iyiliği ile cümle

iyiliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Onlarca yıl bunu sadece insanların yapabildiği düşünüldü, sadece insanlar başkalarının iyiliğini düşünür.他人の幸せを思いやれるのは 人間だけだと 思われてきました そこで我々は 単純な実験をしました
Onlar Gaia'nın iyileşmesi, toplulukların kurulması ve bizim iyiliğimiz için teknolojilerini sundular.En pendant que nous y sommes, n'oublions pas les appareils à énergie libre.
o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa, ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim.만일 그들이 나 보기에 악한 것을 행하여 내 목소리를 청종치 아니하면 내가 그에게 유익케 하리라 한 선에 대하여 뜻을 돌이키리라
o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa, ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim.nếu nước ấy làm điều ác trước mắt ta và không nghe tiếng ta, thì ta sẽ đổi ý ta đã định xuống phước cho nó.
o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa, ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim.nếu nước ấy làm điều ác trước_mắt ta và không nghe tiếng ta , thì ta sẽ đổi ý ta đã định xuống phước cho nó .
o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa, ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim.Pero si hace lo malo ante mis ojos, no obedeciendo mi voz, desistiré del bien que había prometido hacerle
o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa, ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim.tapi kemudian bangsa itu tidak taat kepada-Ku lalu melakukan yang jahat, maka niat-Ku itu akan Kubatalkan.
o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa, ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim.ועשה הרעה בעיני לבלתי שמע בקולי ונחמתי על הטובה אשר אמרתי להיטיב אותו׃
o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa, ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim.فتفعل الشر في عينيّ فلا تسمع لصوتي فاندم عن الخير الذي قلت اني احسن اليها به
o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa, ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim.他 們 若 行 我 眼 中 看 為 惡 的 事 、 不 聽 從 我 的 話 、 我 就 必 後 悔 、 不 將 我 所 說 的 福 氣 賜 給 他 們
o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa, ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim.他 們若 行 我 眼 中看 為惡 的 事 、 不 聽從 我的話 、 我 就 必 後 悔 、 不 將 我 所 說 的 福氣 賜給 他 們
O yüzden diğer insanların iyiliği için kafanı kullanmalısın.Так используй же свои возможности, чтобы помочь другим.
O yüzden diğer insanların iyiliği için kafanı kullanmalısın.אז אתה חייב להשתמש בראש שלך, לטובת אנשים אחרים
O yüzden diğer insanların iyiliği için kafanı kullanmalısın.لذا يجب عليك ان تستخدم عقلك من اجل الناس الآخرين
O yüzden diğer insanların iyiliği için kafanı kullanmalısın.持てる物が多い人は 分けてあげないといけないと思って
O yüzden diğer insanların iyiliği için kafanı kullanmalısın.Γι'αυτό πρέπει να χρησιμοποήσεις το μυαλό σου προς όφελος άλλων ανθρώπων.
O yüzden diğer insanların iyiliği için kafanı kullanmalısın.Просто трябва да използваш главата си за доброто на другите.
O yüzden diğer insanların iyiliği için kafanı kullanmalısın.Also musst du deinen Kopf für die Sache der anderen Leute einsetzen.
O yüzden diğer insanların iyiliği için kafanı kullanmalısın.Asa ca trebuie sa iti folosesti mintea pentru binele altora.
O yüzden diğer insanların iyiliği için kafanı kullanmalısın.Donc tu dois utiliser ta tête pour le bien d'autres personnes.
O yüzden diğer insanların iyiliği için kafanı kullanmalısın.Dus je moet je hoofd gebruiken voor omwille van andere mensen
O yüzden diğer insanların iyiliği için kafanı kullanmalısın.Jadi kau harus menggunakan otakmu untuk kebaikan orang lain.
O yüzden diğer insanların iyiliği için kafanı kullanmalısın.좋은 머리 사람들위에 써야지
O yüzden diğer insanların iyiliği için kafanı kullanmalısın.Musisz użyć swojej głowy dla dobra innych ludzi
O yüzden diğer insanların iyiliği için kafanı kullanmalısın.Quindi devi usare la tua testa per il bene delle altre persone.
