iyilik ile cümle

iyilik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Doğruların isteği hep iyilikle sonuçlanır, Kötülerin umutlarıysa gazapla.Η επιθυμια των δικαιων ειναι μονον το καλον η προσδοκια δε των ασεβων οργη.
Doğruların isteği hep iyilikle sonuçlanır, Kötülerin umutlarıysa gazapla.Желание праведных есть одно добро, ожидание нечестивых – гнев.
Doğruların isteği hep iyilikle sonuçlanır, Kötülerin umutlarıysa gazapla.Желаното от праведните е само добро, А ожиданото от нечестивите е надменност.
Doğruların isteği hep iyilikle sonuçlanır, Kötülerin umutlarıysa gazapla.תאות צדיקים אך טוב תקות רשעים עברה׃
Doğruların isteği hep iyilikle sonuçlanır, Kötülerin umutlarıysa gazapla.شهوة الابرار خير فقط. رجاء الاشرار سخط.
Doğruların isteği hep iyilikle sonuçlanır, Kötülerin umutlarıysa gazapla.義 人 的 心 願 、 盡 得 好 處 . 惡 人 的 指 望 、 致 干 忿 怒
Doğruların isteği hep iyilikle sonuçlanır, Kötülerin umutlarıysa gazapla.義人 的 心願 、 盡 得 好處.惡人 的 指望 、 致干 忿怒
Eğer doğru kuşanırsanız, iyilik için güçlü bir baskı olabilir. Aslında zaten öyle.Als het op de juiste manier wordt gebruikt, werkt het heel krachtig.
Eğer doğru kuşanırsanız, iyilik için güçlü bir baskı olabilir. Aslında zaten öyle.A využije-li se správně, může mít trvalý vliv.
Eğer doğru kuşanırsanız, iyilik için güçlü bir baskı olabilir. Aslında zaten öyle.Correctement exploitée, ça peut être une force puissante et positive.
Eğer doğru kuşanırsanız, iyilik için güçlü bir baskı olabilir. Aslında zaten öyle.И използван правилно, би могъл да е могъща сила на доброто.
Eğer doğru kuşanırsanız, iyilik için güçlü bir baskı olabilir.A využitý správne, môže byť veľkou silou pre dobro.
Eğer doğru kuşanırsanız, iyilik için güçlü bir baskı olabilir.Dacă e valorificată corect, devine o forţă pentru bine.
Eğer doğru kuşanırsanız, iyilik için güçlü bir baskı olabilir.Dan jika dijinakkan dengan tepat, ini dapat menjadi hal yang sangat hebat dan berguna.
Eğer doğru kuşanırsanız, iyilik için güçlü bir baskı olabilir.E aproveitada correctamente, pode ser uma força poderosa para o bem.
Eğer doğru kuşanırsanız, iyilik için güçlü bir baskı olabilir.E sfruttata correttamente si può rivelare una potente forza per agire bene
Eğer doğru kuşanırsanız, iyilik için güçlü bir baskı olabilir.És ha megfelelően fogjuk be, a jó érdekében hathat.
Eğer doğru kuşanırsanız, iyilik için güçlü bir baskı olabilir.잘만 이용한다면, 이는 선을 위한 강력한 동력이 될 수 있을 것입니다.
Eğer doğru kuşanırsanız, iyilik için güçlü bir baskı olabilir.Og hvis det udnyttes korrekt, kan det være en stærk kraft for det gode.
Eğer doğru kuşanırsanız, iyilik için güçlü bir baskı olabilir.Richtig angewandt kann das Dinge zum Guten wenden.
Eğer doğru kuşanırsanız, iyilik için güçlü bir baskı olabilir.Użyta poprawnie, może być potężną siłą, czyniąca dobro.
Eğer doğru kuşanırsanız, iyilik için güçlü bir baskı olabilir.Y manejada correctamente, puede ser un mecanismo de poder beneficioso.
Eğer doğru kuşanırsanız, iyilik için güçlü bir baskı olabilir.Και με κατάλληλη χαλιναγώγηση, μπορεί να γίνει μια θετική ισχυρή δύναμη.
Eğer doğru kuşanırsanız, iyilik için güçlü bir baskı olabilir.При грамотном использовании оно может стать могучей силой.
Eğer doğru kuşanırsanız, iyilik için güçlü bir baskı olabilir.Якщо все зробити правильно, то цю силу можна використати заради добра.
Eğer doğru kuşanırsanız, iyilik için güçlü bir baskı olabilir.ועם שימוש נכון, זה יכול להיות כח רב עוצמה.
Eğer doğru kuşanırsanız, iyilik için güçlü bir baskı olabilir.و بتسخيره بشكل صحيح، يمكن أن يكون قوة هائلة من أجل الخير.
Eğer doğru kuşanırsanız, iyilik için güçlü bir baskı olabilir.実際 すでに結果が出ています
"Eğer insanlık tarihine bakarsanız, her kötü rejimin iyilik tarafından alt edildiğini görürsünüz.""Dacă te uiți în istoria omenirii, vezi că orice regim inuman a fost învins de către bine."
"Eğer insanlık tarihine bakarsanız, her kötü rejimin iyilik tarafından alt edildiğini görürsünüz.""Ha visszapillantasz az emberiség történelmébe akkor láthatod, hogy minden gonoszon felülkerekedett a jó."
"Eğer insanlık tarihine bakarsanız, her kötü rejimin iyilik tarafından alt edildiğini görürsünüz.""Jeśli przyjrzysz się ludzkiej historii, zrozumiesz, że każdy zły reżim został pokonany przez dobro".
"Eğer insanlık tarihine bakarsanız, her kötü rejimin iyilik tarafından alt edildiğini görürsünüz.""인간의 역사를 뒤돌아 보면 모든 악한 정권은 선에 의해 굴복당해 왔다"
"Eğer insanlık tarihine bakarsanız, her kötü rejimin iyilik tarafından alt edildiğini görürsünüz.""Om man tittar tillbaka genom historien, finner man att varje ondskefull regim besegrats av godhet."
"Eğer insanlık tarihine bakarsanız, her kötü rejimin iyilik tarafından alt edildiğini görürsünüz.""Podíváme-li se na dějiny lidstva, zjistíme, že každý špatný režim podlehl dobrému."
"Eğer insanlık tarihine bakarsanız, her kötü rejimin iyilik tarafından alt edildiğini görürsünüz.""Se guardi indietro alla storia dell'uomo, vedrai che ogni regime malvagio è stato sopraffatto dal bene".
"Eğer insanlık tarihine bakarsanız, her kötü rejimin iyilik tarafından alt edildiğini görürsünüz.""Якщо подивишся назад на історію людства, то побачиш, що кожен злий режим було подолано добром".
"Eğer insanlık tarihine bakarsanız, her kötü rejimin iyilik tarafından alt edildiğini görürsünüz.""אם תסתכלו לאחור על ההיסטוריה האנושית, תראו שכל שלטון רשע הוכרע על ידי טוב."
"Eğer insanlık tarihine bakarsanız, her kötü rejimin iyilik tarafından alt edildiğini görürsünüz."" إذا نظرت إلى الوراء عبر التاريخ البشري، سترى بأنه تم التغلب على أي نظام شر بالخير."
"Eğer insanlık tarihine bakarsanız, her kötü rejimin iyilik tarafından alt edildiğini görürsünüz."正義で乗り越えてきた" ある女性が "希望と平和を語る時に
Eminim o kadar basitti? Steve, bana bir iyilik yapar mısın?- Стив, можеш да ми учиниш услугу?
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Aspettavamo la pace, ma non c'è alcun bene; l'ora della salvezza, ed ecco il terrore»
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Aşteptam pacea, şi nu vine nimic mai bun; o vreme de vindecare, şi iată groaza!`` -
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Čakaj na pokoj, ale neni dobrého, na čas uzdravenia, a hľa, des.
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Čakali smo miru, toda nič ni prišlo dobrega, časa ozdravljenja, a glej, le strah!“
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Čekej pokoje, ale nic dobrého, času uzdravení, ale aj, hrůza.
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Chúng ta trông sự bình an, nhưng chẳng có sự tốt gì đến; trông kỳ chữa lành, và sự sợ hãi đây nầy!
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Chúng_ta trông sự bình_an , nhưng chẳng có sự tốt gì đến ; trông kỳ chữa lành , và sự sợ_hãi đây nầy !
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Czekaj pokoju, alić nic dobrego; czasu uzdrowienia, alić oto strach.
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Esperamos a paz, porém não chegou bem algum; e o tempo da cura, e eis o terror.
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Esperamos paz, y no hay tal bien; tiempo de sanidad, y he aquí, terror
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.iért] békességre várni, holott nincs semmi jó; gyógyító idõre, holott ímé [itt] van az ijedelem.
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.우리가 평강을 바라나 좋은 것이 없으며 고치심을 입을 때를 바라나 놀라움 뿐이로다
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Man håber på Fred, men det bliver ej godt, på Lægedoms Tid, men se, der er Rædsel.
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Nous espérions la paix, et il n`arrive rien d`heureux; Un temps de guérison, et voici la terreur! -
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk."Odotetaan rauhaa, mutta hyvää ei tule, paranemisen aikaa, mutta katso, tulee peljästys!
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Percuma saja kita mengharapkan kedamaian dan masa penyembuhan, sebab yang ada hanyalah kekerasan
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Vi venter på fred, og det kommer intet godt, på lægedoms tid, og se, det kommer forferdelse.
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Wij verwachtten vrede, maar er kwam geen vrede; we hoopten op genezing, maar er was alleen diepe ellende."
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Επροσμειναμεν ειρηνην, αλλ' ουδεν αγαθον καιρον θεραπειας, αλλ' ιδου, ταραχη.
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Ждем мира, а ничего доброго нет, – времени исцеления, и вот ужасы.

İlgili Sayfalar