Ana içeriğe geç
Sözlük

iyilikle ile cümle

iyilikle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İyilikler yapar.وَخـَيرُهُم أنـَّهـُم سـَيفٌ ..
Jon dünyaya düştüğü zaman iyiliklerine devam etmiştir.لكن "أنطونيو" وصل إلى الأرض سالماً.
İyilikler ile bağlılıklarını kazandı, şefkatiyle sadakatlerini sağladı.Com favores, ele conseguiu sua lealdade, mas, com sua gentileza, ele conseguiu sua devoção.
Bütün üstünlükleri ve iyilikleri ihsân eyledi ve benim için ashâb ayırdı, seçti.Overal waar hij kwam bracht hij vrede en goedheid.
Yeryüzündeki iyiliklere vesile olur.De invloed van de mens op de Aarde.
Şarap içmenin iyiliklerini anlatmakta.Nakazał pić wino, kiedy jest pragnienie.
Tanrı özünde iyilikle dolu olduğundan Tanrı'ya ibadet ederek onun gönlünü kazanmak gerekmez.Samemu sobie służy, a nie Bogu, kto w służbie Boga zapobiega o własne korzyści.
Tanrı, özünde iyilikle dolu olduğundan ibadet edip onun gönlünü kazanmak gerekmez.Boże, pomóż nam podejmować właściwe decyzje, Nie zapominając o Twojej litości.
İyilikler yapar.Jako przyprawa.
İslâm inancında bu sebeple “iyilikler Allah'tan bilindiği gibi kötülükler de Allah'tandır” denilir.Den som går mot det bättre vet bara Gud."
Tanrı, özünde iyilikle dolu olduğundan ibadet edip onun gönlünü kazanmak gerekmez.Gud hjälpe hans själ bättre än han förtjänade.
Sevgili Burundi, harika ülkemiz, Milletler arasında yerini al, İyilikle, onurunla bağımsızlık elde ettin.Drahé Burundi, ó sladká vlasti, zaujmi své místo mezi spřízněnými národy.
Yeryüzündeki iyiliklere vesile olur.Prospěšnost pro krajinu.
Şarap içmenin iyiliklerini anlatmakta.Pojednání o případném pití vína.
İnsan tarafından sahip olunan bütün iyilikler ondan gelirdi.Vše, co žák vyrobil, náleželo jemu.
İyilikler ile bağlılıklarını kazandı, şefkatiyle sadakatlerini sağladı.Vlídně zacházel se svými podřízenými, kteří se mu odvděčovali dlouhodobou loajalitou.
Şarap içmenin iyiliklerini anlatmakta.Schimbă-ți felul în care gândești despre vin.
Filmin Sonunda Keloğlan yaptığı iyiliklerle mahallelinin en sevdiği kişilerden olmuştur.Ez a ház élete hátralevő részében a kedvenc lakása lett.
Şarap içmenin iyiliklerini anlatmakta.Sopii hyvin viinin valmistukseen.
İyilikler ile bağlılıklarını kazandı, şefkatiyle sadakatlerini sağladı.Με εύνοιες κέρδισε την πίστη τους, με την καλοσύνη του κέρδισε την αφοσίωσή τους.
İslâm inancında bu sebeple “iyilikler Allah'tan bilindiği gibi kötülükler de Allah'tandır” denilir.Tanken ved disse var at Gud ville gi seieren til den som hadde rett.
İnsan tarafından sahip olunan bütün iyilikler ondan gelirdi.Segala sengsara yang seharusnya dialami oleh manusia telah diderita-Nya.
İyilikler yapar.Ayo Menjadi Sehat.
Ahirette bu iyilikleri hak sahiplerine dağıtılır.これらの改善にも世良らが後世に残した功績は大きい。
Ahirette bu iyilikleri hak sahiplerine dağıtılır.能為此世、他世違損,故名不善。
Yeryüzündeki iyiliklere vesile olur.對大地抱有好感。
Ahirette bu iyilikleri hak sahiplerine dağıtılır.인생의 목적은 쾌락이며 그것이 지고선(至高善)이다.
Filmin Sonunda Keloğlan yaptığı iyiliklerle mahallelinin en sevdiği kişilerden olmuştur.בסוף הסרט נמצאה לו במפתיע בת-זוג שהוא מצא-חן בעיניה.
Tanrı, özünde iyilikle dolu olduğundan ibadet edip onun gönlünü kazanmak gerekmez.אלוהים כישות מושלמת, לא צריך שישבחו אותו.
Yeryüzündeki iyiliklere vesile olur.Najbolje rezultate postiže na zemljanim terenima.
Daha sonra iyiliklerin koruyucusu ve kötülüklerin savunmacısı olarak tapınıldı.Neskôr bude považovaný za obrancu všetkého dobrého a nepriateľa všetkého zlého.
Yeryüzündeki iyiliklere vesile olur.Žmonės žemėje apgyvendinę geriausias sritis.
Yeryüzündeki iyiliklere vesile olur.Head haridust võib saada ka maal!
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.(1)A gyermekeknek joguk van a jólétükhöz szükséges védelemhez és gondoskodáshoz.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.1.Barn har rätt till det skydd och den omvårdnad som behövs för deras välfärd.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.1.Børn har ret til den beskyttelse og omsorg, der er nødvendig for deres trivsel.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.1.Copiii au dreptul la protecţia şi îngrijirile necesare pentru asigurareabunăstării lor.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.1.Děti mají právo na ochranu a péči nezbytnou pro jejich dobré životní podmínky.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.1.Deti majú právo na takú ochranu a starostlivosť, ktorá je potrebná pre ichblaho.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.1.Los menores tienen derecho a la protección y a los cuidados necesarios parasu bienestar.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.1.Vsak delavec ima pravico do delovnih pogojev, primernih njihovemu zdravju, varnosti in dostojanstvu.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.Tout travailleur a droit à des conditions de travail qui respectent sa santé, sa sécurité et sa dignité.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.VERBOT DER FOLTER UND UNMENSCHLICHER ODERERNIEDRIGENDER STRAFE ODER BEHANDLUNG
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.A los hambrientos sació de bienes y a los ricos los despidió vacíos
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.Aos famintos encheu de bens, e vazios despediu os ricos.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.Die Hungrigen füllt er mit Gütern und läßt die Reichen leer.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.Éhezõket töltött be javakkal, és gazdagokat küldött el üresen.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.ha ricolmato di beni gli affamati, ha rimandato a mani vuote i ricchi
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.Hij heeft hongerigen overladen met het goede en rijken met lege handen weggestuurd.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.hungriga har han mättat med sitt goda, och rika har han skickat bort med tomma händer.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.Hungrige har han mættet med gode Gaver, og rige har han sendt tomhændede bort.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.hungrige mettet han med gode gaver, og rikmenn lot han gå bort med tomme hender.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.Il a rassasié de biens les affamés, Et il a renvoyé les riches à vide.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.주리는 자를 좋은 것으로 배불리셨으며 부자를 공수로 보내셨도다
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.Lačne je nasitil z dobrimi rečmi in bogate je odpravil prazne.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.Lačné nakrmil dobrými věcmi, a bohaté pustil prázdné.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.lačných naplnil dobrými vecami a bohatých poslal preč prázdnych.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.Łaknące napełnił dobremi rzeczami, a bogacze rozpuścił próżne.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.Nälkäiset hän on täyttänyt hyvyyksillä, ja rikkaat hän on lähettänyt tyhjinä pois.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.Ngài đã làm cho kẻ đói được đầy thức ăn ngon, Và đuổi kẻ giàu về tay không.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod