iyiliği ile cümle
iyiliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Dürüst kişileri kötü yola saptıran Kendi kazdığı çukura düşer. İyiliği, özü sözü bir olanlar miras alacak.Leder man retsindige vild på onde Veje, falder man selv i sin Grav; men de lydefri arver Lykke.
Dürüst kişileri kötü yola saptıran Kendi kazdığı çukura düşer. İyiliği, özü sözü bir olanlar miras alacak.Ten, kto zavádza úprimných na zlú cestu, padne sám do svojej jamy, a bezúhonní zdedia dobré.
Dürüst kişileri kötü yola saptıran Kendi kazdığı çukura düşer. İyiliği, özü sözü bir olanlar miras alacak.Който заблуждава праведните в лош път, Той сам ще падне в своята яма, А непорочните ще наследят добрини.
Dürüst kişileri kötü yola saptıran Kendi kazdığı çukura düşer. İyiliği, özü sözü bir olanlar miras alacak.Совращающий праведных на путь зла сам упадет в свою яму, анепорочные наследуют добро.
Dürüst kişileri kötü yola saptıran Kendi kazdığı çukura düşer. İyiliği, özü sözü bir olanlar miras alacak.משגה ישרים בדרך רע בשחותו הוא יפול ותמימים ינחלו טוב׃
Dürüst kişileri kötü yola saptıran Kendi kazdığı çukura düşer. İyiliği, özü sözü bir olanlar miras alacak.من يضل المستقيمين في طريق رديئة ففي حفرته يسقط هو. اما الكملة فيمتلكون خيرا.
Dürüst kişileri kötü yola saptıran Kendi kazdığı çukura düşer. İyiliği, özü sözü bir olanlar miras alacak.誘 惑 正 直 人 行 惡 道 的 、 必 掉 在 自 己 的 坑 裡 . 惟 有 完 全 人 、 必 承 受 福 分
Dürüst kişileri kötü yola saptıran Kendi kazdığı çukura düşer. İyiliği, özü sözü bir olanlar miras alacak.誘惑 正直 人行 惡道 的 、 必 掉 在 自己 的 坑裡 . 惟有 完全 人 、 必 承受 福分
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Bạn hữu làm cho thương tích, ấy bởi lòng thành tín; Còn sự hôn hít của kẻ ghen ghét lấy làm giả ngụy.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Bạn_hữu làm cho thương_tích , ấy bởi lòng_thành tín ; Còn sự hôn_hít của kẻ ghen_ghét lấy_làm giả ngụy .
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Bezpečnější rány od přítele, než lahodná líbání nenávidícího.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Die Schläge des Liebhabers meinen's recht gut; aber die Küsse des Hassers sind gar zu reichlich.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Fiéis são as feridas dum amigo; mas os beijos dum inimigo são enganosos.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Fieles son las heridas que causa el que ama, pero engañosos son los besos del que aborrece
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Jószándékból valók a barátságos embertõl vett sebek; és temérdek a gyûlölõnek csókja.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Kawan memukul dengan cinta, tetapi musuh merangkul dengan bisa
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.친구의 통책은 충성에서 말미암은 것이나 원수의 자주 입맞춤은 거짓에서 난 것이니라
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Leali sono le ferite di un amico, fallaci i baci di un nemico
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Lepsze są rany od przyjaciela, niż łagodne całowanie człowieka nienawidzącego.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Les blessures d`un ami prouvent sa fidélité, Mais les baisers d`un ennemi sont trompeurs.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Rănile făcute de un prieten dovedesc credincioşia lui, dar sărutările unui vrăjmaş sînt mincinoase. -
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Trofaste er vennens slag, men troløse er fiendens kyss.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Udarci prijateljevi so iz zvestih misli, sovražilec pa mnogo poljublja.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Vännens slag givas i trofasthet, men ovännens kyssar till överflöd.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Vennehånds Hug er ærligt mente, Avindsmands Kys er mange.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Verné sú rany od toho, kto miluje; ale hromadné sú bozky toho, kto nenávidí.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Ystävän lyönnit ovat luotettavat, mutta vihamiehen suutelot ylenpalttiset.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.πληγαι φιλου ειναι πισται φιληματα δε εχθρων πολυαριθμα.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Искренни укоризны от любящего, и лживы поцелуи ненавидящего.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Удари от приятел са искрени, А целувки от неприятел - изобилни.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.נאמנים פצעי אוהב ונעתרות נשיקות שונא׃
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.امينة هي جروح المحب وغاشة هي قبلات العدو.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.朋 友 加 的 傷 痕 出 於 忠 誠 . 仇 敵 連 連 親 嘴 、 卻 是 多 餘
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.朋友 加 的 傷痕 出 於 忠誠 . 仇敵連連親 嘴 、 卻是 多餘
Ed'in iyiliği buydu.Det var Eds vänlighet.
