iyiliği ile cümle
iyiliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Sonra RAB bana, ‹‹Bu halkın iyiliği için yalvarma›› dedi,Ðức Giê-hô-va lại phán cùng tôi rằng: Chớ cầu sự lành cho dân nầy.
Sonra RAB bana, ‹‹Bu halkın iyiliği için yalvarma›› dedi,Ðức_Giê - hô-va lại phán cùng tôi rằng : Chớ cầu sự lành cho dân nầy .
Sonra RAB bana, ‹‹Bu halkın iyiliği için yalvarma›› dedi,És mondá nékem az Úr: Ne könyörögj e népért, az õ javára.
Sonra RAB bana, ‹‹Bu halkın iyiliği için yalvarma›› dedi,Et l`Éternel me dit: N`intercède pas en faveur de ce peuple.
Sonra RAB bana, ‹‹Bu halkın iyiliği için yalvarma›› dedi,Il Signore mi ha detto: «Non intercedere a favore di questo popolo, per il suo benessere
Sonra RAB bana, ‹‹Bu halkın iyiliği için yalvarma›› dedi,In GOSPOD mi je velel: Nikar ne prosi temu ljudstvu v prid!
Sonra RAB bana, ‹‹Bu halkın iyiliği için yalvarma›› dedi,Ja Herra sanoi minulle: "Älä rukoile tämän kansan puolesta, sen hyväksi.
Sonra RAB bana, ‹‹Bu halkın iyiliği için yalvarma›› dedi,여호와께서 또 내게 이르시되 너는 이 백성을 위하여 복을 구하지 말라
Sonra RAB bana, ‹‹Bu halkın iyiliği için yalvarma›› dedi,Och HERREN sade till mig: Du må icke bedja om något gott för detta folk.
Sonra RAB bana, ‹‹Bu halkın iyiliği için yalvarma›› dedi,Og HERREN sagde til mig: "Bed ikke om Lykke for dette Folk!
Sonra RAB bana, ‹‹Bu halkın iyiliği için yalvarma›› dedi,Og Herren sa til mig: Du skal ikke bede om noget godt for dette folk.
Sonra RAB bana, ‹‹Bu halkın iyiliği için yalvarma›› dedi,Potem rzekł Pan do mnie: Nie módl się za tym ludem.
Sonra RAB bana, ‹‹Bu halkın iyiliği için yalvarma›› dedi,Potom mi riekol Hospodin: Nemodli sa za tento ľud na jeho dobré.
Sonra RAB bana, ‹‹Bu halkın iyiliği için yalvarma›› dedi,Potom řekl ke mně Hospodin: Nemodl se za lid tento k dobrému.
Sonra RAB bana, ‹‹Bu halkın iyiliği için yalvarma›› dedi,Şi Domnul mi -a zis: ,,Nu mijloci pentru poporul acesta!
Sonra RAB bana, ‹‹Bu halkın iyiliği için yalvarma›› dedi,TUHAN berkata kepadaku, "Jangan minta Aku menolong orang-orang itu
Sonra RAB bana, ‹‹Bu halkın iyiliği için yalvarma›› dedi,Und der HERR sprach zu mir: Du sollst nicht für dies Volk um Gnade bitten.
Sonra RAB bana, ‹‹Bu halkın iyiliği için yalvarma›› dedi,Και ειπε Κυριος προς εμε, Μη προσευχου υπερ του λαου τουτου δια καλον.
Sonra RAB bana, ‹‹Bu halkın iyiliği için yalvarma›› dedi,И рече им Господ: Недей се моли за доброто на тия люде.
Sonra RAB bana, ‹‹Bu halkın iyiliği için yalvarma›› dedi,И сказал мне Господь: ты не молись о народе сем во благо ему.
Sonra RAB bana, ‹‹Bu halkın iyiliği için yalvarma›› dedi,ויאמר יהוה אלי אל תתפלל בעד העם הזה לטובה׃
Sonra RAB bana, ‹‹Bu halkın iyiliği için yalvarma›› dedi,وقال الرب لي لا تصل لاجل هذا الشعب للخير.
Sonra RAB bana, ‹‹Bu halkın iyiliği için yalvarma›› dedi,耶 和 華 又 對 我 說 、 不 要 為 這 百 姓 祈 禱 求 好 處
Sonra RAB bana, ‹‹Bu halkın iyiliği için yalvarma›› dedi,耶和華 又 對我說 、 不 要 為這 百姓 祈禱 求好處
Tüm insanların iyiliğine!¡A FAVOR del bien de todo el pueblo!
Tüm insanların iyiliğine!FÖR Alla människors bästa!
Tüm insanların iyiliğine!FÜR das Gute aller Menschen!
Tüm insanların iyiliğine!KIÁLLUNK minden jó szándékú emberért!
Tüm insanların iyiliğine!PER il bene di tutte le persone!
Tüm insanların iyiliğine!VOOR het goede voor iedereen!
Tüm insanların iyiliğine!ЗА Доброто на всички хора!
Ve bu direkt olarak çocuğun iyiliğini arttırıyordu.A to přímo zvýší jejich vlastní blaho.
Ve bu direkt olarak çocuğun iyiliğini arttırıyordu.Điều đó trực tiếp tăng cường khả năng của học sinh.
Ve bu direkt olarak çocuğun iyiliğini arttırıyordu.Dit verhoogt onmiddellijk het welbevinden van de leerling.
Ve bu direkt olarak çocuğun iyiliğini arttırıyordu.E questo ha accresciuto direttamente il benessere degli studenti.
Ve bu direkt olarak çocuğun iyiliğini arttırıyordu.Et cela influe directement sur le bien-être des élèves.
Ve bu direkt olarak çocuğun iyiliğini arttırıyordu.Ez direkt módon növelte a diákok jólétét.
Ve bu direkt olarak çocuğun iyiliğini arttırıyordu.Isso aumentou o bem-estar dos alunos.
Ve bu direkt olarak çocuğun iyiliğini arttırıyordu.Itu akan secara langsung meningkatkan kesejahteraan pelajar.
Ve bu direkt olarak çocuğun iyiliğini arttırıyordu.직접적으로 학생들의 행복을 증가시키죠.
Ve bu direkt olarak çocuğun iyiliğini arttırıyordu.Malo to priamy dopad na zvýšenie blahobytu žiakov.
Ve bu direkt olarak çocuğun iyiliğini arttırıyordu.Natychmiast poprawia się im samopoczucie.
Ve bu direkt olarak çocuğun iyiliğini arttırıyordu.Şi aceasta crește direct bunăstarea elevilor.
Ve bu direkt olarak çocuğun iyiliğini arttırıyordu.Und dass steigerte direkt das Wohlbefinden der Schüler.
Ve bu direkt olarak çocuğun iyiliğini arttırıyordu.Y eso aumentó directamente el bienestar de los estudiantes.
Ve bu direkt olarak çocuğun iyiliğini arttırıyordu.Αυτό οδήγησε άμεσα στη βελτίωση των μαθητών.
Ve bu direkt olarak çocuğun iyiliğini arttırıyordu.А това пряко повишаваше благополучието на студентите.
Ve bu direkt olarak çocuğun iyiliğini arttırıyordu.И эта тактика сразу повысила успеваемость учеников.
Ve bu direkt olarak çocuğun iyiliğini arttırıyordu.תהליך זה שיפר באופן ישיר את רווחתם האישית של התלמידים.
Ve bu direkt olarak çocuğun iyiliğini arttırıyordu.وهذا مباشرة يزيد رفاهية الطالب.
Ve bu direkt olarak çocuğun iyiliğini arttırıyordu.生徒たちはさらに成長して
Ve iyiliğimiz hem bizim, hem de insanlığın evrimi için en önemli şey.Dabei ist unser Wohlbefinden eigentlich das Wichtigste für uns und der menschlichen Evolution.
Ve iyiliğimiz hem bizim, hem de insanlığın evrimi için en önemli şey.Благоденствието ни е най-важното нещо за нас и за напредъка на човешкия вид.
Yani gelecekte bir zamanda iyiliğinin karşılığını alacak.Așadar i se va returna favorul la un moment dat în viitor.
Yani gelecekte bir zamanda iyiliğinin karşılığını alacak.Donc il aura un jour ou l'autre une faveur en retour.
Yani gelecekte bir zamanda iyiliğinin karşılığını alacak.Er wird also irgendwann in der Zukunft diesen Gefallen erwidert bekommen.
Yani gelecekte bir zamanda iyiliğinin karşılığını alacak.Hij kan dus een wederdienst verwachten in de toekomst.
Yani gelecekte bir zamanda iyiliğinin karşılığını alacak.Jadi dia akan mendapat balasan jasa suatu saat nanti..
Yani gelecekte bir zamanda iyiliğinin karşılığını alacak.Kapni fog cserébe egy szívességet valamikor a jövőben.
Yani gelecekte bir zamanda iyiliğinin karşılığını alacak.그러니까 왼쪽 침판지는 언젠가 그 보답을 받게 되겠죠.