Ana içeriğe geç
Sözlük

iz ile cümle

iz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Polisler Yamada hareketlerini izliyordu.The police were watching Yamada's movements.
Şu anda televizyon izliyorum.I'm watching TV at the moment.
Ben televizyon izliyordum.I was watching TV.
Onun izin talebi reddedildi.Her leave request was denied.
Beyzbol izlemeyi seviyorum.I love watching baseball.
Sık sık belgesel izlerim.I often watch documentaries.
Her zaman belgesel izlerim.I always watch documentaries.
Genellikle belgesel izlerim.I usually watch documentaries.
Bazen belgesel izlerim.I sometimes watch documentaries.
Nadiren belgesel izlerim.I seldom watch documentaries.
Asla belgesel izlemem.I never watch documentaries.
Bir belgesel izliyorum.I'm watching a documentary.
Bir belgesel izleyeceğim.I will watch a documentary.
Bir belgesel izledim.I watched a documentary.
Bir belgesel izlemekteyim.I've been watching a documentary.
Bir belgesel izliyordum.I was watching a documentary.
Bir belgesel izlemek istiyorum.I want to watch a documentary.
Bir belgesel izleyeyim.I shall watch a documentary.
Bir belgesel izlemeliyim.I should watch a documentary.
Bir belgesel izlemek zorundayım.I have to watch a documentary.
İzlandaca anadilimdir.Icelandic is my native language.
Önce kedimi uygun şekilde tanıtmama izin verin.Allow me to properly introduce myself first.
Biz doğum günü hediyesi olarak insanların para vermesine izin vermeyiz.We don't let people give money as a birthday gift.
Reykjavik, İzlanda'nın başkentidir.Reykjavík is the capital of Iceland.
Tom çok yakından izledi, ama sihirbazın hilesini çözemedi.Tom watched very closely, but couldn't figure out the magician's trick.
Ben odaya girdiğimde Tom iç çamaşırı ile TV izliyordu.Tom was watching TV in his underwear when I entered the room.
Ben eve vardığımda Tom ve Mary televizyon izliyordu.Tom and Mary were watching television when I got home.
Tom ve Mary kanepede oturuyordu, televizyon izliyordu.Tom and Mary were sitting on the sofa, watching TV.
Tom oturma odasında TV'de spor izliyor.Tom is in the living room, watching sports on TV.
Tom oturma odasında eski bir film izliyor.Tom is in the living room watching an old movie.
Tom Mary'nin taşları suya atışını izledi.Tom watched Mary throwing rocks into the water.
Şarap bardağında hiç parmak izi buldun mu?Did you find any fingerprints on the wineglass?
Tom kanepede uzanıyor, bir TV gösterisi izliyor.Tom is lying on the couch, watching a TV show.
Yerde bazı çamurlu ayak izleri vardı.There were some muddy footprints on the floor.
Tom mutlu olmadığı izlenimini verdi.Tom gave the impression that he wasn't happy.
Tom beyzbol izlerken keyif almadığını söyledi.Tom said he didn't enjoy watching baseball.
Tom'un evine girmesine gerçekten izin veriyor musun?Are you really letting Tom into your home?
Tom geçen hafta her gün haber izledi.Tom watched the news every day last week.
Yapman gereken tek şey burada oturmak ve izlemek.All you have to do is sit here and watch.
Tom önümüzdeki hafta sonu kuş izlemeye gidiyor.Tom is going bird watching next weekend.
Tom iyi bir ilk izlenim vermedi.Tom didn't make a good first impression.
Hâlâ Tom'u ziyaret etmemize izin verilmiyor.We're still not allowed to visit Tom.
Tom kız torunlarının dansını izledi.Tom watched his granddaughters dance.
Tom çamurda Mary'nin ayak izlerini gördü.Tom saw Mary's footprints in the mud.
Tom'dan izin alman gerekiyor.You need to get permission from Tom.
Tom'u dikkatle izle. O tehlikeli.Watch Tom carefully. He's dangerous.
Tom hamsterın kafesinden çıkmasına izin verdi.Tom let the hamster out of its cage.
Tom zaten bana izin verdi.Tom has already given me permission.
Tom kapıdan grubu izledi.Tom followed the group out the door.
Tom ve Mary John'u izlemeye karar verdi.Tom and Mary decided to follow John.
Tom'un parmak izleri tabancanın üstündeydi.Tom's fingerprints were on the gun.
Tom ve Mary hala televizyon izliyorlar.Tom and Mary are still watching TV.
Parmak iziniz silahın üstündeydi.Your fingerprints were on the gun.
Tom, Mary'yi ofisine kadar izledi.Tom followed Mary into her office.
Hâlâ girmemize izin verilmiyor.We're still not allowed to enter.
Tom akşam haberlerini izliyor.Tom is watching the evening news.
Tom eti ızgaradan çıkardı.Tom took the meat off the grill.
Tom haber bültenini izliyor.Tom is watching the news report.
Tom televizyonda bir şey izliyor.Tom is watching something on TV.
Tom sadece üç gün izin aldı.Tom has only had three days off.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod