iyilik ile cümle

iyilik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Albowiem taka jest wola Boża, abyście dobrze czyniąc, usta zatkali nieumiejętności głupich ludzi.
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Căci voia lui Dumnezeu este, ca, făcînd ce este bine, să astupaţi gura oamenilor neştiutori şi proşti.
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Denn das ist der Wille Gottes, daß ihr mit Wohltun verstopft die Unwissenheit der törichten Menschen,
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.For således er det Guds vilje at I ved å gjøre det gode skal målbinde de uvettige menneskers vankundighet,
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Kajti taka je volja Božja, da z dobrimi deli zavežite jezik nevednosti nespametnih ljudi;
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.곧 선행으로 어리석은 사람들의 무식한 말을 막으시는 것이라
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Lebo tak je vôľa Božia, aby ste dobre činiac zapchali ústa nevedomosti nerozumných ľudí.
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Mert úgy van az Isten akaratja, hogy jót cselekedvén, elnémítsátok a balgatag emberek tudatlanságát;
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Nebo tak jest vůle Boží, abyste dobře činíce, zacpali ústa nemoudrých lidí z neznámosti vám utrhajících.
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Perché questa è la volontà di Dio: che, operando il bene, voi chiudiate la bocca all'ignoranza degli stolti
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Porque assim é a vontade de Deus, que, fazendo o bem, façais emudecer a ignorância dos homens insensatos,
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Porque ésta es la voluntad de Dios: que haciendo el bien hagáis callar la ignorancia de los hombres insensatos
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Sebab Allah mau supaya dengan perbuatan-perbuatanmu yang baik kalian menutup mulut orang yang bercakap bodoh
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.sillä se on Jumalan tahto, että te hyvää tekemällä tukitte suun mielettömäin ihmisten ymmärtämättömyydeltä -
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Vì anh em làm điều lành để ngăn miệng những kẻ ngu muội dại dột, ấy là ý muốn của Ðức Chúa Trời.
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Vì anh_em làm điều lành để ngăn miệng những kẻ ngu_muội dại_dột , ấy_là ý_muốn của Ðức_Chúa_Trời .
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.διοτι ουτως ειναι το θελημα του Θεου, αγαθοποιουντες να αποστομονητε την αγνωσιαν των αφρονων ανθρωπων
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Защото като овца блуждаехте, но сега се върнахте при Пастиря и Епископа на душите ви.
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.ибо такова есть воля Божия, чтобы мы, делая добро, заграждали уста невежеству безумных людей, –
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Така бо воля Божа, щоб ви, роблячи добро, затикали уста невіжи безрозумних людей,
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.כי כן הוא חפץ אלהים אשר בעשותכם הטוב תסכרו את פי אולת האנשים אשר אין בם דעת׃
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.لان هكذا هي مشيئة الله ان تفعلوا الخير فتسكّتوا جهالة الناس الاغبياء.
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.因 為 神 的 旨 意 原 是 要 你 們 行 善 、 可 以 堵 住 那 糊 塗 無 知 人 的 口
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.因 為神 的 旨意 原是 要 你 們 行善 、 可以 堵住 那 糊塗無 知人 的 口
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.Ciertamente no hay hombre justo en la tierra que haga lo bueno y no peque
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.Denn es ist kein Mensch so gerecht auf Erden, daß er Gutes tue und nicht sündige.
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.Di bumi ini tak ada orang yang sempurna; tak ada yang selalu berbuat baik dan tak pernah berdosa
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.Fiindcă pe pămînt nu este nici un om fără prihană, care să facă binele fără să păcătuiască.
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.for det finnes ikke et rettferdig menneske på jorden, som bare gjør godt og aldri synder.
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.선을 행하고 죄를 범치 아니하는 의인은 세상에 아주 없느니라
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.Lebo niet spravedlivého človeka na zemi, ktorý by robil dobré a nehrešil.
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.Mert nincs egy igaz ember is a földön, a ki jót cselekednék és nem vétkeznék.
