Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.我 必 以 肥 油 使 祭司 的 心滿足 . 我 的 百姓 也 要 因 我 的 恩惠 知足 . 這 是 耶和華 說的
Kanunların iyilikle veya ahlakla hiç ilgisi yok. Kanunlar, sınırlı olan kaynakları bölmeye yarıyor.Das hat nichts mit Anstand oder Ethik zu tun, sondern mit der Inanspruchnahme mangelnder Ressourcen.
Kanunların iyilikle veya ahlakla hiç ilgisi yok. Kanunlar, sınırlı olan kaynakları bölmeye yarıyor.E non ha niente a che fare con etica e onestà, ha a che vedere con la distribuzione di risorse scarse.
Kanunların iyilikle veya ahlakla hiç ilgisi yok. Kanunlar, sınırlı olan kaynakları bölmeye yarıyor.Et ça n'a rien à voir avec la décence et l'éthique, ça a à voir avec la distribution des ressources rares.
Kanunların iyilikle veya ahlakla hiç ilgisi yok.Няма да има закони за това колко храна е позволено да ядете. Това няма нищо общо с почтеността и етиката.
Kanunların iyilikle veya ahlakla hiç ilgisi yok.限られた資源をどう分けるかの問題になるのだ。
Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.Älä anna pahan itseäsi voittaa, vaan voita sinä paha hyvällä.
Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.Ðừng để điều ác thắng mình , nhưng hãy lấy điều thiện thắng điều ác .
Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.Ðừng để điều ác thắng mình, nhưng hãy lấy điều thiện thắng điều ác.
Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.Geef het kwaad geen kans, maar overwin het door het goede te doen.
Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.악에게 지지 말고 선으로 악을 이기라
Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.Lad dig ikke overvinde af det onde, men overvind det onde med det gode!
Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.La dig ikke overvinne av det onde, men overvinn det onde med det gode!
Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.Laß dich nicht das Böse überwinden, sondern überwinde das Böse mit Gutem.
Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.Låt dig icke övervinnas av det onda, utan övervinn det onda med det goda.
Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.Não te deixes vencer do mal, mas vence o mal com o bem.
Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.Nedaj sa premáhať zlému, ale premáhaj dobrým zlé.
Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.Ne daj se hudemu premagati, ampak premaguj v dobrem hudo.
Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.Nedej se přemoci zlému, ale přemáhej v dobrém zlé.
Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.Ne gyõzettessél meg a gonosztól, hanem a gonoszt jóval gyõzd meg.
Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.Ne te laisse pas vaincre par le mal, mais surmonte le mal par le bien.
Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.Nie daj się zwyciężyć złemu, ale złe dobrem zwyciężaj.
Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.Non lasciarti vincere dal male, ma vinci con il bene il male
Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.No seas vencido por el mal, sino vence el mal con el bien
Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.Nu te lăsa biruit de rău, ci biruieşte răul prin bine.
Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.Μη νικασαι υπο του κακου, αλλα νικα δια του αγαθου το κακον.
Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.Не будь побежден злом, но побеждай зло добром.
Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.Не давай ся подужати злу, а подужуй зло добром.
Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.אל נא יכבשך הרע כבוש אתה את הרע בטוב׃
Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.لا يغلبنك الشر بل اغلب الشر بالخير
Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.你 不 可 為 惡 所 勝 、 反 要 以 善 勝 惡
Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.你 不 可 為惡 所 勝 、 反 要 以 善勝惡
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Arra kérte vásárlóit, hogy fizessenek jótettekkel a szeretteiknek a csokoládéért.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Cửa hàng này đề nghị khách hàng mua sô-cô-la hãy hứa sẽ làm những việc tốt đối với những người thân yêu.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.De klanten kochten chocolade met de belofte goede daden te doen voor dierbaren.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Den bad kunder om at købe chokolade med løftet om gode gerninger mod deres kære.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.가게에서는 고객에게 고객이 사랑하는 사람들에게 선행을 하겠다는 약속만으로 물건을 내줍니다.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Kunden wurden mit ihrem Schokoladeneinkauf gebeten, zu versprechen, einem guten Freund etwas Gutes zu tun.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Les clients pouvaient acheter du chocolat contre la promesse de bonnes actions envers leurs proches.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Od svojich zákazníkov žiada, aby s kúpou čokolády sľúbili spraviť dobrý skutok pre svojich milovaných.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Pedia aos clientes para comprarem chocolate com a promessa de boas acções para os entes queridos.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Poprosiła klientów, by dokonywali zakupów z obietnicą dobrych uczynków wobec bliskich.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Požádali zákazníky, aby si koupili čokoládu a slíbili přitom udělat dobrý skutek pro své blízké.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Si chiedeva ai clienti di comprare la cioccolata con l'impegno di buone azioni verso i propri cari.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Solicita clienților să cumpere ciocolată cu promisiunea că vor face fapte bune pentru cei dragi.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Yhtiö pyysi asiakkaita ostamaan suklaata hyvillä teoilla rakkaitaan kohtaan.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Ζητούσε από τους πελάτες να αγοράσουν σοκολάτα με την υπόσχεση καλών πράξεων προς τους αγαπημένους τους.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.От покупателей требовалось купить шоколад, с обещанием делать добрые дела для своих близких.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Там тобі продадуть шоколад, якщо пообіцяєш робити добрі справи своїм близьким.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Тя помоли клиентите да купуват шоколад, след като обещаят, че ще направят нещо хубаво за тези, които обичат.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.היא הציעה לקונים לרכוש שוקולד תוך הבטחה לבצע מעשים טובים לאנשים הקרובים אליך.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.وطلبت من الزبائن شراء الشوكولاته مع الوعد بعمل الخير نحو أحبائهم.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.好きな人のために何か良いことをする 約束をしてもらうのです これは取引を交流に
Onların reklam panoları kılavuzlar, hisseden tüm varlıkların iyilikleri için yapılan dualardır.Hun aanplakborden zijn handleidingen, gebeden voor het welzijn van alle levende wezens.
Onların reklam panoları kılavuzlar, hisseden tüm varlıkların iyilikleri için yapılan dualardır.Ich billboardy są podręcznikami, modlitwami za pomyślność wszystkich czujących istot.
Onların reklam panoları kılavuzlar, hisseden tüm varlıkların iyilikleri için yapılan dualardır.Ihre Reklameflächen sind Handbücher, Gebete für das Wohlergehen aller fühlenden Wesen.
Onların reklam panoları kılavuzlar, hisseden tüm varlıkların iyilikleri için yapılan dualardır.I loro cartelloni sono manuali, preghiere per il benessere di tutte le creature senzienti.
Onların reklam panoları kılavuzlar, hisseden tüm varlıkların iyilikleri için yapılan dualardır.그들의 광고판은 매뉴얼이자, 모든 지각 있는 생물의 안녕을 위한 기도입니다.
Onların reklam panoları kılavuzlar, hisseden tüm varlıkların iyilikleri için yapılan dualardır.Leur affiches sont des manuels, des prières pour le bien-être de toutes les créatures sensibles.
Onların reklam panoları kılavuzlar, hisseden tüm varlıkların iyilikleri için yapılan dualardır.Panourile lor sunt ghiduri, rugăciuni pentru bunăstarea tuturor creaturilor simțitoare.