Sizi izliyor olacaklar.They'll be watching you.
Onlar bizi izlemedi.They wouldn't follow us.
Tom'u izlemek için kalacağım.I'll stay and watch Tom.
Bir önseziyi izliyordum.I was following a hunch.
Sen iznimi aldın.You have my permission.
Neden televizyon izlemiyorsun?Why don't you watch TV?
Neden televizyon izlemezsin?Why don't you watch TV?
Neden televizyon izlemiyorsunuz?Why don't you watch TV?
Neden televizyon izlemezsiniz?Why don't you watch TV?
Film izliyoruz.We're watching a movie.
Tom içeri girmemize izin vermedi.Tom wouldn't let us in.
Ben ağırlığımı izliyorum.I'm watching my weight.
Bir gün izne çıkıyorum.I'm taking the day off.
Gitmene izin vermiyorum.I'm not letting you go.
Gitmenize izin vermiyorum.I'm not letting you go.
Gitmenize izin vermeyeceğim.I'm not letting you go.
Tom'un gitmesine izin vermiyorum.I'm not letting Tom go.
Tom'un gitmesine izin vermeyeceğim.I'm not letting Tom go.
Bu sabah izinliydim.I was off this morning.
Seni izliyor olacağız.We'll be watching you.
Tom Mary'nin yüzmesini izledi.Tom watched Mary swim.
Tom dehşet içinde izledi.Tom watched in horror.
Haberleri izliyorum.I'm watching the news.
Televizyon izleyeceğim.I'm going to watch TV.
Tom'un sana söylemesine izin vereceğim.I'll let Tom tell you.
Ben buna izin vermedim.I wouldn't allow that.
Ne izliyorsunuz?What're you watching?
Biz birlikte televizyon izleriz.We watch TV together.
Tom haberleri izledi.Tom watched the news.
Buna izin vermeyeceğim.I won't stand for it.
Tom televizyon izliyordu.Tom was watching TV.
Ben kapıyı izleyeceğim.I'll watch the door.
Tom'un ölmesine izin vermeyeceğiz.I won't let Tom die.
Onun olmasını izledim.I watched it happen.
Televizyon izlemekten nefret ediyorum.I hate watching TV.
Tom'un gitmesine izin vereceğim.I'll let Tom go.
Ben izinliydim.I was off duty.
Kazanmana izin verdim.I let you win.
Şunu izle.Watch this.
Onu izleyip aynısını yap!Watch him and do the same.
Oraya gitmene izin verilmez!You are not allowed to go in there!
Hasta olduğu için dün Tom'a işten izin verildi.Tom was excused from work yesterday because he was sick.
Sana şimdi izin verilebilir.You may be excused now.
Bunu izlemesi çok zordu.This was very difficult to watch.
O kitap okumaz ama televizyona gelince onu gece gündüz izler.He doesn't read books, but when it comes to television, he watches it day and night.
Eğer ev ödevini bitirirsen televizyon izleyebilirsin.If you finish your homework, you can watch TV.
Onu kesinlikle izlemek zorundasın.You absolutely have to watch it.
Onu kesinlikle izlemelisin.You absolutely must watch it.
Sana burada izin verilmez.You aren't allowed in here.
Sana orada izin verilmez.You aren't allowed in there.
Bu odaya girmene izin verilmez.You aren't allowed in this room.
Bu barda çocuklara izin verilmez.Children aren't allowed in this bar.
O mağaraya gitmemize izin verilmedi.We weren't allowed to go into that cave.
Tom'un Mary'nin hastane odasına girmesine izin verilmedi.Tom wasn't allowed into Mary's hospital room.
Tom'a hapiste olan babasını ziyaret etmesine izin verilmedi.Tom wasn't allowed to visit his father who was in prison.
Tom'un cezaevindeki babasını ziyaret etmesine izin verilmedi.Tom wasn't allowed to visit his father in prison.
Harry Potter'ın altıncı filmini izlemek istiyorum.I'd like to see the sixth film of Harry Potter.
Geceyi benimle geçirmene izin vereceğim.I'll let you spend the night with me.
Ölmeme izin vermeyin!Don't let me die!
Çocuk birinin onu beslemesine izin vermeyi reddetti.The child refused to let anyone feed him.