Ana içeriğe geç
Sözlük

izi ile cümle

izi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bana sadece bir saniye izin verir misin?Would you excuse me for just one second?
Bana bir saniye izin verir misin?Would you excuse me for one second?
LLütfen bana bir saniye izin verir misin?Will you please excuse me for a second?
Lütfen bana bir saniye izin verin.Please excuse me for a second.
Polis, Mary'nin odasında Tom'un ayak izini buldu.The police found Tom's footprint in Mary's room.
Sana birkaç soru sormama izin ver.Let me ask you a few questions.
Bize izin verir misiniz, lütfen?Will you excuse us, please?
Bana bir dakika izin verir misin, lütfen?Would you pardon me one moment, please?
Bize bir dakika izin verir misiniz, lütfen?Would you excuse us for a minute, please?
Bana bir dakika izin verir misiniz, lütfen?Would you excuse me for a minute, please?
Bana izin verir misin, lütfen?Would you excuse me, please?
Sadece konuşmama izin ver, tamam mı?Just let me do the talking, OK?
Bana sadece bir an izin verir misin?Would you excuse me just one moment?
Bize bir an için izin verir misin?Will you excuse us for one moment?
Siz ikiniz bana bir an izin verir misiniz?Would you two excuse me one moment?
Bir an için bana izin verir misiniz?Would you excuse me for a moment?
İkiniz de bana bir an izin verir misiniz?Would you both excuse me a moment?
Lütfen bize bir an izin verin.Please excuse us a moment.
Bize bir dakika izin verir misiniz?Could you excuse us a minute?
Bana bir dakika izin verir misin?Will you excuse me for a minute?
Seninle bir dakika konuşmama izin ver.Let me talk to you for a minute.
Sadece Tom'un gitmesine izin verecek misin?Are you just going to let Tom leave?
Kapınızı kilitli tutun ve kimsenin içeri girmesine izin vermeyin.Keep your door locked and don't let anyone in.
Neden Tom senin eve girmene izin verdi?Why did Tom let you in the house?
Tom eve gelmene izin vermeyeceğini söylüyor.Tom says he won't let you come home.
Mary bile Tom'un onu öpmesine izin vermedi.Mary didn't even let Tom kiss her.
Burada hiç kimseye izin verilmez.No one's allowed in here.
Polis Tom'un ellerinde barut izi buldu.The police found gunshot residue on Tom's hands.
Tom Mary'nin elini tutmasına izin verdi.Tom allowed Mary to hold his hand.
Tom neden gitmemize izin vermiyor?Why doesn't Tom just let us go?
Lütfen sessiz olun ve bitirmeme izin verin.Please be quiet and let me finish.
Tom çenesindeki o yara izini nasıl aldı biliyor musun?Do you know how Tom got that scar on his chin?
Tom yanağında bir yara izi var.Tom has a scar on his cheek.
Tom Mary'nin onun arabasını sürmesine izin vermiyor.Tom doesn't let Mary drive his car.
Tom çoğunlukla Mary'nin arabasını sürmesine izin vermiyor.Tom doesn't often let Mary drive his car.
Tom Mary'nin arabasını kullanmasına izin vermeyi önerdi.Tom offered to let Mary use his car.
Linda'nın babası, onun flört etmesine izin vermedi.Linda's father didn't allow her to date.
Dan partiye gitmesine izin vermediği için kızı Linda'dan özür diledi.Dan apologized to his daughter, Linda, for not letting her go to the party.
Tom Mary'nin onun onu tekrar öpmesine izin vermeyeceğini biliyordu.Tom knew Mary wouldn't let him kiss her again.
Birçok ülke biraz tarihsel revizyonizme izin verirler.Most countries indulge in a little historical revisionism.
Tom Mary'nin onu yapmasına izin vermedi.Tom wouldn't let Mary do that.
Tom Mary'nin onu yapmasına izin vermezdi.Tom wouldn't allow Mary to do that.
Tom açıklamak istedi ama Mary ona izin vermedi.Tom wanted to explain, but Mary wouldn't let him.
İşin buraya geleceğini bilseydim, izin vermezdim.If I'd known that it would come to this, I would have never consented.
Kendimi açık seçik ifade etmeme izin verin.Let me make myself crystal clear.
Tom'un Boston'a gitmesine izin vermeyeceğim.I won't let Tom go to Boston.
Bugün Tom'un dışarı çıkmasına izin vermeyin.Don't let Tom go outside today.
Babam kız kardeşimin Boston'a gitmesine izin vermeyecek.My dad won't let my sister go to Boston.
Ben 18 yaşındayken, üniversiteden bir yıl izin almaya karar verdim.When I was 18, I decided to take a year off from college.
Polis onun oraya park etmesine izin verdi.The policeman let him park there.
Kızımın seninle çıkmasına izin vermeyeceğim.I won't allow my daughter to go out with you.
Tom Mary'nin onu öpmesine izin vermeyeceğini biliyordu.Tom knew Mary wouldn't let him kiss her.
Babam Boston'a gitmeme izin vermeyecek.My father won't let me go to Boston.
Tom kapıyı açtı ve Mary'nin girmesine izin verdi.Tom opened the door and let Mary in.
Tom Mary'nin konuşmasına izin verdi.Tom let Mary do the talking.
Tom Mary'nin bütün konuşmayı yapmasına izin verdi.Tom let Mary do all the talking.
Benim apartmanımda köpeklere izin verilmez.Dogs aren't allowed in my apartment building.
Beni öpmenize asla izin vermezdim.I'd never let you kiss me.
Herkesin parmak izi alındı.Everyone was fingerprinted.
Hiç parmak izin alındı mı?Have you ever been fingerprinted?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod