'nin Tom'un grubuyla şarkı söylemesine Tom izin vermeyecek.Tom won't let Mary sing with his band.
Tom'un seninle Boston'a gitmesine izin vermeyeceğiz.We're not going to let Tom go to Boston with you.
Tom'un yapmak istediğini yapmasına izin vermezdim.I wouldn't allow Tom to do what he wanted to do.
Tom'un senin onu yaptığını görmesine izin verme.Don't let Tom see you do that.
Uyuyakalmama nasıl izin verebildin?How could you let me oversleep?
Senin yerinde olsam Tom'un onu yapmasına izin vermezdim.I wouldn't allow Tom to do that if I were you.
Neden bunun olmasına izin veriyoruz?Why are we allowing this to happen?
Burada yemek yemenize izin verilmez.You're not allowed to eat in here.
Tom'un yapmak istediği şeyi yapmasına izin ver.Let Tom do what he wants to do.
İşlerin bu kadar kötüye gitmesine nasıl izin verebildiler?How could they have let things get so bad.
Onu yapmama izin vereceklerini sanmıyorum.I don't think they'll allow me to do that.
Tom'un onu yapmasına izin vermesen iyi olur.You'd better not let Tom do that.
Neden Tom'un sana böyle davranmasına izin veriyorsun?Why do you allow Tom to treat you that way?
Onun sana olmasına asla izin vermezdim.I'd never let that happen to you.
Tom kimsenin onun için bir şey yapmasına izin vermezdi.Tom wouldn't let anybody do anything for him.
Adamların geçmesine izin vermek için kenara çekildim.I stepped aside to let the men pass.
Tom'un sana bunu yapman için izin vereceğini sanmıyorum.I don't think Tom would let you do that.
Onların oğlumuzu öldürmelerine nasıl izin verirsin?How could you let them kill our son?
Kimsenin seni kandırmasına izin verme.Don't let anybody fool you.
Onu yapmana izin vereceğim.I'll let you do that.
Tom'un istediğini yapmasına her zaman izin veririm.I always let Tom do what he wants.
Onlarla gitmeme izin verildi.I was allowed to go with them.
Benim için bunu yapmana izin veremem.I can't let you do this for me.
Onu yapmamıza izin veren bir kanun var.There's a law that allows us to do that.
Keşke ailem geceleri daha fazla kalmam için izin verse.I wish my parents would let me stay up later at night.
İşten bir gün izin aldım.I have the day off.
İş yerinden pazartesi izin aldım.I took Monday off.
Ben izin istedim.I excused myself.
Pazartesi izinliyim.I have Monday off.
Bugün izinliyim.I'm off duty today.
Üzgünüm ama gitmene izin veremem.I'm sorry, but I can't let you go.
Gitmeme izin ver. Bunun anlamı nedir?Let me go. What's the meaning of this?
Bunun çalışmalarınıza engel olmasına izin vermeyin.Don't let this interfere with your studies.
İlişkilerin çalışmalarınıza engel olmasına izin vermeyin.Don't let relationships interfere with your studies.
Sporun çalışmalarınıza engel olmasına izin vermeyin.Don't let sports interfere with your studies.
Bunun çalışmalarınızı etkilemesine izin vermeyin.Don't let this affect your studies.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod