Denemek istediğim bir şey daha var Ama çok iyimser değilim.Mám pár věcí, co jeątě zkusím... ale moc optimismu nemám.
Denemek istediğim bir şey daha var Ama çok iyimser değilim.Provero' un paio di cose... ma non sono ottimista.
Denemek istediğim bir şey daha var Ama çok iyimser değilim.Spróbuję jeszcze paru rzeczy... ale nie jestem optymistą.
Denemek istediğim bir şey daha var Ama çok iyimser değilim.Έχω μερικά πράγματα να δοκιμάσω... ...αλλά δεν είμαι αισιόδοξος.
Dipteki milyar konusunda iyimserlik de sağlayacak çok temel bir konu:우리가 보고자하는 기회는 이들 바닥의 10억에 대하 낙관주의의 진실한 근거입니다.
Dipteki milyar konusunda iyimserlik de sağlayacak çok temel bir konu:De kans die we zullen bekijken is echt een basis voor optimisme over het onderste miljard.
Dipteki milyar konusunda iyimserlik de sağlayacak çok temel bir konu: Emtiya ihtiyacının artması.Možnost, kterou prozkoumáme je ryzí základ pro optimismus pro miliardu nejchudších, a to je komoditní boom.
Dipteki milyar konusunda iyimserlik de sağlayacak çok temel bir konu: Emtiya ihtiyacının artması.Мы будем смотреть на возможность, которая является основой оптимизма для отстающего миллиарда — сырьевые бумы.
Dipteki milyar konusunda iyimserlik de sağlayacak çok temel bir konu:ההזדמנות שאותה נבחן מהווה בסיס אמיתי לאופטימיות בקרב המיליארדון התחתון,
Dipteki milyar konusunda iyimserlik de sağlayacak çok temel bir konu:الفرصة التي سننظر إليها هي أساس أصيل للتفاؤل بشأن المليار شخص السفلى،
Dipteki milyar konusunda iyimserlik de sağlayacak çok temel bir konu:最下層10億人を楽観的なものにする真の基盤で それは資源ブームです
Dönemin bu kadar çok iyimser olmayan isimlerinden biri Thomas Malthus'du. -Jednym z takich bardziej znanych i niezbyt optymistycznych był Thomas Malthus.
Dönemin bu kadar çok iyimser olmayan isimlerinden biri Thomas Malthus'du. -و أحد أولئك المشهورين بتشاؤميهم توماس مالثوس
Dört şey aklıma geldi. İlk şey acil iyimserlik.네 가지를 찾았는데, 첫째는 즉시적 낙관주의입니다.
Dört şey aklıma geldi. İlk şey acil iyimserlik.הנה ארבעה הדברים שחשבתי עליהם. הראשון הוא אופטימיזם דחוף.
Dört şey aklıma geldi. İlk şey acil iyimserlik.وهذه هي النتائج الأربعة التي توصلت إليها. الأولى هي التفائل العاجل.
Dört şey aklıma geldi. İlk şey acil iyimserlik.強度の自己動機付けと考えてください
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.만일 여러분들이 조금 더 낙관적이었다면 가령 광란의 1920년대를 근거로 했다면, 이 정도로 예측했을 겁니다.
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.Byla by to celkem optimistická předpověď, založená na rozkvětu 20. let.
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.Con un po' più di ottimismo, basandoci sui ruggenti anni Venti, avremmo questo.
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.Dacă aţi fi fost puţin mai optimist, să zicem pe baza "anilor nebuni" din deceniul 2, aţi fi zis asta.
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.Ha egy kicsit optimistább lett volna, mondjuk a dübörgő 20-as évekre alapozva, ezt mondta volna.
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.Om du varit lite mer optimistisk och baserat endast på 20-talet, hade det sett ut så här.
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.Se tivessem sido um pouco mais otimistas, com base apenas na última metade dos anos 20, diriam isto.
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.Si vous aviez été un peu plus optimiste, disons en vous basant sur les années folles, vous auriez dit ça.
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.Αν ήσασταν λίγο πιο αισιόδοξοι, βασιζόμενοι στην εκρηκτική δεκαετία του '20 , θα είχατε πει αυτό.
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.Ако сте малко по-оптимистични, да кажем - на базата на бурния растеж през 20-те години, бихте казали това.
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.Если бы вы были немного более оптимистичны, скажем, основываясь на "гремящих 20-х", вы бы сказали так:
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.Якби ви були трохи більш оптимістичним, та ґрунтувалися на ревучих 1920-х, ви б сказали це.
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.אם הייתם קצת יותר אופטימיים, נניח בהתבסס על הגאות של שנות ה-20, הייתם אומרים כך.
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.لو كنت أكثر تفاؤلا قليلا، ,وبناءاً علي النمو المرتفع في العشرينيات، كنت ستقول هذا.
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.「狂騒の20年代」をベースにしてこんなものができあがります それで実際に起こったことは?
Eğer bu resimde iyimser bir şey varsa, o da bu hilal.И на самом деле, если в этой картине и есть капля оптимизма, то это та луна.
Eğer bu resimde iyimser bir şey varsa, o da bu hilal.І фактично, якщо і є якийсь оптимізм на цій картині, то це місяць.
Eğer bu resimde iyimser bir şey varsa, o da bu hilal.و في الحقيقة إذا كان هناك أي تفاؤل في هذه اللوحة فهو في القمر
En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.A ty nejoptimističtější sny mohou být nahlodány vyhlídkou, že lidé vydrancují planetu.
En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.Auch der optimistischste Traum kann platzen angesichts der Menschen, die unseren Planeten plündern.
En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.Även de mest optimistiska drömmar kan få sig en törn av folk som plundrar planeten.
En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.Cita-cita paling optimis pun dapat tercoreng bila kita membayangkan umat manusia menjarah planet ini.
En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.I nawet najbardziej optymistyczne wizje mogą być zrujnowane przez widok ludzi plądrujących naszą planetę.
En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.I tie najoptimickejšie sny môže nahlodať vyhliadka ľudí plieniacich planétu.
En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.가장 낙천적인 꿈들도 사람들이 우리 행성을 수탈할 것이라는 전망으로 흠집이 날 수 있죠.
En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.Los sueños más optimistas pueden verse afectados por la perspectiva de gente que saquea el planeta.
En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.Mesmo os sonhos mais otimistas podem ser afetados pela perspetiva de pessoas que pilham o planeta.
En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.Nos, a legoptimistább álmokat is tönkre teheti a bolygót kifosztó emberek kilátása.
En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.Până şi cele mai optimiste speranţe pălesc în faţa perspectivei oamenilor care prăduiesc planeta.
En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.Τα πιο αισιόδοξα όνειρα μπορούν να πληγούν από την προοπτική ανθρώπων να λεηλατούν τον πλανήτη.
En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.Самые оптимистичные мечты о будущем рушатся при мысли от том, как эти орды грабят планету.
En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.Сега, най-оптимистичните мечти могат да направят пробив от перспективата хората да разграбят планетата.
En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.החלומות הורודים ביותר עלולים להתנפץ מול התחזית המנבאת אנשים הבוזזים את כוכב-הלכת.
En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.اعني .. واكثر المتفائلين تأملاً يعي أن هذه الارقام سوف تؤثر بصورة سلبية على موارد الكوكب
En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.人類が地球を略奪していくという 見通しが影を落とします でも最近 人の集団を
En son Obama'nın global finansal krizde iyimserliği tanıtması gibi...Ahora, Obama ha introducido el optimismo en una época de crisis económica global.
En son Obama'nın global finansal krizde iyimserliği tanıtması gibi...Gần đây Obama đã cho mở đầu một sự lạc quan vào thời điểm khủng hoảng kinh tế toàn cầu.
En son Obama'nın global finansal krizde iyimserliği tanıtması gibi...최근에는 오바마가 글로벌경제위기에 맞서 "낙관주의"를 주창하고도 있습니다.
En son Obama'nın global finansal krizde iyimserliği tanıtması gibi...Kürzlich brachte Obama Optimismus in einer Zeit der globalen Finanzkrise.
En son Obama'nın global finansal krizde iyimserliği tanıtması gibi...Nedávno Obama predstavil optimizmus v čase takzvanej globálnej finančnej krízy.
En son Obama'nın global finansal krizde iyimserliği tanıtması gibi...Nemrégiben Obama előhozta az optimizmust a pénzügyi világválság idején.
En son Obama'nın global finansal krizde iyimserliği tanıtması gibi...Onlangs heeft Obama optimisme ingebracht in een tijd van wereldwijde financiële crisis.
En son Obama'nın global finansal krizde iyimserliği tanıtması gibi...Ostatnio Obama wprowadził optymizm w trakcie globalnego kryzysu finansowego.