iyiliği ile cümle

iyiliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Yusuf'un iyiliğini istediğimiz halde, onu niçin bize emniyet etmiyorsun?Why is it that you do not trust us with Joseph?
İşte böyle. Kim Allah'ın yasaklarına saygı gösterirse, bu Rabbinin katında kendi iyiliğinedir.That, and whoever venerates the sacraments of Allah, that is better for him with his Lord.
İyilik, Allah'tan korkanın iyiliğidir.But righteousness is he who wardsoff (sin).
ALLAH'a ve ahiret gününe inanırlar, iyiliği öğütler kötülükten sakındırır ve iyi işlere koşuşurlar.who believe in Allah and the Last Day, who order honor and forbid dishonor and race in good works.
Tüm insanların iyiliğine!FOR The good of all people!
Kızın iyiliğinin azami önem arz ettiğini anladığımıza gerçekten inanmak istiyorum.I really want to believe that we understand the welfare of the child is of utmost importance.
"Onların iyiliği için bizimle birlikte çalışın."Work with us for their benefit.
Strpce halkının iyiliğini isteyen herkese kapımız açık.Anyone who wishes good to the people in Strpce is welcome.
Bu yüzden, böyle bir politikayı kınayanlar BH'nin iyiliğini istememektedirler.Therefore, all those who condemn such a policy do not wish well for BiH.
Artık vatandaşlarımızın iyiliği için mütekabiliyet esasını devreye sokmanın zamanı geldi.Well, now it's time to put reciprocity for the benefit of citizens.
Bayan Traykovski şöyle devam etti: "O tüm benliğini vatanının iyiliğine adadı.""He invested all his being to the welfare of the homeland."
Kendi iyiliğiniz için buna son verin.And do not say, "Three"; desist - it is better for you.
İyiliğin, doğuştan gelen insan doğasından çok, pratik ve disiplinden geldiğine inanıyordu.Goodness, he believed, came more from practice and discipline than from innate human nature.
Çoğunluğun iyiliği...Die Feinheit der Ökonomie ....
Bunu sadece liderleri tarafından yanlış yönlendirilen İsrail halkının iyiliği için yaptım.Damit wurde er auch zum Wegbereiter der erst nach seinem Wirken erfolgten Anerkennung der jüdischen Gemeinde.
İyiliğinizi takdir ediyorum.J'apprécie votre bonté.
Ben senin iyiliğin için ne kadar teşekkür etsem azdır.Je ne vous remercierai jamais assez de votre gentillesse.
Onun iyiliğine kandım.Je me suis laissé abuser par sa gentillesse.
Salus ægroti suprema lex Hastanın iyiliği en üstün yasadır.Salus aegroti suprema lex « La santé du malade est la loi suprême. » Glose sur le serment d’Hippocrate.
Ona göre kötülük, iyiliğin yokluğudur.Selon lui, le mal, c’est de ne pouvoir supporter le mal.
Saruman bu iyiliği karşılıksız bırakmış, sadece dinlemekle yetinmiştir.C’est bien Marie qui a choisi la meilleure part ; elle ne lui sera pas enlevée ».
Çoğunluğun iyiliği...La gran familia...
Ancak uzun vadede, bu onun iyiliğine olmamıştır.A largo plazo, sin embargo, esto no jugó a su favor.
Örneğin iyiliğin ne olduğu sorulsa, Tanrı'nın bir örneksenmesi denilebilir.Claro que hay que ver qué se quiere decir cuando se habla de ser un ejemplo.
Oğluna en büyük iyiliği, sadece bu şekilde yapacağını düşünmektedir.Su nieto desea ser mejor que él.
Tom, Summer’ın davranışlarını anlamasa da onun iyiliğini istediğini söyler.Summer pone su mano sobre la de Tom y le dice que está contenta de ver que está bien.
İsteyecek bir iyiliğim var.Ho un favore da chiedere.
Bu Allah'ın vadettiği (söz verdiği) sevap ve iyiliğin, tehdit ettiği cezanın gerçekleşeceğine inanmaktır.Diviene quindi giustamente soggetto al giudizio e alle afflizioni impostegli da Allah.
Ancak bu sefer yapacakları çakallıklar bir kişinin iyiliği içindir. .Le cause dell'espansione del nucleo però, questa volta non sono ad opera dell'uomo.
Pro bono Latince'de "toplumun iyiliği için" manasına gelmektedir.Il motto è "Pro Bono Publico-per il bene pubblico."
Bu rekabet süresince Shawn, iyiliği temsil etti.Nel corso della competizione, Snyder ha migliorato il record dei campionati.
Çoğunluğun iyiliği...Se la felicità....
Salus ægroti suprema lex Hastanın iyiliği en üstün yasadır.Nella parte superiore si può leggere la scritta salus publica suprema lex esto.
İyiliğin için sana derinden minnettarım.Я глубоко благодарен тебе за твою доброту.