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.Není zajisté člověka spravedlivého na zemi, kterýž by činil dobře a nehřešil.
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.Nergens op aarde is een mens te vinden, die altijd het goede doet en nooit zondigt.
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.Non c'è infatti sulla terra un uomo così giusto che faccia solo il bene e non pecchi
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.Non, il n`y a sur la terre point d`homme juste qui fasse le bien et qui ne pèche jamais.
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.Pois não há homem justo sobre a terra, que faça o bem, e nunca peque.
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.Res, na zemlji ni pravičnega človeka, ki dela dobro in ne greši.
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.Thật , chẳng có người công_bình ở trên đất làm điều thiện , mà không hề phạm_tội .
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.Thật, chẳng có người công bình ở trên đất làm điều thiện, mà không hề phạm tội.
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.Thi intet Menneske er så retfærdigt på Jorden, at han kun gør gode Gerninger og aldrig synder.
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.Viisaus auttaa viisasta voimakkaammin kuin kymmenen vallanpitäjää, jotka ovat kaupungissa.
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.Visheten gör den vise starkare än tio väldiga i staden.
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.Zaiste niemasz człowieka sprawiedliwego na ziemi, któryby czynił dobrze, a nie grzeszył.
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.Διοτι δεν υπαρχει ανθρωπος δικαιος επι της γης, οστις να πραττη το καλον και να μη αμαρτανη.
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.Наистина няма праведен човек на земята, Който да струва добро и да не греши.
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.Нет человека праведного на земле, который делал бы добро и не грешил бы;
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.כי אדם אין צדיק בארץ אשר יעשה טוב ולא יחטא׃
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.لانه لا انسان صدّيق في الارض يعمل صلاحا ولا يخطئ.
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.時 常 行 善 而 不 犯 罪 的 義 人 、 世 上 實 在 沒 有
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.時常 行善 而 不 犯罪 的 義人 、 世上 實 在 沒有
Demek 'komutanım' ve her zaman bana adresi, aynı zamanda, iyilik var 'lütfen. "Abbiate la bontà, anche voi, quando mi indirizzo sempre a dire 'signore' e 'per favore' ".
Demek 'komutanım' ve her zaman bana adresi, aynı zamanda, iyilik var 'lütfen. "Ali so dobrota, tudi, ko ste me naslov vedno reči "gospod" in "prosim." "
Demek 'komutanım' ve her zaman bana adresi, aynı zamanda, iyilik var 'lütfen. "Au bunătatea, de asemenea, atunci când m-ai adresa întotdeauna să spun "domnule" şi "vă rog".
Demek 'komutanım' ve her zaman bana adresi, aynı zamanda, iyilik var 'lütfen. "Ayez la bonté, aussi, quand vous me répondre toujours de dire "monsieur" et "s'il vous plaît."
Demek 'komutanım' ve her zaman bana adresi, aynı zamanda, iyilik var 'lütfen. "Có sự tốt lành, cũng có thể, khi bạn có địa chỉ tôi luôn luôn nói "sir" và "xin vui lòng."
Demek 'komutanım' ve her zaman bana adresi, aynı zamanda, iyilik var 'lütfen. "Czy dobra, także, gdy adres mi zawsze powiedzieć "proszę pana" i "proszę".
Demek 'komutanım' ve her zaman bana adresi, aynı zamanda, iyilik var 'lütfen. "Haben Sie die Güte, auch, wenn du mich immer Adresse zu sagen: "Herr" und "bitte."
Demek 'komutanım' ve her zaman bana adresi, aynı zamanda, iyilik var 'lütfen. "Har godhed, også, når du adresserer mig altid til at sige 'sir' og 'tak.' "
Demek 'komutanım' ve her zaman bana adresi, aynı zamanda, iyilik var 'lütfen. "Har godhet, även när du adresserar mig att alltid säga "sir" och "var god."

İlgili Sayfalar