Tamam, kaptan iyimser, sen yanılıyorsun. Bu daha başlangıç.Ok, Kapitein optimistisch, u bent verkeerd.
Tamam, kaptan iyimser, sen yanılıyorsun. Bu daha başlangıç.Prav, Kapetan Optimist, nimaš prav.
Tamam, kaptan iyimser, sen yanılıyorsun. Bu daha başlangıç.Εντάξει, Καπετάν Αισιόδοξε, είσαι λάθος.
Tamam, kaptan iyimser, sen yanılıyorsun.Capitán Optimista, te equivocas.
Tamam, kaptan iyimser, sen yanılıyorsun.OK, kapitáne optimisto, jsi vedle.
TED kilisesi mensubu sizler, çok iyimser bir topluluksunuz.Các bạn, tín đồ của TED, là 1 cộng đồng rất lạc quan.
TED kilisesi mensubu sizler, çok iyimser bir topluluksunuz.I, publikum i the Church of TED, er en del af et vældigt optimistisk fællesskab.
TED kilisesi mensubu sizler, çok iyimser bir topluluksunuz.Jullie van de TED-kerk zijn een erg optimistisch gezelschap.
TED kilisesi mensubu sizler, çok iyimser bir topluluksunuz.Önök, a TED Egyház, egy nagyon derűlátó közösség.
TED kilisesi mensubu sizler, çok iyimser bir topluluksunuz.Sie, die ›Kirche TED‹, sind eine sehr optimistische Gemeinschaft.
TED kilisesi mensubu sizler, çok iyimser bir topluluksunuz.여러분 같은 TED 신봉자들은 아주 긍정적인 집단입니다.
TED kilisesi mensubu sizler, çok iyimser bir topluluksunuz.Uds., la Iglesia de TED, son una comunidad muy optimista.
TED kilisesi mensubu sizler, çok iyimser bir topluluksunuz.Vocês, a igreja TED, são uma comunidade muito otimista.
TED kilisesi mensubu sizler, çok iyimser bir topluluksunuz.Voi, Biserica TED, sunteţi o comunitate foarte optimistă.
TED kilisesi mensubu sizler, çok iyimser bir topluluksunuz.Voi, della chiesa di TED, siete una comunità di grandi ottimisti.
TED kilisesi mensubu sizler, çok iyimser bir topluluksunuz.Vous, membres de l'Église de TED, vous êtes une communauté très optimiste.
TED kilisesi mensubu sizler, çok iyimser bir topluluksunuz.Wyznawcy kościoła TED to grupa optymistów.
TED kilisesi mensubu sizler, çok iyimser bir topluluksunuz.Εσείς, η Κοινωνία του TED, είσαστε μια πολύ αισιόδοξη κοινότητα.
TED kilisesi mensubu sizler, çok iyimser bir topluluksunuz.Ви всі люди, які належите до Церкви TEDу, є дуже оптимістичним народом.
TED kilisesi mensubu sizler, çok iyimser bir topluluksunuz.Вие, Църквата на TED, сте много оптимистична общност.
TED kilisesi mensubu sizler, çok iyimser bir topluluksunuz.Вы, принадлежащие к Церкви конференции TED, очень оптимистичный народ.
TED kilisesi mensubu sizler, çok iyimser bir topluluksunuz.אתם, כנסיית TED, קהילה מאוד אופטימית.
TED kilisesi mensubu sizler, çok iyimser bir topluluksunuz.فأنتم جماعة TED مجتمع متفائل جدا
TED kilisesi mensubu sizler, çok iyimser bir topluluksunuz.(笑)
Tüm bunlar geleceğe iyimser bakmanızı sağlamaz da ne yapar?Comment est ce que cela ne peut vous rendre optimistes pour le futur?
Tüm bunlar geleceğe iyimser bakmanızı sağlamaz da ne yapar?¿Cómo no puede eso hacer que se sientan optimistas acerca del futuro?
Tüm bunlar geleceğe iyimser bakmanızı sağlamaz da ne yapar?Cum să nu te facă asta să te simţi optimist în privinţa viitorului?
Tüm bunlar geleceğe iyimser bakmanızı sağlamaz da ne yapar?Hoe kan je je dan niet optimistisch voelen voor de toekomst?
Tüm bunlar geleceğe iyimser bakmanızı sağlamaz da ne yapar?Jak se po tomto nemáte v budoucnu cítit jako optimista?
Tüm bunlar geleceğe iyimser bakmanızı sağlamaz da ne yapar?Jak to nie mozna patrzec na przyszlosc optymistycznie?
Tüm bunlar geleceğe iyimser bakmanızı sağlamaz da ne yapar?이는 여러분이 낙관론자가 될 만한 충분한 이유입니다.
Tüm bunlar geleceğe iyimser bakmanızı sağlamaz da ne yapar?Wie kann einen das nicht optimistisch sein lassen für die Zukunft?
Tüm bunlar geleceğe iyimser bakmanızı sağlamaz da ne yapar?Как това да не те накара да се чувстваш оптимист за бъдещето?
Tüm bunlar geleceğe iyimser bakmanızı sağlamaz da ne yapar?Как это не может заставить вас с оптимизмом смотреть в будущее?
Tüm bunlar geleceğe iyimser bakmanızı sağlamaz da ne yapar?איך אפשר שלא להיות אופטימיים לגבי העתיד?
Tüm bunlar geleceğe iyimser bakmanızı sağlamaz da ne yapar?كيف يمكن أن لا يجعلك نشعر بالتفاؤل في المستقبل؟
Tüm bunlar geleceğe iyimser bakmanızı sağlamaz da ne yapar?ありがとうございました
Üniversiteye gitmek için evden ayrıldığım gün güzel bir gündü, umut ve iyimserlikle doluydu.Amikor először indultam el hazulról az egyetemre, nagy nap volt számomra, tele reménnyel és optimizmussal.
Üniversiteye gitmek için evden ayrıldığım gün güzel bir gündü, umut ve iyimserlikle doluydu.De dag dat ik thuis vertrok op weg naar de universiteit, was een stralende dag vol hoop en optimisme.
Üniversiteye gitmek için evden ayrıldığım gün güzel bir gündü, umut ve iyimserlikle doluydu.Den, kdy jsem poprvé odešla z domova a vydala se na univerzitu, byl slunečný a plný naděje a optimismu.
Üniversiteye gitmek için evden ayrıldığım gün güzel bir gündü, umut ve iyimserlikle doluydu.집떠나 처음으로 대학교에 등교하던 날은 화창하고 넘칠듯한 희망과 낙관이 함께 한 날이었어요.
Üniversiteye gitmek için evden ayrıldığım gün güzel bir gündü, umut ve iyimserlikle doluydu.Kun lähdin kotoa aloittaakseni yliopiston, päivä oli kirkas ja toivoa täynnä.
Üniversiteye gitmek için evden ayrıldığım gün güzel bir gündü, umut ve iyimserlikle doluydu.Mój pierwszy dzień na uniwersytecie był wspaniały, pełen nadziei i optymizmu.
Üniversiteye gitmek için evden ayrıldığım gün güzel bir gündü, umut ve iyimserlikle doluydu.Ngày tôi rời nhà lần đầu tiên để vào đại học là một ngày tươi sáng tràn đầy hi vọng và lạc quan.
Üniversiteye gitmek için evden ayrıldığım gün güzel bir gündü, umut ve iyimserlikle doluydu.היום בו עזבתי את הבית לראשונה כדי ללכת לאוניברסיטה היה יום בהיר שעלה על גדותיו עם תקוות ואופטימיות.
Üniversiteye gitmek için evden ayrıldığım gün güzel bir gündü, umut ve iyimserlikle doluydu.يوم مغادرتي المنزل للمرة الاولى لكي أذهب إلي الجامعه كان يوما مشرقاً مفعماً بالأمل والتفاؤل
Üniversiteye gitmek için evden ayrıldığım gün güzel bir gündü, umut ve iyimserlikle doluydu.家を出た時 空は晴れ 希望と楽観に 満ちていました 学業優秀で 私の将来は有望で
Üniversiteye gitmek için evden ilk ayrıldığım gün umut ve iyimserlik dolu pırıl pırıl bir gündü.to go to university was a bright day brimming with hope and optimism. I'd done well at school.
Üniversiteye gitmek için evden ilk ayrıldığım gün umut ve iyimserlik dolu pırıl pırıl bir gündü.Οι προσδοκίες μου ήταν υψηλές, και χαρούμενα μπήκα στη φοιτητική ζωή με τις διαλέξεις, τα παρτυ και
Ütopyacının birisin. Gözü kara bir iyimsersin.Att jag var en utopist från Kalifornien, en vildögd optimist.
Ütopyacının birisin. Gözü kara bir iyimsersin.Dat ik een Californische utopist was, een dazende optimist.
Ütopyacının birisin. Gözü kara bir iyimsersin.캘리포니아 이상주의자, 지독한 낙천주의자라고요.
Ütopyacının birisin. Gözü kara bir iyimsersin.אתה אוטופיסט מקליפורניה, אתה אופטימיסט הוזה בהקיץ
Ütopyacının birisin. Gözü kara bir iyimsersin.أنت حالم من كاليفورنيا. أنت متفاءل برئ العينين.
Ütopyacının birisin. Gözü kara bir iyimsersin.でも実現しています
Ve ben bu konuda iyimserim.Asa ca sunt optimist.
Ve ben bu konuda iyimserim.Así que soy optimista.
Ve ben bu konuda iyimserim.A tak jsem optimista.
Ve ben bu konuda iyimserim.Daarom ben ik optimistisch.
Ve ben bu konuda iyimserim.Dan karenanya saya optimis.