iyiliği ile cümle
iyiliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Nebudeš hľadať ich pokoja ani ich dobrého po všetky svoje dni až na veky.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Nebudeš hledati pokoje jejich ani dobrého jejich po všecky dny své na věky.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Ne keresd az õ békességöket és az õ javokat teljes életedben, soha.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Ne prizadevaj si za mir ž njimi, ne za njih blaginjo vse svoje žive dni, vekomaj.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.No procurarás jamás la paz ni el bienestar de ellos, en todos tus días
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Să nu-ţi pese nici de propăşirea lor, nici de bună starea lor, toată viaţa ta, pe vecie.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Selama kamu hidup dan sampai selama-lamanya, janganlah menolong bangsa-bangsa itu atau membuat mereka makmur
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Trọn đời ngươi chớ hề cầu sự bình an hoặc sự ích lợi cho chúng nó.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Trọn đời ngươi chớ hề cầu sự bình_an hoặc sự ích_lợi cho chúng_nó .
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Tu n`auras souci ni de leur prospérité ni de leur bien-être, tant que tu vivras, à perpétuité.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.U mag, zolang u leeft, nooit proberen de Ammonieten of Moabieten op welke manier dan ook te helpen.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Δεν θελεις ζητησει την ειρηνην αυτων ουδε την ευτυχιαν αυτων πασας τας ημερας σου εις τον αιωνα.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Да не им благопожелаваш мир или благополучие през всичките си дни до века.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Не желай им мира и благополучия во все дни твои, во веки.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.לא תדרש שלמם וטבתם כל ימיך לעולם׃
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.لا تلتمس سلامهم ولا خيرهم كل ايامك الى الابد.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.你 一 生 一 世 永 不 可 求 他 們 的 平 安 、 和 他 們 的 利 益
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.你 一生一世 永不 可求 他 們 的 平安 、 和 他 們的 利益
Lütfen iyiliği söylemek ve멀리. 그런 말을하고 수있는 장점을 가지고하시기 바랍니다
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Bitte haben Sie die Güte, das zu sagen und zu vermitteln meinen Respekt to the Chief. "
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Ha godheten att säga att och att förmedla min avseenden chefen. "
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Kérjük, a jóság mondani, hogy és közvetítenek a tekintetben a vezető. "
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Majte prosím dobrotu povedať, že aj na sprostredkovať mojej ohľadoch šéf. "
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Mějte prosím dobrotu říci, že a zprostředkovat mé ohledech šéf. "
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Pidä hyvyys sanoa, että sekä välittää minun osin Chief. "
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Prosimo, da se reči, da dobroto in posredovanje mojih pogledih vodja. "
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Proszę powiedzieć, że dobroć i przekazać wyrazy szacunku do szefa ".
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Si prega di avere la bontà di dire che e trasmettere il mio rispetto per il capo. "
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Sørg for at have den godhed at sige, og at viderebringe min henseender svarer til chefen. "
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Va rugam sa aveti bunătatea să spună că şi la transmite respectă mea la şef. "
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Xin vui lòng có sự tốt lành để nói rằng, truyền đạt sự kính trọng của tôi để Chánh. "
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Zorg dat u de goedheid om dat te zeggen en te overbrengen mijn respect aan de Chief. "
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Παρακαλούμε να έχετε την καλοσύνη να πούμε ότι και για την μεταφέρω απόψεις μου στον Αρχηγό. "
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Будь ласка, хай би сказати, що і передати свою повагу головний ".
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Моля, добротата, за да кажа, че и да предадете моята почит към главния ".
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Пожалуйста, добро бы сказать, что и передать свое уважение главный ".
Lütfen iyiliği söylemek veמשם. בבקשה יש את הטוב לומר כי כדי
Lütfen iyiliği söylemek veبعيدا. يرجى لها الخير أن أقول إن و
Lütfen iyiliği söylemek veチーフに敬意を伝える。"
O biraz acımasız olabir ama sanıyorum hepsinin senin kendi iyiliğin için olduğunu söylediCậu ấy có thể hơi nghiêm khắc một chút, nhưng mình nghĩ cậu ấy nói vậy đều là muốn tốt cho cậu.
O biraz acımasız olabir ama sanıyorum hepsinin senin kendi iyiliğin için olduğunu söylediDia mungkin agak sedikit kasar, tapi kurasa itu semua untuk kebaikanmu sendiri.
