iyiliği ile cümle
iyiliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Belki de ihtiyacımız olan şey, hükümette, herkesin... ...iyiliği için çalışacak etiğe sahip insanlardır.Ehkä hallitukseen tarvitaan eettisiä ihmisiä, jotka työskentelisivät kaikkien hyvinvoinnin puolesta.
Belki de ihtiyacımız olan şey, hükümette, herkesin... ...iyiliği için çalışacak etiğe sahip insanlardır.Mogoče bi potrebovali etične ljudi v vladi, ki bi sodelovali za blaginjo vseh.
Belki de ihtiyacımız olan şey, hükümette, herkesin... ...iyiliği için çalışacak etiğe sahip insanlardır.Možná jsou zapotřebí etičtí lidé ve vládě kteří budou pracovat ve prospěch prosperity všech.
Belki de ihtiyacımız olan şey, hükümette, herkesin... ...iyiliği için çalışacak etiğe sahip insanlardır.Peut-être avons-nous besoin de personnes éthiques au gouvernement qui travailleront au bien-être de tous.
Belki de ihtiyacımız olan şey, hükümette, herkesin... ...iyiliği için çalışacak etiğe sahip insanlardır.Probabil că soluţia ar fi să avem politicieni etici în guverne, care să aibă ca interes bunăstarea tuturor.
Belki de ihtiyacımız olan şey, hükümette, herkesin... ...iyiliği için çalışacak etiğe sahip insanlardır.Può darsi che siano necessarie persone etiche al governo che si adoperino per il benessere di tutti.
Belki de ihtiyacımız olan şey, hükümette, herkesin... ...iyiliği için çalışacak etiğe sahip insanlardır.Talán csak erkölcsös emberekre van szükség a kormányban, akik valóban a közösség jólétéért harcolnak?
Belki de ihtiyacımız olan şey, hükümette, herkesin... ...iyiliği için çalışacak etiğe sahip insanlardır.Vielleicht brauchen wir ethische Leute in der Regierung die für das Wohlergehen Aller arbeiten.
Belki de ihtiyacımız olan şey, hükümette, herkesin... ...iyiliği için çalışacak etiğe sahip insanlardır.Wellicht zijn er ethische mensen nodig in regeringen die willen werken aan het welzijn van iedereen.
Belki de ihtiyacımız olan şey, hükümette, herkesin... ...iyiliği için çalışacak etiğe sahip insanlardır.Возможно, в правительстве просто нужны честные люди, которые бы работали над благополучием всех людей.
Belki de ihtiyacımız olan şey, hükümette, herkesin... ...iyiliği için çalışacak etiğe sahip insanlardır.Може би се нуждаем от етични хора в правителството, които да работят за общото благо.
Belki de ihtiyacımız olan şey, hükümette, herkesin... ...iyiliği için çalışacak etiğe sahip insanlardır.ربما نحن بحاجة الى اشخاص أخلاقيين في الحكم الذين يعملون لصالح الجميع.
Beni çok cesaretlendirdiniz, ben de iyiliğinizin karşılığını vermek istiyorum.Dając mi super-wsparcie, pragnę więc się odwdzięczyć.
Beni çok cesaretlendirdiniz, ben de iyiliğinizin karşılığını vermek istiyorum.Dokonca ma ohromne podporujete, a tak vám to chcem oplatiť.
Beni çok cesaretlendirdiniz, ben de iyiliğinizin karşılığını vermek istiyorum.E lo state facendo anche voi! super-incoraggiandomi, quindi vi rendo il favore.
Beni çok cesaretlendirdiniz, ben de iyiliğinizin karşılığını vermek istiyorum.E se todos nós estamos no mesmo time, vamos começar a agir como tal!
Beni çok cesaretlendirdiniz, ben de iyiliğinizin karşılığını vermek istiyorum.Ihr unterstützt mich so mega gut, ich möchte mich revanchieren.
Beni çok cesaretlendirdiniz, ben de iyiliğinizin karşılığını vermek istiyorum.Jullie moedigen zelfs mij superhard aan, Dus ik wil dat ook voor jullie doen.
Beni çok cesaretlendirdiniz, ben de iyiliğinizin karşılığını vermek istiyorum.Ni uppmanar mig jättemycket så jag vill ge tillbaka.
Beni çok cesaretlendirdiniz, ben de iyiliğinizin karşılığını vermek istiyorum.Вы очень вдохновляете меня, Так что я хочу вернуть долг.
Beni çok cesaretlendirdiniz, ben de iyiliğinizin karşılığını vermek istiyorum.حتى تشجيعي بشكل عظيم أنا سأنظم لهذا الإعتقاد
Bu iyiliğini asla unutmayacağım!Ich werd' dir das niemals vergessen!
Bu iyiliğini asla unutmayacağım!Jag ska aldrig glömma din vänlighet!
Bu iyiliğini asla unutmayacağım!Je n'oublierais jamais ta bonté !
Bu iyiliğini asla unutmayacağım!Mình sẽ không bao giờ quên ơn cậu đâu!