O yüzden diğer insanların iyiliği için kafanı kullanmalısın.Så du behöver använda huvudet för att hjälpa andra personer.
O yüzden diğer insanların iyiliği için kafanı kullanmalısın.Takže, môžeš použiť aj svoju hlavu na ochranu iných .
O yüzden diğer insanların iyiliği için kafanı kullanmalısın.Vậy thì cậu phải sử dụng cái đầu của mình cho lợi ích của người khác chứ.
"Punk Farm" bebek odası gördüm --ki bu, beni uzun vadede çocuğun iyiliği için endişelendirdi.--"Punk Farm" gyerekszobát, ami mondjuk egy kicsit aggaszt a gyerek hosszútávú jóléte miatt.
"Punk Farm" bebek odası gördüm --ki bu, beni uzun vadede çocuğun iyiliği için endişelendirdi.--Vi um quarto de bebé da "Fazenda Punk", o que me deixa um pouco nervoso com o futuro bem-estar da criança.
Şekem de Dinanın babasıyla kardeşlerine, ‹‹Bana bu iyiliği yapın, ne isterseniz veririm›› dedi,Aj Sichem hovoril jej otcovi a jej bratom: Nech najdem milosť vo vašich očiach, a čo mi poviete, dám.
Şekem de Dinanın babasıyla kardeşlerine, ‹‹Bana bu iyiliği yapın, ne isterseniz veririm›› dedi,Depois disse Siquém ao pai e aos irmãos dela: Ache eu graça aos vossos olhos, e darei o que me disserdes;
Şekem de Dinanın babasıyla kardeşlerine, ‹‹Bana bu iyiliği yapın, ne isterseniz veririm›› dedi,I mówił też Sychem do ojca jej, i braci jej: Niech znajdę łaskę w oczach waszych, a co mi rzeczecie, to dam.
Şekem de Dinanın babasıyla kardeşlerine, ‹‹Bana bu iyiliği yapın, ne isterseniz veririm›› dedi,In Sihem reče očetu deklice in bratom njenim: Milost naj najdem v vaših očeh, in kar mi ukažete, dam.
Şekem de Dinanın babasıyla kardeşlerine, ‹‹Bana bu iyiliği yapın, ne isterseniz veririm›› dedi,세겜도 디나의 아비와 남형들에게 이르되 나로 너희에게 은혜를 입게 하라 너희가 내게 청구하는 것은 내가 수응하리니
Şekem de Dinanın babasıyla kardeşlerine, ‹‹Bana bu iyiliği yapın, ne isterseniz veririm›› dedi,Mluvil i Sichem otci jejímu, a bratřím jejím: Nechť naleznu milost před očima vašima, dám, co mi koli díte.
Şekem de Dinanın babasıyla kardeşlerine, ‹‹Bana bu iyiliği yapın, ne isterseniz veririm›› dedi,Sichem dit au père et aux frères de Dina: Que je trouve grâce à vos yeux, et je donnerai ce que vous me direz.
Şekem de Dinanın babasıyla kardeşlerine, ‹‹Bana bu iyiliği yapın, ne isterseniz veririm›› dedi,Sihem a zis tatălui şi fraţilor Dinei: ,,Să capăt trecere înaintea voastră, şi vă voi da ce-mi veţi cere.
Şekem de Dinanın babasıyla kardeşlerine, ‹‹Bana bu iyiliği yapın, ne isterseniz veririm›› dedi,Тоже и Сихем рече на баща й и на братята й: Само да придобия вашето благоволение, каквото ми кажете ще дам.
Şekem de Dinanın babasıyla kardeşlerine, ‹‹Bana bu iyiliği yapın, ne isterseniz veririm›› dedi,ויאמר שכם אל אביה ואל אחיה אמצא חן בעיניכם ואשר תאמרו אלי אתן׃
Şekem de Dinanın babasıyla kardeşlerine, ‹‹Bana bu iyiliği yapın, ne isterseniz veririm›› dedi,ثم قال شكيم لابيها ولاخوتها دعوني اجد نعمة في اعينكم. فالذي تقولون لي اعطي.
