Ana içeriğe geç
Sözlük

izi ile cümle

izi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'ye onun tek başına gitmesine izin vermeyeceğini söyledi.Tom told Mary he wouldn't let her go by herself.
Oraya bensiz gitmene asla izin vermemeliydim.I should never have let you go there without me.
Bunu tek başına yapmana asla izin vermemeliydim.I should never have let you do that by yourself.
Sana yardım etmeme izin vereceğini sanmıyorum.I don't suppose you're going to let me help you.
Tom, Mary'nin yapmak istediği şeyi yapmasına izin vermedi.Tom wouldn't let Mary do what she wanted to do.
Ne istiyorsa yapması için Tom'a izin vereceğim.I'm going to allow Tom to do whatever he wants.
Onların bugün eve erken gitmemize izin verip vermeyeceklerini merak ediyorum.I wonder if they'll let us go home early today.
Tom gitmeye çalıştı ama Mary ona izin vermedi.Tom tried to leave, but Mary wouldn't let him.
Tom erkenden eve gitmek istedi, ama Mary izin vermedi.Tom wanted to go home early, but Mary didn't.
Gitmeye çalıştım, ama Tom gitmeme izin vermedi.I tried to leave, but Tom wouldn't let me go.
Arabasını tamir etmek için Tom'un anahtarlarımı ödünç almasına izin verdim.I let Tom borrow my wrenches to fix his car.
Her zaman ilk olarak izin istemelisiniz.You should always ask for permission first.
Tom yarın arabasını kullanmama izin vermeyi önerdi.Tom offered to let me use his car tomorrow.
Tom'un ona yardım etmesi için birine izin vereceğinden emin değilim.I'm not sure Tom would let anyone help him.
Tom'a herhangi bir şey olmasına izin vermezdim.I wouldn't have let anything happen to Tom.
Bunu yapmana devam etmene izin vermeyeceğim.I won't allow you to continue doing that.
Fikrimi değiştirmeme izin veriliyor, değil mi?I'm allowed to change my mind, aren't I?
Burada sorun çıkarmana izin vermeyeceğim.I won't allow you to cause trouble here.
Tom senin oraya tek başına gitmene izin vermeyecek.Tom won't let you go there by yourself.
Tom'un bunu yalnız başına yapmasına izin vermiyorum.I'm not letting Tom do this by himself.
Zamanımı harcamana izin vermeyeceğim.I'm not going to let you waste my time.
Artık bana patronluk taslamana izin vermeyeceğim.I won't let you boss me around anymore.
Birkaç gün izin almayı düşünüyorum.I'm thinking I'll take a few days off.
Asla sana bir şey olmasına izin vermeyeceğim.I'll never let anything happen to you.
Tom sana herhangi bir şey olmasına izin vermeyecek.Tom won't let anything happen to you.
Tom yakalanmasına izin vermeyecek.Tom won't allow himself to be caught.
Tom'un bunu söylediğini duymasına izin vermezdim.I wouldn't let Tom hear you say that.
Tom bir kitap yazmak için bir yıl izin aldı.Tom took a year off to write a book.
Tom'u bazı insanlarla tanıştırmama izin ver.Let me introduce Tom to some people.
Onların Tom'un burada olmasına izin vermeleri bana sürpriz oldu.I'm surprised they let Tom in here.
O konuda konuşmama izin verilmiyor.I'm not allowed to talk about that.
Tom'a bir şey olmasına izin vermeyeceğim.I won't let anything happen to Tom.
Bunun tekrar olmasına izin vermeyeceğim.I won't allow that to happen again.
Tom bir doktor aramamıza izin vermedi.Tom wouldn't let us call a doctor.
Tom'u incitmene izin vermeyeceğim.I'm not going to let you hurt Tom.
Ne yazık ki buna izin veremem.I'm afraid I can't authorize that.
Bunun yargıcı olmana izin vereceğim.I'll let you be the judge of that.
Gözümün önünden ayrılmana asla izin vermem.I'd never let you out of my sight.
Ben benim Tom'un onu yapmasına izin verdiğime inanamam.I can't believe I let Tom do that.
Oraya gitmeme izin vermelisin.You've got to let me go in there.
Bize bir saniye izin verir misin?Would you excuse us for a second?
Bir an için bize izin verir misiniz?Would you excuse us for a moment?
Tom'un çıkmasına izin veren kişi benim.I'm the one who let Tom get away.
Tom'un çocuklarıma yakın durmasına izin vermiyorum.I'm not letting Tom near my kids.
Bunun hakkında konuşmama izin yok.I'm not allowed to talk about it.
Maalesef terk etmene izin veremem.I'm afraid I can't let you leave.
Keşke arabanı kullanmama izin versen.I wish you'd let me use your car.
Onun sana olmasına izin vermeyeceğiz.We won't let that happen to you.
Tom'la konuşmama izin verilmiyor.I'm not allowed to speak to Tom.
Biraz izin alacağım.I'm going to take some time off.
Onun olmasına izin vermezdim.I wouldn't allow that to happen.
Bunu yapmana izin vermeyeceğim.I'm not going to let you do it.
Seninle konuşmama izin verilmiyor.I'm not allowed to talk to you.
Onun seni rahatsız etmesine izin vermezdim.I wouldn't let that bother you.
Sana bazı öneriler vermeme izin ver.Let me give you some pointers.
Maalesef ben buna izin veremem.I'm afraid I can't allow that.
İşe geri dönmene izin vereceğim.I'll let you get back to work.
Yatmana izin versem iyi olur.I'd better let you get to bed.
Eve gitmeme izin vermek zorundasın.You've got to let me go home.
Bunun tekrar olmasına izin vermeyeceğiz.We won't let it happen again.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
izi ile cümle - Sayfa 20 - izi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App