iyilik ile cümle
iyilik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››Snać wejrzy Pan na utrapienie moje, a odda mi Pan dobrem za złorzeczenia jego dzisiejsze.
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››Snad popatří Hospodin na ssoužení mé, a odplatí mi Hospodin dobrým za zlořečenství jeho dnes.
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››Vielleicht wird der HERR mein Elend ansehen und mir mit Gutem vergelten sein heutiges Fluchen.
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››Може би Господ ще погледне онеправданието ми, и Господ ще ми въздаде добро вместо неговото проклинане днес.
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››может быть, Господь призрит на уничижение мое, и воздаст мне Господь благостью за теперешнее его злословие.
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››אולי יראה יהוה בעוני והשיב יהוה לי טובה תחת קללתו היום הזה׃
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››لعل الرب ينظر الى مذلتي ويكافئني الرب خيرا عوض مسبته بهذا اليوم.
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››或 者 耶 和 華 見 我 遭 難 、 為 我 今 日 被 這 人 咒 罵 、 就 施 恩 與 我
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››或者 耶和華 見 我 遭難 、 為 我 今日 被 這人 咒罵 、 就 施恩 與我
Ben bunlardan biri üzerine oturup iyilik olacağını yalvarıyorum olabilir kutuları ve müdahale değil mi? "Kan jag ber att ni skulle ha godheten att sitta på en av dem lådor, och inte störa? "
Ben bunlardan biri üzerine oturup iyilik olacağını yalvarıyorum olabilir kutuları ve müdahale değil mi? "Kan jeg beder, at du ville have den godhed at sætte sig ned på en af disse kasser, og ikke at blande sig? "
Ben bunlardan biri üzerine oturup iyilik olacağını yalvarıyorum olabilir kutuları ve müdahale değil mi? "난 당신이 그 중 하나에 앉아하는 장점을 가졌다고 지도요 상자, 그리고 방해하지? "
Ben bunlardan biri üzerine oturup iyilik olacağını yalvarıyorum olabilir kutuları ve müdahale değil mi? "Könnte ich bitte, daß Sie die Güte, sich hinzusetzen, auf einer von denen haben Boxen, und nicht zu stören? "
Ben bunlardan biri üzerine oturup iyilik olacağını yalvarıyorum olabilir kutuları ve müdahale değil mi? "Lehet, kérem, hogy lenne a jóság leülni fel egy ilyen dobozok, és nem zavarja? "
Ben bunlardan biri üzerine oturup iyilik olacağını yalvarıyorum olabilir kutuları ve müdahale değil mi? "Might Prosim, da imate dobroto, da se usedem na eno od teh škatle, in ne motijo? "
Ben bunlardan biri üzerine oturup iyilik olacağını yalvarıyorum olabilir kutuları ve müdahale değil mi? "Might Pyydän, että sinulla olisi hyvyyttä istua alas, kun yksi niistä laatikot, ja olemaan puuttumatta? "
Ben bunlardan biri üzerine oturup iyilik olacağını yalvarıyorum olabilir kutuları ve müdahale değil mi? "Mogę prosić, że masz dobra usiąść na jednym z tych pola, a nie przeszkadzać? "
Ben bunlardan biri üzerine oturup iyilik olacağını yalvarıyorum olabilir kutuları ve müdahale değil mi? "Mohl bych poprosit, že byste tu dobrotu, aby se posadili na jednu z těchto krabice, a ne překážet? "
Ben bunlardan biri üzerine oturup iyilik olacağını yalvarıyorum olabilir kutuları ve müdahale değil mi? "Mohol by som poprosiť, že by ste tú dobrotu, aby sa posadili na jednu z týchto krabice, a nie prekážať? "
Ben bunlardan biri üzerine oturup iyilik olacağını yalvarıyorum olabilir kutuları ve müdahale değil mi? "Potrei chiedere che avreste la bontà di sedersi su una di quelle scatole, e non di interferire? "
Ben bunlardan biri üzerine oturup iyilik olacağını yalvarıyorum olabilir kutuları ve müdahale değil mi? "Pourrais-je prie que vous auriez la bonté de vous asseoir sur un de ces boîtes, et de ne pas interférer? "
Ben bunlardan biri üzerine oturup iyilik olacağını yalvarıyorum olabilir kutuları ve müdahale değil mi? "¿Puedo pedir que usted tendría la bondad de sentarse en alguna de esas cajas, y no para interferir? "
Ben bunlardan biri üzerine oturup iyilik olacağını yalvarıyorum olabilir kutuları ve müdahale değil mi? "S-ar putea te rog să aveţi bunătatea să se aşeze la una dintre aceste Dulapuri cu, şi să nu intervină? "
Ben bunlardan biri üzerine oturup iyilik olacağını yalvarıyorum olabilir kutuları ve müdahale değil mi? "Talvez eu imploro que você teria a bondade de se sentar sobre um daqueles caixas, e não para interferir? "
Ben bunlardan biri üzerine oturup iyilik olacağını yalvarıyorum olabilir kutuları ve müdahale değil mi? "Tôi có thể cầu xin mà bạn sẽ có sự tốt lành ngồi xuống một trong những hộp, và không can thiệp? "
Ben bunlardan biri üzerine oturup iyilik olacağını yalvarıyorum olabilir kutuları ve müdahale değil mi? "Zou ik smeek dat u de goedheid te gaan zitten op een van deze hebben dozen, en niet te bemoeien? '
Ben bunlardan biri üzerine oturup iyilik olacağını yalvarıyorum olabilir kutuları ve müdahale değil mi? "Μήπως ικετεύω ότι θα έχουν την καλοσύνη να καθίσετε σε μία από αυτές κουτιά, και να μην παρέμβει; "
Ben bunlardan biri üzerine oturup iyilik olacağını yalvarıyorum olabilir kutuları ve müdahale değil mi? "Могу я просить, что вы бы добро, чтобы сесть на один из тех, коробки, и не вмешиваться? "
Ben bunlardan biri üzerine oturup iyilik olacağını yalvarıyorum olabilir kutuları ve müdahale değil mi? "Може ли моля, че ще имате доброта, да седнат върху една от тези кутии, а не да се намесва? "
Ben bunlardan biri üzerine oturup iyilik olacağını yalvarıyorum olabilir kutuları ve müdahale değil mi? "Можу я просити, що ви б добро, щоб сісти на один з тих, коробки, і не втручатися? "
Ben bunlardan biri üzerine oturup iyilik olacağını yalvarıyorum olabilir kutuları ve müdahale değil mi? "אני יכול להתחנן כי היית הטוב לשבת על אחד מאותם תיבות, ולא להתערב? "
Ben bunlardan biri üzerine oturup iyilik olacağını yalvarıyorum olabilir kutuları ve müdahale değil mi? "قد أتوسل التي عملتم على الخير للجلوس على واحدة من تلك مربعات ، وعدم التدخل؟ "
Ben bunlardan biri üzerine oturup iyilik olacağını yalvarıyorum olabilir kutuları ve müdahale değil mi? "ボックス、および干渉しないように?" 厳粛氏Merryweatherは非常に負傷で、木枠により自分自身を宙
Bence bundan hiçbir iyilik çıkmaz.Acho que nada de bom adviria daí.
Bence bundan hiçbir iyilik çıkmaz.Cred că nimic bun nu ar fi ieşit din asta.
Bence bundan hiçbir iyilik çıkmaz.Ich denke, dass davon nichts Gutes kommt.
Bence bundan hiçbir iyilik çıkmaz.Je pense que rien de bon ne serait sorti de ça.
Bence bundan hiçbir iyilik çıkmaz.이런 자세로는 좋은 건축물을 만들 수 없습니다.