O biraz acımasız olabir ama sanıyorum hepsinin senin kendi iyiliğin için olduğunu söylediEr ist vielleicht ein bisschen hart gewesen,aber ich denke, er hat es gut gemeint.
O biraz acımasız olabir ama sanıyorum hepsinin senin kendi iyiliğin için olduğunu söylediHan kanske var lite hård, men jag tror att han sa så för ditt bästa.
O biraz acımasız olabir ama sanıyorum hepsinin senin kendi iyiliğin için olduğunu söylediIl a peut être été un peu dur, mais je pense que c'est pour ton bien.
O biraz acımasız olabir ama sanıyorum hepsinin senin kendi iyiliğin için olduğunu söylediMorda je bil malo preoster, ampak mislim, da ti je to rekel v tvoje dobro.
O biraz acımasız olabir ama sanıyorum hepsinin senin kendi iyiliğin için olduğunu söylediOn mógł być trochę ostry, ale powiedział to wzystko dla twojego dobra.
O biraz acımasız olabir ama sanıyorum hepsinin senin kendi iyiliğin için olduğunu söylediPoate ca fost putin prea dur, dar cred ca a spus toate astea pentru binele tau.
O biraz acımasız olabir ama sanıyorum hepsinin senin kendi iyiliğin için olduğunu söylediPuò essere stato un po' duro, ma penso che lui abbia detto queste cose per il tuo bene.
O biraz acımasız olabir ama sanıyorum hepsinin senin kendi iyiliğin için olduğunu söylediΜπορεί να ήταν λίγο σκληρός, αλλά νομίζω πως τα είπε όλα αυτά για το καλό σου.
O biraz acımasız olabir ama sanıyorum hepsinin senin kendi iyiliğin için olduğunu söylediВозможно, он был немного резок, но, думаю, сказал все это для твоего же блага.
O biraz acımasız olabir ama sanıyorum hepsinin senin kendi iyiliğin için olduğunu söylediمن المحتمل أنه كان قاسى قليلاً,ولكننى اعتقد أنه قال كل هذا لمصلحتك
O biraz acımasız olabir ama sanıyorum hepsinin senin kendi iyiliğin için olduğunu söyledi帰りな
Oh Ha Ni, sen gerçekten. Sınıfımızı kurtar, sadece bu seferlik! Bu iyiliğini asla unutmayacağım!오하니, 너 진짜.
Onlarca yıl bunu sadece insanların yapabildiği düşünüldü, sadece insanlar başkalarının iyiliğini düşünür.Évtizedekig azt feltételeztük, csak az emberek képesek erre, hogy csak az emberek törődnek mások jólétével.
Onlarca yıl bunu sadece insanların yapabildiği düşünüldü, sadece insanlar başkalarının iyiliğini düşünür.지난 수십년 동안 우리는 인간만이 다른 이들의 복지를 걱정하는 애타심을 가지고 있다고 생각했었죠.
Onlarca yıl bunu sadece insanların yapabildiği düşünüldü, sadece insanlar başkalarının iyiliğini düşünür.Po desetiletí se mělo za to, že toto dokáží jen lidé, že jen lidé se starají o blaho někoho jiného.
Onlarca yıl bunu sadece insanların yapabildiği düşünüldü, sadece insanlar başkalarının iyiliğini düşünür.Przez lata zakładano, że tylko ludzie są do tego zdolni, że tylko ludzie troszczą się o dobro innych.
Onlarca yıl bunu sadece insanların yapabildiği düşünüldü, sadece insanlar başkalarının iyiliğini düşünür.Vuosikymmeniä oli otaksuttu vain ihmisten pystyvän huolehtimaan jonkun toisen hyvinvoinnista.
Onlarca yıl bunu sadece insanların yapabildiği düşünüldü, sadece insanlar başkalarının iyiliğini düşünür.Десятиліттями вважали, що на це здатні тільки люди, що лише люди переймаються гараздами інших.
Onlarca yıl bunu sadece insanların yapabildiği düşünüldü, sadece insanlar başkalarının iyiliğini düşünür.לאורך עשרות שנים ההנחה היתה שרק בני אדם יכולים להראות את זה, שרק בני אדם דואגים לרווחתו של מישהו אחר.