Bu iyiliğini asla unutmayacağım!Niciodata n-am sa-ti uit bunatatea!
Bu iyiliğini asla unutmayacağım!Nigdy nie zapomnimy Twojej dobroci!
Bu iyiliğini asla unutmayacağım!Nikdy ti to nezapomenu!
Bu iyiliğini asla unutmayacağım!Non dimenticherò mai il tuo buon cuore!
Bu iyiliğini asla unutmayacağım!We zullen nooit jouw goedheid vergeten!
Bu iyiliğini asla unutmayacağım!Δε θα ξεχάσω ποτέ την καλοσύνη σου!
Bu iyiliğini asla unutmayacağım!Никога няма да забравя добротата ти!
Bu iyiliğini asla unutmayacağım!Я никогда не забуду твоей доброты!
Burada soru, şempanzeler başkalarının iyiliğini düşünüyorlar mı?De vraag was of chimpansees geven om het welzijn van een ander.
Burada soru, şempanzeler başkalarının iyiliğini düşünüyorlar mı?침판지들이 다른 동물의 복지에 대한 애타심을 가지고 있냐는 것이였죠.
Burada soru, şempanzeler başkalarının iyiliğini düşünüyorlar mı?lợi ích của ai đó khác hay không?
Burada soru, şempanzeler başkalarının iyiliğini düşünüyorlar mı?Pytanie brzmi: czy szympansy obchodzi dobro kogoś innego?
Burada soru, şempanzeler başkalarının iyiliğini düşünüyorlar mı?Siinä pohditaan, välittävätkö simpanssit jonkun toisen hyvinvoinnista.
Burada soru, şempanzeler başkalarının iyiliğini düşünüyorlar mı?Запитання звучить так: чи турбуються шимпанзе про добробут інших?
Burada soru, şempanzeler başkalarının iyiliğini düşünüyorlar mı?כשהשאלה היא האם איכפת לשימפנזים מרווחתו של האחר.
Burada soru, şempanzeler başkalarının iyiliğini düşünüyorlar mı?حيث السؤال هو، هل يهتم الشمبانزيات برفاهية أحد آخر؟
Burada soru, şempanzeler başkalarının iyiliğini düşünüyorlar mı?思いやる事が出来るのか ということです 何十年にもわたって
Bu sebepten ötürü, esas derdimiz kar değil, tüm dünyadaki insanların iyiliği olurdu.Daher wäre unser Hauptanliegen nicht länger Gewinn, sondern das Wohlbefinden aller Menschen in der Welt.
Bu sebepten ötürü, esas derdimiz kar değil, tüm dünyadaki insanların iyiliği olurdu.Därför är inte vårt huvudbekymmer vinster det är alla världens människors välbefinnande.
Bu sebepten ötürü, esas derdimiz kar değil, tüm dünyadaki insanların iyiliği olurdu.Pertanto il nostro obbiettivo non sarà il profitto sara il benessere della specie uman in tutto il mondo.
Bu sebepten ötürü, esas derdimiz kar değil, tüm dünyadaki insanların iyiliği olurdu.Portanto, a nossa maior preocupação não é o lucro É o bem-estar dos seres humanos por todo o mundo.
Bu sebepten ötürü, esas derdimiz kar değil, tüm dünyadaki insanların iyiliği olurdu.Sen vuoksi, meidän suurin huolenaiheemme ei ole voitto, vaan se on ihmisten hyvinvointi kaikkialla maailmassa.
Bu sebepten ötürü, esas derdimiz kar değil, tüm dünyadaki insanların iyiliği olurdu.Следователно, главната ни грижа не е печалбата, а благоденствието на хората по целия свят.
Bu sebepten ötürü, esas derdimiz kar değil, tüm dünyadaki insanların iyiliği olurdu.Следовательно, наша главная цель будет не доход, а благополучие всех людей на земле.
Bu son iyiliğim.Sana güveniyorum.C'est la dernière fois ! Je compte sur toi.
Bu son iyiliğim.Sana güveniyorum.Das ist meine letzte Bitte. Ich zähle auf dich.
Bu son iyiliğim.Sana güveniyorum.Detta är min sista tjänst. Jag räknar med dig.
Bu son iyiliğim.Sana güveniyorum.Dit is mijn laatste gunst. Ik reken op je.
Bu son iyiliğim.Sana güveniyorum.Este ultima favoare pe care ti-o cer. Contez pe tine.
Bu son iyiliğim.Sana güveniyorum.Ini permintaan terakhirku. Aku percaya padamu.
Bu son iyiliğim.Sana güveniyorum.Lần này là lần cuối! Anh đặt niềm tin vào em đó!
Bu son iyiliğim.Sana güveniyorum.Questo è l'ultimo favore che ti chiedo. Conto su di te.
Bu son iyiliğim.Sana güveniyorum.Τελευταία χάρη. Βασίζομαι πάνω σου.
Bu son iyiliğim.Sana güveniyorum.Это моя последняя просьба. Полагаюсь на тебя.
Bu süreçler, tüm insanların iyiliği içindir.Acestea sunt procese care ajuto toti oamenii.