Nasıl olur? Tanrı'dan gelen iyiliği kabul edelim de kötülüğü kabul etmeyelim mi?Неужели доброе мы будем принимать от Бога, а злого не будем принимать?
Ak (Ağ): Suyu, gökyüzünü, iyiliği, dayanışmayı, çift rakamları içerir.Обитает он в различных быличках под водой, землёй, в горе или на ней, либо на небе.
Bu Allah'ın vadettiği (söz verdiği) sevap ve iyiliğin, tehdit ettiği cezanın gerçekleşeceğine inanmaktır.Аллах призывает на зло отвечать добром и верой в Аллаха.
Hikâye, insanların iyiliği için her şeyini feda eden yedi genç üzerine kuruludur.Иногда можно увидеть, как Три Закона в шутку относят к чему-либо, что создано для блага человека.
Aynı konuşmasında Yahudilerin, Alman halkının iyiliği için yok edilmeleri gerektiğini söyledi.По городу ходили слухи о том, что немцы будут уничтожать евреев.
Çoğunluğun iyiliği...Подвиг народа..
Tanrı'dan gelen iyiliği kabul edelim de kötülüğü kabul etmeyelim mi?" dedi.Иов отвечает ей: «Приемлем мы от Бога добро — ужели не примем от Него зло?».
Peygamberlerin dile getirdiğine göre, kurban etme eylemine kişinin dahili ahlak ve iyiliği eşlik etmelidir.في زمن وفاته أثنى عليه الكثيرون بشخصيته المحبوبة وأعماله الخيرية.
Çoğunluğun iyiliği...جودة الحياة ...
Zuko'nun yolculuğunda ona çok destek olur ve hep onun iyiliğini düşünür.أفضل صديق لأزوما، ويدعمه في كل ما يفعله.
Yeraltı Edebiyatı anlayışında kötülük artık iyiliğin zıddı değil, yeni bir yaşam biçimidir.بالنسبة لفيليبس، الإيمان بالله ليس إفتراض ذو قيمة حقيقة ولكنه شكل من أشكال الحياة.
Tanrı'dan gelen iyiliği kabul edelim de kötülüğü kabul etmeyelim mi?" dedi.نسأل الله أن يُحسن لنا وله الخاتمة، وأن يتقبَّل منَّا ومنه الحسنات، ويغفر لنا وله السيِّئات.
Tanrı'dan gelen iyiliği kabul edelim de kötülüğü kabul etmeyelim mi?" dedi.Quem nos mostrará o germe desnudado da criação perfeita do Senhor?”
Çoğunluğun iyiliği...The Good Wife ....
Ona göre kötülük, iyiliğin yokluğudur.Assim também, o mal é simplesmente a ausência do bem.
Bu Allah'ın vadettiği (söz verdiği) sevap ve iyiliğin, tehdit ettiği cezanın gerçekleşeceğine inanmaktır.O deus do bem (Mazda) e o deus do mal (Arimã) lutavam constantemente e isso era pregado por Zaratustra.
Tanrı'dan gelen iyiliği kabul edelim de kötülüğü kabul etmeyelim mi?" dedi.Hierop antwoordde Job: "Zouden wij het goede van God ontvangen, en het kwade niet?"
Ancak uzun vadede, bu onun iyiliğine olmamıştır.Zoals in eerdere gevallen was dit over het algemeen niet in hun voordeel.
Ülkesinin iyiliğinden çok kendi şahsi iyiliğinin peşinde koşmakla itham edilir.Veel individuen werden voor hun persoonlijk welzijn aangetrokken door de nieuwe religie.
Bunu sadece liderleri tarafından yanlış yönlendirilen İsrail halkının iyiliği için yaptım.Hij werd hiervoor na de oorlog door de staat Israël geëerd als Rechtvaardige onder de Volkeren.
Çoğunluğun iyiliği...Op het overlijden van ...
Normallik sınamalarının amacı verilmiş bir veri dizisinin normal dağılıma uygunluk iyiliğinin incelenmesidir.Mówimy zatem, że wartość średnia z próby jest estymatorem wartości oczekiwanej rozkładu normalnego.
Halime ismi yumuşak huylu, başkalarının iyiliği için çalışan kimse anlamına gelmektedir.Imię to oznacza człowieka dobrze wyrażającego się, dobrze życzącego drugiemu człowiekowi.
Ona göre kötülük, iyiliğin yokluğudur.Zło jest brakiem dobra i nie ma swej substancji.
Salus ægroti suprema lex Hastanın iyiliği en üstün yasadır.Na rancie umieszczono wklęsły napis SALUS REIPUBLICAE SUPREMA LEX (dobro Rzeczypospolitej najwyższym prawem).
Salus ægroti suprema lex Hastanın iyiliği en üstün yasadır.Ordspråket Salus publica suprema lex esto uttyds: Den allmänna välfärden vare högsta lag.

İlgili Sayfalar