Bizimle gelirsen, RABbin yapacağı bütün iyilikleri seninle paylaşırız.››Als je meegaat, kun je ook genieten van al het goede dat de HERE ons gaat geven."
Bizimle gelirsen, RABbin yapacağı bütün iyilikleri seninle paylaşırız.››A stane sa, keď pojdeš s nami, a prijde to dobré, ktoré učiní Hospodin s nami, že ti tiež učiníme dobré.
Bizimle gelirsen, RABbin yapacağı bütün iyilikleri seninle paylaşırız.››Drager du med os, skal vi give dig Del i alt det gode, HERREN vil give os."
Bizimle gelirsen, RABbin yapacağı bütün iyilikleri seninle paylaşırız.››És ha eljösz velünk, a mi jót cselekszik velünk az Úr, közöljük azt veled.
Bizimle gelirsen, RABbin yapacağı bütün iyilikleri seninle paylaşırız.››Et si tu viens avec nous, nous te ferons jouir du bien que l`Éternel nous fera.
Bizimle gelirsen, RABbin yapacağı bütün iyilikleri seninle paylaşırız.››går du med oss, da vil vi la dig få godt av det gode som Herren gjør mot oss.
Bizimle gelirsen, RABbin yapacağı bütün iyilikleri seninle paylaşırız.››Jika engkau ikut, maka segala yang baik yang TUHAN lakukan bagi kami, akan kami lakukan juga bagimu.
Bizimle gelirsen, RABbin yapacağı bütün iyilikleri seninle paylaşırız.››Jos lähdet meidän kanssamme, niin me annamme sinun saada osasi siitä hyvästä, minkä Herra meille suo."
Bizimle gelirsen, RABbin yapacağı bütün iyilikleri seninle paylaşırız.››Když pak půjdeš s námi, a přijde to dobré, jímž dobře učiní nám Hospodin, tedy i tobě dobře učiníme.
Bizimle gelirsen, RABbin yapacağı bütün iyilikleri seninle paylaşırız.››우리와 동행하면 여호와께서 우리에게 복을 내리시는 대로 우리도 당신에게 행하리이다
Bizimle gelirsen, RABbin yapacağı bütün iyilikleri seninle paylaşırız.››Nếu anh đi cùng chúng tôi, thì chúng tôi sẽ làm cho anh hưởng ơn lành mà Ðức Giê-hô-va sẽ làm cho chúng tôi.
Bizimle gelirsen, RABbin yapacağı bütün iyilikleri seninle paylaşırız.››Om du följer med oss, skola vi låta också dig få gott av det goda som HERREN gör mot oss.
Bizimle gelirsen, RABbin yapacağı bütün iyilikleri seninle paylaşırız.››Se, pois, vieres conosco, o bem que o Senhor nos fizer, também nós faremos a ti.
Bizimle gelirsen, RABbin yapacağı bütün iyilikleri seninle paylaşırız.››Se vieni con noi, qualunque bene il Signore farà a noi, noi lo faremo a te»
Bizimle gelirsen, RABbin yapacağı bütün iyilikleri seninle paylaşırız.››Şi dacă vii cu noi, te vom face să te bucuri de binele, pe care ni -l va face Domnul.``
Bizimle gelirsen, RABbin yapacağı bütün iyilikleri seninle paylaşırız.››Und wenn du mit uns ziehst: was der HERR Gutes an uns tut, das wollen wir an dir tun.
Bizimle gelirsen, RABbin yapacağı bütün iyilikleri seninle paylaşırız.››если пойдешь с нами, то добро, которое Господь сделает нам, мы сделаем тебе.
Bizimle gelirsen, RABbin yapacağı bütün iyilikleri seninle paylaşırız.››И ако дойдеш с нас, то доброто, което Господ ще направи на нас, същото добро ще направим и ние на тебе.
Bizimle gelirsen, RABbin yapacağı bütün iyilikleri seninle paylaşırız.››והיה כי תלך עמנו והיה הטוב ההוא אשר ייטיב יהוה עמנו והטבנו לך׃
Bizimle gelirsen, RABbin yapacağı bütün iyilikleri seninle paylaşırız.››وان ذهبت معنا فبنفس الاحسان الذي يحسن الرب الينا نحسن نحن اليك
Bizimle gelirsen, RABbin yapacağı bütün iyilikleri seninle paylaşırız.››你 若 和 我 們 同 去 、 將 來 耶 和 華 有 甚 麼 好 處 待 我 們 、 我 們 也 必 以 甚 麼 好 處 待 你
Bizimle gelirsen, RABbin yapacağı bütün iyilikleri seninle paylaşırız.››你 若 和 我 們 同去 、 將來 耶和華 有 甚麼 好 處待 我 們 、 我 們 也 必 以 甚麼 好 處待你
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.(106:9) ибо Он насытил душу жаждущую и душу алчущую исполнил благами.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.att han mättade den försmäktande själen och uppfyllde den hungrande själen med sitt goda.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Căci el a potolit setea sufletului însetat, şi a umplut de bunătăţi sufletul flămînd.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Car il a satisfait l`âme altérée, Il a comblé de biens l`âme affamée.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.da on siti dušo potrebno in dušo gladno napolnjuje z dobrim.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.daß er sättigt die durstige Seele und füllt die hungrige Seele mit Gutem.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.for han mettet den vansmektende sjel og fylte den hungrige sjel med godt.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Hogy megelégíté a szomjúhozó lelket, és az éhezõ lelket betölté jóval!
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Iż napoił duszę pragnącą, a duszę zgłodniałą napełnił dobrami.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.저가 사모하는 영혼을 만족케 하시며 주린 영혼에게 좋은 것으로 채워주심이로다
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.(lebo nasycuje práhnúcu dušu a hladovitú dušu naplňuje dobrým)
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Maar ook omdat Hij de dorstige mensen te drinken heeft gegeven en de hongerigen heeft voorzien van voedsel.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.poiché saziò il desiderio dell'assetato, e l'affamato ricolmò di beni
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Pois ele satisfaz a alma sedenta, e enche de bens a alma faminta.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Poněvadž napájí duši žíznivou, a duši hladovitou naplňuje dobrými věcmi.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Porque él sacia al alma sedienta y llena de bien al alma hambrienta
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Sebab Ia memuaskan orang yang haus, dan melimpahi orang lapar dengan segala yang baik
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Sillä hän ravitsee nääntyvän sielun ja täyttää nälkäisen sielun hyvyydellä.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Thi han mættede den vansmægtende Sjæl og fyldte den sultne med godt.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Vì Ngài làm cho lòng khao khát được thỏa thích, Khiến cho hồn đói được đầy dẫy vật tốt.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Vì_Ngài làm cho lòng khao_khát được thỏa_thích , Khiến cho hồn đói được đầy_dẫy vật tốt .
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Διοτι εχορτασε ψυχην διψωσαν, και ψυχην πεινωσαν ενεπλησεν απο αγαθων.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Защото насища жадна душа, И гладна душа изпълня с блага.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.כי השביע נפש שקקה ונפש רעבה מלא טוב׃
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.لانه اشبع نفسا مشتهية وملأ نفسا جائعة خبزا
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.因 他 使 心 裡 渴 慕 的 人 、 得 以 知 足 、 使 心 裡 飢 餓 的 人 、 得 飽 美 物
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.因 他 使 心裡 渴慕 的 人 、 得以 知足 、 使 心裡飢餓 的 人 、 得飽 美 物
Doğru kişiye iyilik göreceğini söyleyin. Çünkü iyiliklerinin meyvesini yiyecek.Beato il giusto, perché egli avrà bene, mangerà il frutto delle sue opere
Doğru kişiye iyilik göreceğini söyleyin. Çünkü iyiliklerinin meyvesini yiyecek.Bine de cel neprihănit! Lui îi va merge bine, căci se va bucura de rodul faptelor lui.
Doğru kişiye iyilik göreceğini söyleyin. Çünkü iyiliklerinin meyvesini yiyecek.Decid a los justos que les irá bien, que comerán del fruto de sus hechos
Doğru kişiye iyilik göreceğini söyleyin. Çünkü iyiliklerinin meyvesini yiyecek.Dites que le juste prospérera, Car il jouira du fruit de ses oeuvres.
Doğru kişiye iyilik göreceğini söyleyin. Çünkü iyiliklerinin meyvesini yiyecek.Dizei aos justos que bem lhes irá; porque comerão do fruto das suas obras.
Doğru kişiye iyilik göreceğini söyleyin. Çünkü iyiliklerinin meyvesini yiyecek.Hãy rao cho kẻ công bình được phước; vì họ sẽ ăn trái của việc làm mình.
Doğru kişiye iyilik göreceğini söyleyin. Çünkü iyiliklerinin meyvesini yiyecek.Hãy rao cho kẻ công_bình được phước ; vì họ sẽ ăn_trái của việc_làm mình .
Doğru kişiye iyilik göreceğini söyleyin. Çünkü iyiliklerinin meyvesini yiyecek.너희는 의인에게 복이 있으리라 말하라 그들은 그 행위의 열매를 먹을 것임이요
Doğru kişiye iyilik göreceğini söyleyin. Çünkü iyiliklerinin meyvesini yiyecek.Maar alles gaat goed voor de rechtvaardige en godvrezende man. Zeg hem: "Wat een beloning staat u te wachten!"
Doğru kişiye iyilik göreceğini söyleyin. Çünkü iyiliklerinin meyvesini yiyecek.Om den rättfärdige mån I tänka att det skall gå honom väl, ty sådana skola äta sina gärningars frukt.
Doğru kişiye iyilik göreceğini söyleyin. Çünkü iyiliklerinin meyvesini yiyecek.Povedzte spravedlivému, že bude dobre, lebo budú jesť ovocie svojich skutkov.