Buna nasıl izin verebilirsin?How could you allow it?
Neden Tom'un denemesine izin vermiyorsun?Why not let Tom try?
Tom Mary'nin kasasında ne olduğunu görmesine izin vermedi.Tom never allowed Mary to see what was in his safe.
Tom bir motosiklet almama izin vermeyecek.Tom won't let me buy a motorcycle.
Tom'a yardım etmeye çalışıyorum ama bana izin vermeyecek.I'm trying to help Tom, but he won't let me.
Burada kalmama izin vereceğinizi düşünüyordum.I thought you were going to let me stay here.
Tom asla evine girmeme izin vermedi.Tom never let me into his house.
Göstermeme izin ver.Allow me to demonstrate.
Tom Mary'nin araba sürmesine izin verdi.Tom let Mary drive.
Tom neden bir gün izin istediğini asla söylemedi.Tom never said why he wanted the day off.
Sanırım Tom'un tek başına Boston'a gitmesine izin vermeliyiz.I think we should let Tom go to Boston by himself.
Tom zengin olduğunu herhangi birinin unutmasına asla izin vermez.Tom never lets anyone forget that he's rich.
Sanırım gelecek hafta birkaç gün izin alacağım.I think I'll take a couple of days off next week.
Konuşmak için Tom'a izin verilmeli.Tom ought to be allowed to talk.
Çalışmak için geri gelmene izin vermeye karar verdim.I've decided to let you come back to work.
Tom'un çalışmak için geri dönmesine izin vermeliyiz.We should let Tom get back to work.
Tom akşam 10.00'dan sonra Mary'nin piyano çalmasına hiç izin vermedi.Tom never permitted Mary to play the piano after 10:00 p.m.
Onu görmek için Mary'ye neden izin verilmediği Tom'a söylenmedi.Tom wasn't told why Mary wasn't allowed to see him.
Tom Boston'a gitmek istiyordu ama babası ona izin vermedi.Tom wanted to go to Boston, but his father wouldn't let him.
Tom onsuz oraya gitmemize izin vermeyecek.Tom won't let us go there without him.
Tom Mary'nin çocuklarıyla yalnız olmasına asla izin vermedi.Tom never allowed Mary to be alone with his children.
Tom'dan izin istememiz gerekecek.We'll need to ask Tom for permission.
Hâlâ Tom'dan izin istemem gerekiyor.I still need to ask Tom for permission.
Gitmeme izin vereceğini düşündüm.I thought you were going to let me go.
Tom gitmemize izin vermeyecek.Tom won't let us go.
Tom'un istediği bir şeyi yapmasına izin veriyorum.I let Tom do anything he wants to.
Tom arabasını ödünç almamıza izin vereceğini söylemedi.Tom never said he would let us borrow his car.
Tom Mary'ye onun yeni arabasını sürmesine izin verdi.Tom let Mary drive his new car.
Tom'un arabamı ödünç almasına izin vermeyeceğim.I'm not going to let Tom borrow my car.
Tom'un babasını görmesine izin verilmedi.Tom wasn't allowed to see his father.
Tom'un kızımla çıkmasına izin vermeyeceğim.I'm not going to let Tom date my daughter.
Sanırım Tom'a istediğini yapmasına izin vermeliyiz.I think we should let Tom do what he wants.
Onu yapmana izin verilmiyor.You aren't allowed to do that.
Tom onu yapmamıza izin vermeyecek.Tom won't let us do that.
Maalesef onu yapmana izin veremem.I'm afraid I can't let you do that.
Tom'un Mary'nin onu yapmasına izin vermeye hiç niyeti yoktuTom never had any intention of letting Mary do that.
Bunu Tom'un bilmesine izin verme.Don't let Tom know that.
Tom'un ona bir göz atmasına izin ver.Let Tom take a look at it.
Sanırım Tom'un biraz dinlenmesine izin vermeliyiz.I think we should let Tom get some rest.
Önce izin istemeliydim.I should've asked for permission first.
Tom kafesi açtı ve maymunun çıkmasına izin verdi.Tom opened the cage and let the monkey out.
Tom'un sizi görmesine izin vermemenizi öneririm.I suggest you don't let Tom see you.
Gelin ve size sürpriz yapmamıza izin verin.Come and let us surprise you.
Size buluşumu göstermeme izin verin.Allow me to demonstrate my invention to you.
Bilmek istediğin şeyi söylememe izin verilmiyor.I'm not allowed to tell what you want to know.
Ne söylemen gerektiğini sana söylemem izin ver.Let me tell you what you need to say.
Tom'un eve erken gitmesine izin vermeyeceğim.I'm not going to let Tom go home early.
Tom Mary'nin günlüğünü okumasına asla izin vermedi.Tom never allowed Mary to read his diary.
Tom'un denemesine izin vereceğiz.We'll let Tom try.
Sanırım Tom'un partiye gitmesine izin vermeliyiz.I think we should let Tom go to the party.
Tom'un partisine gitmene izin vermeyeceğim.I'm not going to let you go to Tom's party.
Tom'un Mary'nin partisine gitmesine izin vermeye karar verdim.I've decided to let Tom go to Mary's party.
Tom'un Mary'nin partisine gitmesine izin verilmeli.Tom ought to be allowed to go to Mary's party.
Tom şemsiyesini ödünç almana izin verdi mi?Did Tom let you borrow his umbrella?
Tom istediğini yapmana izin verdi mi?Did Tom let you do what you wanted?
Neden bisikletini ödünç almama izin vermedin?Why wouldn't you let me borrow your bicycle?
Neden ehliyet almama izin vermedin?Why wouldn't you let me get a driver's license?
İçeri girmene kim izin verdi?Who let you come in?
Neden Boston'a gitmeme izin vermedin?Why wouldn't you let me go to Boston?
Yardım etmeme izin verecek misin?Will you let me help?