Ana içeriğe geç
Sözlük

iyimser ile cümle

iyimser kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.Πράγματι, χωρίς την προκατάληψη της αισιοδοξίας, θα ήμασταν όλοι ελαφρώς καταθλιπτικοί.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.Всъщност, без отклонение към оптимизъм, всички бихме били малко депресирани.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.Действительно, без склонности к оптимизму мы бы все находились в состоянии лёгкой депрессии.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.Фактично, без оптимістичних відхилень ми всі були б в легкій депресії.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.למעשה, ללא הטיית האופטימיות, כולנו היינו מעט מדוכאים.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.في الحقيقة، من دون الميل للتفاؤل، قد يعترينا شيئ من الإحباط.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.私たち全員 やや鬱状態になるでしょう やや鬱状態の人は
Gözü kara bir iyimsersin.Egy elvakult optimista.
Gözü kara bir iyimsersin.Ein kranker Optimist.
Gözü kara bir iyimsersin.Ești un optimist sălbatic.
Gözü kara bir iyimsersin.Jesteś nadmiernym optymistą.
Gözü kara bir iyimsersin.Sei un ottimista senza visione pratica.
Gözü kara bir iyimsersin.Sinisilmäinen optimisti.
Gözü kara bir iyimsersin.Un optimista excesivo
Gözü kara bir iyimsersin.Un optimiste forcené.
Gözü kara bir iyimsersin.Είσαι ένας τρελαμένος οπτιμιστής.
Gözü kara bir iyimsersin.Безумный оптимист".
Gözü kara bir iyimsersin.Ти си оптимист с широко отворени очи.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.Dit optimisme om de aarde te redden hangt in de lucht.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.Et on sent bien ce mouvement optimiste pour sauver la planète dans l'air.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.I mozna tam czuc w powietrzu ten optymistyczny ruch w zwiazku z ratowaniem ziemi.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.지구를 살리기 위한 이 긍정적인 움직임을 느낄수 있으실 거에요.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.Man kann diese optimistische Bewegung spüren, die Erde zu retten.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.Něco je ve vzduchu, to optimistické hnutí na záchranu Země.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.Şi veţi simţi în aer această mişcare optimistă de a salva Pământul.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.Y pueden sentir en el aire esta movida llena de optimismo para salvar el planeta.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.И в воздухе уже чувствуется оптимистический настрой на спасение Земли.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.И се усеща как това оптимистично движение за спасяване на Земята се носи във въздуха.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.ואפשר לחוש במהלך האופטימי הקורא להציל את כדור הארץ באוויר.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.ويمكنك أن تشعر بهذا التحرك متفائلة لإنقاذ الأرض في الهواء.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.なお これは地球温暖化が 最も弱く最も貧しい人々に-
Hayır, sanırım biraz fazla iyimserim.아뇨, 그건 너무 낙관적인 것 같군요
Hayır, sanırım biraz fazla iyimserim.Teraz sądzę, że jestem trochę zbyt optymistyczny.
Hayır, sanırım biraz fazla iyimserim.Ні, я думаю, що я трохи занадто оптимістичний.
Hayır, sanırım biraz fazla iyimserim.لا، يظهر أني متفائل جدا.
Hayır, sanırım biraz fazla iyimserim.試算の結果を
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.영국사람 4명중에 3명이 자신 가족의 미래에 대해서 낙관적으로 이야기 합니다.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.75% Brytyjczyków twierdzi, że optymistycznie widzi przyszłość swych rodzin.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.De cada cuatro británicos, tres dijeron que eran optimistas sobre el futuro de sus propias familias.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Drie van de vier Britten zeiden optimistisch te zijn over de toekomst van hun eigen gezinnen.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Em cada quatro britânicos, três afirmam ser otimistas sobre o futuro das suas famílias.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Négy angolból három mondta azt, hogy optimista a saját családjának a jövőjét illetően.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Sur 4 britanniques, 3 ont déclaré être optimistes quant à l'avenir de leurs propres familles.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Traja zo štyroch Britov sú optimisti pokiaľ ide o budúcnosť ich rodín.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Tre av fyra brittiska personer sa att de var optimistiska om sin familjs framtid.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Trei din patru britanci spun că sunt optimişti în ce priveşte viitorul familiilor lor.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Tři ze čtyř Britů říkají, že jsou optimističtí, co se týče budoucnosti svých rodin.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Ud af fire britiske folk, sagde tre, at de var optimistiske omkring deres egen families fremtid.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Von vier Briten sagten drei, dass sie optimistisch in die Zukunft ihrer Familien blickten.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Στους τέσσερις Βρετανούς, οι τρεις είπαν ότι ήταν αισιόδοξοι για το μέλλον των οικογενειών τους.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.От четири британски семейства, три казват, че са оптимистични за бъдещето на семейството си.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Трое из четырёх британцев сказали, что оптимистично настроены насчёт будущего своих семей.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Троє з чотирьох британців сказали, що вони були оптимістично настроєні щодо майбутнього своїх сімей.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.מתוך ארבעה בריטים, שלושה יגידו שהם אופטימיים לגבי העתיד של משפחתם.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.من كل أربعة أشخاص بريطانيين، ثلاثة قالوا بأنهم متفائلون بمستقبل عائلاتهم.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.自分たちの家族の将来は明るいと答えています 75%ですよ
Hücre sayısını baz alırsak, yani en iyimser haliyle, %10 insansınız.기껏해야 여러분은 10%짜리 인간이거나
Hücre sayısını baz alırsak, yani en iyimser haliyle, %10 insansınız.במקרה הטוב, אתם 10 אחוז אנושיים,
Hücre sayısını baz alırsak, yani en iyimser haliyle, %10 insansınız.في أفضل الأحوال، أنتم عشره بالمائه بشر
Hücre sayısını baz alırsak, yani en iyimser haliyle, %10 insansınız.測定のしかたによっては1パーセントだけが
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod