iyilik ile cümle
iyilik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Gerçekten de Maximus, III. Valentinianus öldürülmesini büyük bir iyilik olarak kabul etmiştir.Petronius Maximuse intriigi tagajärjel mõrvas keiser Valentinianus III Aëtiuse oma käega.
Kötülük veya iyilik yapamazlar.Ei oleks ju ei pattu ega õigesti tehtut, kui poleks tahet.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.(1)A gyermekeknek joguk van a jólétükhöz szükséges védelemhez és gondoskodáshoz.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.1.Barn har rätt till det skydd och den omvårdnad som behövs för deras välfärd.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.1.Børn har ret til den beskyttelse og omsorg, der er nødvendig for deres trivsel.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.1.Copiii au dreptul la protecţia şi îngrijirile necesare pentru asigurareabunăstării lor.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.1.Děti mají právo na ochranu a péči nezbytnou pro jejich dobré životní podmínky.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.1.Deti majú právo na takú ochranu a starostlivosť, ktorá je potrebná pre ichblaho.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.1.Los menores tienen derecho a la protección y a los cuidados necesarios parasu bienestar.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.1.Vsak delavec ima pravico do delovnih pogojev, primernih njihovemu zdravju, varnosti in dostojanstvu.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.Tout travailleur a droit à des conditions de travail qui respectent sa santé, sa sécurité et sa dignité.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.VERBOT DER FOLTER UND UNMENSCHLICHER ODERERNIEDRIGENDER STRAFE ODER BEHANDLUNG
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.A los hambrientos sació de bienes y a los ricos los despidió vacíos
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.Aos famintos encheu de bens, e vazios despediu os ricos.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.Die Hungrigen füllt er mit Gütern und läßt die Reichen leer.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.Éhezõket töltött be javakkal, és gazdagokat küldött el üresen.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.ha ricolmato di beni gli affamati, ha rimandato a mani vuote i ricchi
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.Hij heeft hongerigen overladen met het goede en rijken met lege handen weggestuurd.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.hungriga har han mättat med sitt goda, och rika har han skickat bort med tomma händer.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.Hungrige har han mættet med gode Gaver, og rige har han sendt tomhændede bort.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.hungrige mettet han med gode gaver, og rikmenn lot han gå bort med tomme hender.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.Il a rassasié de biens les affamés, Et il a renvoyé les riches à vide.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.주리는 자를 좋은 것으로 배불리셨으며 부자를 공수로 보내셨도다
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.Lačne je nasitil z dobrimi rečmi in bogate je odpravil prazne.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.Lačné nakrmil dobrými věcmi, a bohaté pustil prázdné.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.lačných naplnil dobrými vecami a bohatých poslal preč prázdnych.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.Łaknące napełnił dobremi rzeczami, a bogacze rozpuścił próżne.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.Nälkäiset hän on täyttänyt hyvyyksillä, ja rikkaat hän on lähettänyt tyhjinä pois.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.Ngài đã làm cho kẻ đói được đầy thức ăn ngon, Và đuổi kẻ giàu về tay không.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.Ngài đã làm cho kẻ đói được đầy thức_ăn ngon , Và đuổi kẻ giàu về tay_không .
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.Orang lapar dipuaskan-Nya dengan segala kebaikan, si kaya diusir dengan hampa
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.Pe cei flămînzi i -a săturat de bunătăţi, şi pe cei bogaţi i -a scos afară cu mînile goale.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.πεινωντας ενεπλησεν απο αγαθα και πλουτουντας εξαπεστειλε κενους.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.алчущих исполнил благ, и богатящихся отпустил ни с чем;
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.Гладните напълни с блага. А богатите отпрати празни.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.голодних сповнив добром, а багатих одіслав упорожнї;
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.רעבים מלא טוב ועשירים שלח ריקם׃
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.اشبع الجياع خيرات وصرف الاغنياء فارغين.
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.叫 飢 餓 的 得 飽 美 食 、 叫 富 足 的 空 手 回 去
Aç olanları iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boş çevirdi.叫 飢餓 的 得飽 美食 、 叫 富足 的 空手 回去
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.A aj, jeden přistoupiv, řekl jemu: Mistře dobrý, co dobrého budu činiti, abych měl život věčný?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.A hľa, istý človek pristúpil k nemu a povedal: Dobrý Učiteľu, čo dobrého mám činiť, aby som mal večný život?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.A oto jeden przystąpiwszy, rzekł mu: Nauczycielu dobry! co dobrego mam czynić, abym miał żywot wieczny?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.Atunci s'a apropiat de Isus un om, şi I -a zis: ,,Învăţătorule, ce bine să fac, ca să am viaţa vecinică?``
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.Då trädde en man fram till honom och sade: »Mästare, vad gott skall jag göra för att få evigt liv?»
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.E eis que se aproximou dele um jovem, e lhe disse: Mestre, que bem farei para conseguir a vida eterna?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.Er kwam een jongeman bij Hem met de vraag: "Goede Meester, wat moet ik doen om het eeuwige leven te krijgen?"
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.És ímé hozzá jövén egy ember, monda néki: Jó mester, mi jót cselekedjem, hogy örök életet nyerjek?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.Et voici, un homme s`approcha, et dit à Jésus: Maître, que dois-je faire de bon pour avoir la vie éternelle?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.He aquí vino uno a él y le dijo: --Maestro, ¿qué cosa buena haré para tener la vida eterna
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.In glej, eden pristopi in mu reče: Dobri učenik, kaj dobrega naj storim, da imam večno življenje?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.어떤 사람이 주께 와서 가로되 선생님이여 내가 무슨 선한 일을 하여야 영생을 얻으리이까
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.Nầy , có một người đến hỏi Ngài rằng : Theo thầy , tôi phải làm_việc lành chi cho được sự sống đời_đời ?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.Nầy, có một người đến hỏi Ngài rằng: Theo thầy, tôi phải làm việc lành chi cho được sự sống đời đời?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.Og se, det kom en til ham og sa: Mester! hvad godt skal jeg gjøre for å få evig liv?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.Og se, en kom til ham og sagde: "Mester! hvad godt skal jeg gøre, for at jeg kan få et evigt Liv?"
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.Και ιδου, προσελθων τις ειπε προς αυτον Διδασκαλε αγαθε, τι καλον να πραξω δια να εχω ζωην αιωνιον;
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.И вот, некто, подойдя, сказал Ему: Учитель благий! что сделать мне доброго, чтобы иметь жизнь вечную?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.И ето един момък дойде при Него и рече: Учителю, какво добро да сторя, за да имам вечен живот?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.І ось один, приступивши, каже Йому: Учителю благий, що доброго робити менї, щоб мати життв вічне?