Bence bundan hiçbir iyilik çıkmaz.Nic dobrego by z tego nie wyszło.
Bence bundan hiçbir iyilik çıkmaz.Non ne uscirebbe niente di buono.
Bence bundan hiçbir iyilik çıkmaz.Szerintem semmi jó nem fog kisülni ebből.
Bence bundan hiçbir iyilik çıkmaz.Tôi nghĩ không có điều tốt đẹp nào có thể đến từ đó.
Bence bundan hiçbir iyilik çıkmaz.Yo no creo que algo bueno salga de eso.
Bence bundan hiçbir iyilik çıkmaz.Мисля, че нищо добро няма да излезе от това.
Bence bundan hiçbir iyilik çıkmaz.Я думаю, что ничего стоящего из этого бы не получилось.
Bence bundan hiçbir iyilik çıkmaz.אני לא חושב שייצא מזה משהו טוב.
Bence bundan hiçbir iyilik çıkmaz.لا أعتقد أن شيئا جيدا سوف ينتج من ذلك.
Bence bundan hiçbir iyilik çıkmaz.建築とは合意のことです
Benim gibiler; Tanrı'ya inanmadığı hâlde iyilik eden, nice içten, pırlanta gibi ateist ve bilinemezci tanıyor.저 같은 사람들은, 훌륭하고, 헌신적이고, 열심히 일하는, 신 없이도 아주 선한 무신론자, 불가지론자들을 많이 알고 있습니다.
Benim gibiler; Tanrı'ya inanmadığı hâlde iyilik eden, nice içten, pırlanta gibi ateist ve bilinemezci tanıyor.Na pewno znacie wielu wspaniałych, oddanych, zaangażowanych ateistów, agnostyków, którzy są dobrzy bez Boga.
Benim gibiler; Tanrı'ya inanmadığı hâlde iyilik eden, nice içten, pırlanta gibi ateist ve bilinemezci tanıyor.אם אתם דומים לי, אתם מכירים הרבה אתאיסטים ואגנוסטיקנים נהדרים, מסורים ומעורבים, אנשים טובים מאד בלי אלוהים.
Benim gibiler; Tanrı'ya inanmadığı hâlde iyilik eden, nice içten, pırlanta gibi ateist ve bilinemezci tanıyor.無神論者 不可知論者を沢山ご存知でしょう 彼らは神がいなくても善良です そして 良い行いもせず 尊厳の後ろに隠れている宗教者も
Beni yiyerek kendine iyilik yapmış olmazsınאתה לא עושה לעצמך שום טובות אם אתה אוכל אותי.
Ben kadere ya da Kurucu'ya asla inanmadım... ancak şunu söyleyebilirim... o bana hiç iyilik göstermedi.Nigdy nie wierzyłem w Los czy Stwórcę, ale można chyba powiedzieć, że nie byłem miły opatrzności.
Ben kuluna iyilik et ki yaşayayım, Sözüne uyayım.(118:17) Яви милость рабу Твоему, и буду жить и хранить слово Твое.
Ben kuluna iyilik et ki yaşayayım, Sözüne uyayım.Daruj to słudze twemu, abym żył, a przestrzegał słów twoich.
Ben kuluna iyilik et ki yaşayayım, Sözüne uyayım.Fă bine robului Tău, ca să trăiesc şi să păzesc Cuvîntul Tău!
Ben kuluna iyilik et ki yaşayayım, Sözüne uyayım.Fais du bien à ton serviteur, pour que je vive Et que j`observe ta parole!
Ben kuluna iyilik et ki yaşayayım, Sözüne uyayım.Faze bem ao teu servo, para que eu viva; assim observarei a tua palavra.
Ben kuluna iyilik et ki yaşayayım, Sözüne uyayım.Gimel. Dobrotno ravnaj s hlapcem svojim, da bom živel, in hraniti hočem besedo tvojo.