Şekem de Dinanın babasıyla kardeşlerine, ‹‹Bana bu iyiliği yapın, ne isterseniz veririm›› dedi,示 劍 對 女 兒 的 父 親 和 弟 兄 們 說 、 但 願 我 在 你 們 眼 前 蒙 恩 . 你 們 向 我 要 甚 麼 我 必 給 你 們
Şekem de Dinanın babasıyla kardeşlerine, ‹‹Bana bu iyiliği yapın, ne isterseniz veririm›› dedi,示劍 對女兒 的 父親 和 弟兄 們說 、 但願 我 在 你 們眼前 蒙恩 . 你 們向 我 要 甚麼 我 必給 你 們
Sen başkalarının iyiliği ve mutluluğu için olduğunu düşün fakat başka kimse öyle bakmıyor, değil mi?Chciałbyś, żeby służyła ludziom, ich szczęściu... Ale nikt inny tak tego nie widzi.
Sen başkalarının iyiliği ve mutluluğu için olduğunu düşün fakat başka kimse öyle bakmıyor, değil mi?Du vil have, at den skal bruges til gode ting, - - men ingen andre ser sådan på det.
Sen başkalarının iyiliği ve mutluluğu için olduğunu düşün fakat başka kimse öyle bakmıyor, değil mi?Du vill att den ska användas till goda saker- -men de andra ser det inte så.
Sen başkalarının iyiliği ve mutluluğu için olduğunu düşün fakat başka kimse öyle bakmıyor, değil mi?Magari tu vuoi usarla a favore degli altri, per la felicitā, ma nessun altro la pensa cosė, non ti pare?
Sen başkalarının iyiliği ve mutluluğu için olduğunu düşün fakat başka kimse öyle bakmıyor, değil mi?Queres que seja a bem dos outros e pela felicidade deles, mas mais ninguém a encara assim, pois não?
Sen başkalarının iyiliği ve mutluluğu için olduğunu düşün fakat başka kimse öyle bakmıyor, değil mi?Toivot, että sillä voi auttaa toisia ja tuoda onnea- -mutta kukaan muu ei näe sitä samoin.
Sen başkalarının iyiliği ve mutluluğu için olduğunu düşün fakat başka kimse öyle bakmıyor, değil mi?Tú crees que es para el bien de los demás, que creará felicidad, pero nadie más lo percibe así, ¿verdad?
Sen başkalarının iyiliği ve mutluluğu için olduğunu düşün fakat başka kimse öyle bakmıyor, değil mi?Εύχεσαι να ήταν για το καλό των άλλων και την ευτυχία, αλλά κανείς άλλος δεν το βλέπει έτσι.
Sen başkalarının iyiliği ve mutluluğu için olduğunu düşün fakat başka kimse öyle bakmıyor, değil mi?Может, ты хочешь сделать это во благо других, ради счастья, но ведь никто так не считает.
Seni seviyorum, Sita. Aşk bana karşı kördü, şimdiyse iyiliğimi istiyor.愛は目もくれず でも今は優しくて
Sınıfımızı kurtar, sadece bu seferlik! Bu iyiliğini asla unutmayacağım!Zachráň našu triedu len tento jediný raz!<br />Nikdy ti to nezabudnem!
Sınıfımızı kurtar, sadece bu seferlik! Bu iyiliğini asla unutmayacağım!תציל את הכיתה שלנו, רק הפעם! אני לא אשכח לך את זה
Sınıfımızı kurtar, sadece bu seferlik! Bu iyiliğini asla unutmayacağım!ساعد صفنا ,فقط هذه المرة , انا لن انسى ابدا عطفك
Sınıfımızı kurtar, sadece bu seferlik! Bu iyiliğini asla unutmayacağım!忘れませ~ん!
Sonra RAB bana, ‹‹Bu halkın iyiliği için yalvarma›› dedi,--Además me dijo Jehovah--: No ores por el bien de este pueblo
Sonra RAB bana, ‹‹Bu halkın iyiliği için yalvarma›› dedi,De HERE droeg mij opnieuw op: "Vraag Mij niet langer deze mensen te zegenen. Bid niet meer voor hen.
Sonra RAB bana, ‹‹Bu halkın iyiliği için yalvarma›› dedi,Disse-me ainda o Senhor: Não rogues por este povo para seu bem.

İlgili Sayfalar