Ve iyimserlik diz boyu.Và có những khoảnh khắc tuyệt vời của sự lạc quan.
Ve iyimserlik diz boyu.Vannak nagyon optimista pillanatok.
Ve iyimserlik diz boyu.Y existen grandes momentos de optimismo.
Ve iyimserlik diz boyu.И все же есть прекрасные поводы для оптимизма.
Ve iyimserlik diz boyu.И има големи моменти на оптимизъм.
Ve iyimserlik diz boyu.Існують миті, що дають нам надію.
Ve iyimserlik diz boyu.ואכן יש רגעים גדולים של אופטימיות.
Ve iyimserlik diz boyu.تجد طريقة للإزهار. ويوجد لحظات عظيمة من التفاؤل.
Ve iyimserlik diz boyu.この写真はバフィン島の最北端で イヌイット族の人々と
Ve o kadar iyimser değilim.Đó là tôi không lạc quan lắm đấy.
Ve o kadar iyimser değilim.Nelíbí se mi to.
Ve o kadar iyimser değilim. Savunma için yılda 250 milyar dolar harcıyoruz.Évente 250 milliárdot költünk védelemre, és ez az eredmény.
Ve o kadar iyimser değilim. Savunma için yılda 250 milyar dolar harcıyoruz.Gastamos 250 biliões de dólares por ano com a defesa.
Ve o kadar iyimser değilim. Savunma için yılda 250 milyar dolar harcıyoruz.On a un budget défense de 250 milliards.
Ve o kadar iyimser değilim. Savunma için yılda 250 milyar dolar harcıyoruz. Ve halimize bak..אין בעיות .נוכל לטפל בבעיות מהסוג הזה
Ve o kadar iyimser değilim. Savunma için yılda 250 milyar dolar harcıyoruz.Wir geben 250 Milliarden Dollar jährlich für Verteidigung aus.
Ve o kadar iyimser değilim. Savunma için yılda 250 milyar dolar harcıyoruz.Харчим 250 милиарда годишно за отбрана, а докъде стигнахме!
Ve o kadar iyimser değilim.Şi nu sunt aşa optimist.
Ve o kadar iyimser değilim.Και δεν είμαι τόσο αισιόδοξος.
Ve o kadar iyimser değilim.И не съм оптимист.
Ve o kadar iyimser değilim.ولست متفائل جداً
Ve onlar her seferinde yanılıyorlar, hep inanılmaz ve iyimser bir biçimde yanılıyorlar.Ci si sbagliava immancabilmente, in un modo ridicolmente ottimista.
Ve onlar her seferinde yanılıyorlar, hep inanılmaz ve iyimser bir biçimde yanılıyorlar.Eles estão sempre errados, sempre hilariante e otimistamente errados.
Ve onlar her seferinde yanılıyorlar, hep inanılmaz ve iyimser bir biçimde yanılıyorlar.Et c'est toujours faux, toujours faux, optimiste et hilarant.
Ve onlar her seferinde yanılıyorlar, hep inanılmaz ve iyimser bir biçimde yanılıyorlar.그리고 그것들은 언제나 아주 재미있고 낙관적으로 잘못 된 모습이지요.
Ve onlar her seferinde yanılıyorlar, hep inanılmaz ve iyimser bir biçimde yanılıyorlar.Şi întotdeauna sunt greşite aceste preziceri; întotdeauna greşite într-un mod amuzant şi optimist.
Ve onlar her seferinde yanılıyorlar, hep inanılmaz ve iyimser bir biçimde yanılıyorlar.Und sie liegen immer falsch, immer irrsinnig komisch, optimistisch falsch.
Ve onlar her seferinde yanılıyorlar, hep inanılmaz ve iyimser bir biçimde yanılıyorlar.Và quá khứ luôn sai một cách nực cười và lạc quan.
Ve onlar her seferinde yanılıyorlar, hep inanılmaz ve iyimser bir biçimde yanılıyorlar.W zabawny i optymistyczny sposób - nigdy nie miano racji,
Ve onlar her seferinde yanılıyorlar, hep inanılmaz ve iyimser bir biçimde yanılıyorlar.Y nunca acertaban, siempre fallaban de formas divertidísimas en su optimismo.
Ve onlar her seferinde yanılıyorlar, hep inanılmaz ve iyimser bir biçimde yanılıyorlar.Ze hebben altijd ongelijk, altijd hilarisch ongelijk, en ze zijn veel te optimistisch.
