iyilik ile cümle

iyilik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.Căci roada luminii stă în orice bunătate, în neprihănire şi în adevăr.
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.Car le fruit de la lumière consiste en toute sorte de bonté, de justice et de vérité.
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.for lysets frukt viser sig i all godhet og rettferdighet og sannhet -
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.il frutto della luce consiste in ogni bontà, giustizia e verità
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.(kajti sad svetlobe je v sleherni dobroti in pravičnosti in resnici),
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.빛의 열매는 모든 착함과 의로움과 진실함에 있느니라
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.Lebo ovocie Ducha záleží v každej dobrote, spravedlivosti a pravde -
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.(Lysets Frugt viser sig jo i al Godhed og Retfærdighed og Sandhed,)
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.(Mert a világosságnak gyümölcse minden jóságban és igazságban és valóságban van),
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.(Nebo ovoce Ducha záleží ve vší dobrotě, a spravedlnosti, a v pravdě,)
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.(pois o fruto da luz está em toda a bondade, e justiça e verdade),
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.Pues el fruto de la luz consiste en toda bondad, justicia y verdad
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.Sebab dari terang itulah terbit segala macam perbuatan yang baik, adil dan tulus pada pemandangan Allah
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.- sillä kaikkinainen hyvyys ja vanhurskaus ja totuus on valkeuden hedelmä -
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.Ty ljusets frukt består i allt vad godhet och rättfärdighet och sanning är.
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.vì trái của sự sáng láng ở tại mọi điều nhơn từ, công bình và thành thật.
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.vì trái của sự sáng_láng ở tại mọi điều nhơn từ , công_bình và thành_thật .
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.διοτι ο καρπος του Πνευματος ειναι εν παση αγαθωσυνη και δικαιοσυνη και αληθεια
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.(бо овощ духа - у всякій добрості і праведностї і правдї,)
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.Затова не бивайте неомислени, но проумявайте, що е Господната воля.
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.потому что плод Духа состоит во всякой благости, праведности и истине.
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.כי פרי הרוח כל מעשי חסד וצדק ואמת׃
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.لان ثمر الروح هو في كل صلاح وبر وحق.
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.光 明 所 結 的 果 子 、 就 是 一 切 良 善 、 公 義 、 誠 實
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.光明 所 結 的 果子 、 就是 一切 良善 、 公義 、 誠實
Çünkü kendisi zamanında ona bir iyilikte bulunmuş,Eftersom hon hade gjort något riktigt snällt
Çünkü kendisi zamanında ona bir iyilikte bulunmuş,Kiedyś oddała mu wielką przysługę.
Çünkü kendisi zamanında ona bir iyilikte bulunmuş,Parce qu'elle avait fait quelque chose de vraiment bien.
Çünkü kendisi zamanında ona bir iyilikte bulunmuş,Porque ela tinha feito algo de realmente bom.
Çünkü kendisi zamanında ona bir iyilikte bulunmuş,Vì cô ta đã làm điều rất tốt.
Çünkü kendisi zamanında ona bir iyilikte bulunmuş,Visto che aveva fatto del bene
Çünkü kendisi zamanında ona bir iyilikte bulunmuş,Weil sie ihm geholfen hatte.
Çünkü kendisi zamanında ona bir iyilikte bulunmuş,病気で看病したとか
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.(106:9) ибо Он насытил душу жаждущую и душу алчущую исполнил благами.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.att han mättade den försmäktande själen och uppfyllde den hungrande själen med sitt goda.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Căci el a potolit setea sufletului însetat, şi a umplut de bunătăţi sufletul flămînd.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Car il a satisfait l`âme altérée, Il a comblé de biens l`âme affamée.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.da on siti dušo potrebno in dušo gladno napolnjuje z dobrim.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.daß er sättigt die durstige Seele und füllt die hungrige Seele mit Gutem.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.for han mettet den vansmektende sjel og fylte den hungrige sjel med godt.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Hogy megelégíté a szomjúhozó lelket, és az éhezõ lelket betölté jóval!
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Iż napoił duszę pragnącą, a duszę zgłodniałą napełnił dobrami.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.저가 사모하는 영혼을 만족케 하시며 주린 영혼에게 좋은 것으로 채워주심이로다
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.(lebo nasycuje práhnúcu dušu a hladovitú dušu naplňuje dobrým)
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Maar ook omdat Hij de dorstige mensen te drinken heeft gegeven en de hongerigen heeft voorzien van voedsel.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.poiché saziò il desiderio dell'assetato, e l'affamato ricolmò di beni
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Pois ele satisfaz a alma sedenta, e enche de bens a alma faminta.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Poněvadž napájí duši žíznivou, a duši hladovitou naplňuje dobrými věcmi.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Porque él sacia al alma sedienta y llena de bien al alma hambrienta
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Sebab Ia memuaskan orang yang haus, dan melimpahi orang lapar dengan segala yang baik
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Sillä hän ravitsee nääntyvän sielun ja täyttää nälkäisen sielun hyvyydellä.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Thi han mættede den vansmægtende Sjæl og fyldte den sultne med godt.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Vì Ngài làm cho lòng khao khát được thỏa thích, Khiến cho hồn đói được đầy dẫy vật tốt.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Vì_Ngài làm cho lòng khao_khát được thỏa_thích , Khiến cho hồn đói được đầy_dẫy vật tốt .
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Διοτι εχορτασε ψυχην διψωσαν, και ψυχην πεινωσαν ενεπλησεν απο αγαθων.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Защото насища жадна душа, И гладна душа изпълня с блага.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.כי השביע נפש שקקה ונפש רעבה מלא טוב׃
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.لانه اشبع نفسا مشتهية وملأ نفسا جائعة خبزا
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.因 他 使 心 裡 渴 慕 的 人 、 得 以 知 足 、 使 心 裡 飢 餓 的 人 、 得 飽 美 物
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.因 他 使 心裡 渴慕 的 人 、 得以 知足 、 使 心裡飢餓 的 人 、 得飽 美 物

İlgili Sayfalar