Ed'in iyiliği buydu.Det var Eds venlighed.
Ed'in iyiliği buydu.Ed zrobił to z dobroci.
Ed'in iyiliği buydu.Esa era su forma de serlo.
Ed'in iyiliği buydu.Essa era a simpatia do Ed.
Ed'in iyiliği buydu.Quello è il suo modo di essere gentile.
Ed'in iyiliği buydu.Αυτή ήταν η ευγένεια του Εντ.
Ed'in iyiliği buydu.Это всё доброта Эда.
Elinden geldikçe, İyiliğe hakkı olanlardan iyiliği esirgeme.Älä kiellä tarvitsevalta hyvää, milloin sitä tehdä voit.
Elinden geldikçe, İyiliğe hakkı olanlardan iyiliği esirgeme.Chớ từ chối làm lành cho kẻ nào xứng đáng, Miễn là tay con có quyền làm điều ấy.
Elinden geldikçe, İyiliğe hakkı olanlardan iyiliği esirgeme.Chớ từ_chối làm_lành cho kẻ nào xứng_đáng , Miễn_là tay con có quyền làm điều ấy .
Elinden geldikçe, İyiliğe hakkı olanlardan iyiliği esirgeme.Geef, als je kunt, ieder wat hem toekomt.
Elinden geldikçe, İyiliğe hakkı olanlardan iyiliği esirgeme.네 손이 선을 베풀 힘이 있거든 마땅히 받을 자에게 베풀기를 아끼지 말며
Elinden geldikçe, İyiliğe hakkı olanlardan iyiliği esirgeme.Nægt ikke den trængende Hjælp, når det står i din Magt at hjælpe;
Elinden geldikçe, İyiliğe hakkı olanlardan iyiliği esirgeme.Não negues o bem a quem de direito, estando no teu poder fazê-lo.
Elinden geldikçe, İyiliğe hakkı olanlardan iyiliği esirgeme.Ne fogd meg a jótéteményt azoktól, a kiket illet, ha hatalmadban van annak megcselekedése.
Elinden geldikçe, İyiliğe hakkı olanlardan iyiliği esirgeme.Neka icke den behövande din hjälp, är det står i din makt att giva den.
Elinden geldikçe, İyiliğe hakkı olanlardan iyiliği esirgeme.Nekt ikke de trengende din hjelp, når det står i din makt å gi den!
Elinden geldikçe, İyiliğe hakkı olanlardan iyiliği esirgeme.Ne odtezaj dobrotnosti njim, katerim je je treba, ko jo more storiti roka tvoja.
Elinden geldikçe, İyiliğe hakkı olanlardan iyiliği esirgeme.Ne refuse pas un bienfait à celui qui y a droit, Quand tu as le pouvoir de l`accorder.
Elinden geldikçe, İyiliğe hakkı olanlardan iyiliği esirgeme.Nezadržíš dobrodenia tým, ktorým patrí, keď je to v moci tvojej ruky vykonať to.
Elinden geldikçe, İyiliğe hakkı olanlardan iyiliği esirgeme.Nezadržuj dobrodiní potřebujícím, když s to býti můžeš, abys je činil.
Elinden geldikçe, İyiliğe hakkı olanlardan iyiliği esirgeme.Nie zbraniaj się dobrze czynić potrzebującemu, gdy cię na to stanie, abyś dobrze czynił.
Elinden geldikçe, İyiliğe hakkı olanlardan iyiliği esirgeme.No niegues un bien a quien es debido, teniendo poder para hacerlo
Elinden geldikçe, İyiliğe hakkı olanlardan iyiliği esirgeme.Non negare un beneficio a chi ne ha bisogno, se è in tuo potere il farlo
Elinden geldikçe, İyiliğe hakkı olanlardan iyiliği esirgeme.Nu opri o binefacere celui ce are nevoie de ea, cînd poţi s'o faci.