Ve onlar her seferinde yanılıyorlar, hep inanılmaz ve iyimser bir biçimde yanılıyorlar.И хората винаги са грешали, винаги са грешали комично и оптимистично.
Ve onlar her seferinde yanılıyorlar, hep inanılmaz ve iyimser bir biçimde yanılıyorlar.При этом всегда заблуждался - весело, оптимистично заблуждался.
Ve onlar her seferinde yanılıyorlar, hep inanılmaz ve iyimser bir biçimde yanılıyorlar.והם תמיד טעו, תמיד בצורה מצחיקה ומתוך אופטימיות.
Ve onlar her seferinde yanılıyorlar, hep inanılmaz ve iyimser bir biçimde yanılıyorlar.وهم على خطأ دائما ، دائما و بشكل مثير للضحك على خطأ ، مخطئون بتفاؤل
Ve onlar her seferinde yanılıyorlar, hep inanılmaz ve iyimser bir biçimde yanılıyorlar.その最盛期は1930年代です
Ve sarı çizgi de en iyimser tahmin.A sárga görbe a legderűlátóbb becslés.
Ve sarı çizgi de en iyimser tahmin.A žlutý sloupec je nejoptimističtější odhad.
Ve sarı çizgi de en iyimser tahmin.A żółty słupek wskazuje najbardziej optymistyczne założenia.
Ve sarı çizgi de en iyimser tahmin.Dan garis kuning adalah perkiraan paling optimis.
Ve sarı çizgi de en iyimser tahmin.E la barra gialla è la stima più ottimistica.
Ve sarı çizgi de en iyimser tahmin.En de gele lijn is de meest optimistische schatting. --
Ve sarı çizgi de en iyimser tahmin.Iar linia galbenă reprezintă cea mai optimistă estimare.
Ve sarı çizgi de en iyimser tahmin.Keltainen viiva on optimistisin arvio.
Ve sarı çizgi de en iyimser tahmin.노란선은 가장 낙관적으로 추정한 값입니다.
Ve sarı çizgi de en iyimser tahmin.Và đường màu vàng thể hiện ước tính lạc quan nhất.
Ve sarı çizgi de en iyimser tahmin.Y la línea amarilla es el estimado más optimista.
Ve sarı çizgi de en iyimser tahmin.А жълтата линия е най-оптимистичното предвиждане.
Ve sarı çizgi de en iyimser tahmin.והקו הצהוב הוא ההערכה האופטימית ביותר.
Ve sarı çizgi de en iyimser tahmin.والخط الأصفر هي أكثر التقديرات تفاؤلاً.
Ve sarı çizgi de en iyimser tahmin.目を向けてみると
Ve sonra teknoloji var -- basit, umut dolu, iyimser, hep genç.A pak jsou tu technologie -- jednodušší, slibné, optimistické, nestárnoucí.
Ve sonra teknoloji var -- basit, umut dolu, iyimser, hep genç.A potom je tu technológia -- jednoduchšia, plná nádeje, optimistická, vždy mladá.
Ve sonra teknoloji var -- basit, umut dolu, iyimser, hep genç.E depois há a tecnologia, mais simples, esperançosa, otimista, sempre jovem.
Ve sonra teknoloji var -- basit, umut dolu, iyimser, hep genç.E poi c'è la tecnologia -- più semplice, promettente, ottimista, sempre giovane.
Ve sonra teknoloji var -- basit, umut dolu, iyimser, hep genç.És akkor itt van a technológia -- egyszerűbb, reményteljesebb, optimistább, örökké megújuló.
Ve sonra teknoloji var -- basit, umut dolu, iyimser, hep genç.Et puis il y a la technologie - simple, pleine d'espoir, optimiste, toujours jeune.
Ve sonra teknoloji var -- basit, umut dolu, iyimser, hep genç.Ja sitten on teknologia: yksinkertaisempi, toiveikas, optimistinen, ikinuori.
Ve sonra teknoloji var -- basit, umut dolu, iyimser, hep genç.그리고 기술이 있는데요.-- 간단하고, 희망적이죠, 긍정적이고, 영원할것 같은 기술이죠.
Ve sonra teknoloji var -- basit, umut dolu, iyimser, hep genç.Komt de technologie om de hoek -- simpeler, hoopvol, optimistisch, altijd jong.