iyiliği ile cümle

iyiliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
İyiliğin karşılığını kötülükle ödeyenin Evinden kötülük eksik olmaz.Kdor vrača hudo za dobro, od njegove hiše se ne gane nesreča.
İyiliğin karşılığını kötülükle ödeyenin Evinden kötülük eksik olmaz.누구든지 악으로 선을 갚으면 악이 그 집을 떠나지 아니하리라
İyiliğin karşılığını kötülükle ödeyenin Evinden kötülük eksik olmaz.Kto oddaje złem za dobre, nie wynijdzie złe z domu jego.
İyiliğin karşılığını kötülükle ödeyenin Evinden kötülük eksik olmaz.Kto odpláca zlým za dobré, z domu toho človeka neuhne zlé.
İyiliğin karşılığını kötülükle ödeyenin Evinden kötülük eksik olmaz.Quanto �quele que torna mal por bem, não se apartará o mal da sua casa.
İyiliğin karşılığını kötülükle ödeyenin Evinden kötülük eksik olmaz.Siapa membalas kebaikan dengan kejahatan, kejahatan pun tak akan dapat dikeluarkan dari rumahnya
İyiliğin karşılığını kötülükle ödeyenin Evinden kötülük eksik olmaz.Tai họa không hề lìa khỏi nhà Của kẻ lấy ác trả thiện.
İyiliğin karşılığını kötülükle ödeyenin Evinden kötülük eksik olmaz.Tai_họa không hề lìa khỏi nhà Của kẻ lấy ác trả thiện .
İyiliğin karşılığını kötülükle ödeyenin Evinden kötülük eksik olmaz.Wer Gutes mit Bösem vergilt, von dessen Haus wird Böses nicht lassen.
İyiliğin karşılığını kötülükle ödeyenin Evinden kötülük eksik olmaz.Wie goed met kwaad vergeldt, brengt straf over zichzelf en zijn familie.
İyiliğin karşılığını kötülükle ödeyenin Evinden kötülük eksik olmaz.Οστις αποδιδει κακον αντι καλου, κακον δεν θελει αναχωρησει απο του οικου αυτου.
İyiliğin karşılığını kötülükle ödeyenin Evinden kötülük eksik olmaz.Който въздава зло за добро, Злото не ще се отдалечи от дома му.
İyiliğin karşılığını kötülükle ödeyenin Evinden kötülük eksik olmaz.Кто за добро воздает злом, от дома того не отойдет зло.
İyiliğin karşılığını kötülükle ödeyenin Evinden kötülük eksik olmaz.משיב רעה תחת טובה לא תמיש רעה מביתו׃
İyiliğin karşılığını kötülükle ödeyenin Evinden kötülük eksik olmaz.من يجازي عن خير بشر لن يبرح الشر من بيته.
İyiliğin karşılığını kötülükle ödeyenin Evinden kötülük eksik olmaz.以 惡 報 善 的 、 禍 患 必 不 離 他 的 家
İyiliğin karşılığını kötülükle ödeyenin Evinden kötülük eksik olmaz.以 惡報 善 的 、 禍患 必 不 離 他 的 家
--ki bu, beni uzun vadede çocuğun iyiliği için endişelendirdi.--이건 장기적으로 보면 아이들의 웰빙을 살짝 걱정되게 하더군요.
--ki bu, beni uzun vadede çocuğun iyiliği için endişelendirdi.--שגורם לי לחשוש מעט לגבי בריאותו הנפשית של הילד בטווח הארוך.
--ki bu, beni uzun vadede çocuğun iyiliği için endişelendirdi.--والذي يجعلني قلق قليلاً على صحة الطفل على المدى الطويل.
--ki bu, beni uzun vadede çocuğun iyiliği için endişelendirdi.--心に残るファンからの手紙をもらたり
Kişi sağ ofis olacak uzaklıktadır. Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Bitte haben Sie die Güte, das zu sagen und zu vermitteln meinen Respekt to the Chief. "
Kişi sağ ofis olacak uzaklıktadır. Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Majte prosím dobrotu povedať, že aj na sprostredkovať mojej ohľadoch šéf. "
Kişi sağ ofis olacak uzaklıktadır. Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Pidä hyvyys sanoa, että sekä välittää minun osin Chief. "
Kişi sağ ofis olacak uzaklıktadır. Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Por favor, tenga la bondad de decir que ya expresar mis respetos al jefe. "
Kişi sağ ofis olacak uzaklıktadır. Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Por favor, tenha a bondade de dizer que e transmitir meus cumprimentos ao chefe. "
Kişi sağ ofis olacak uzaklıktadır. Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Silakan kebaikan untuk mengatakan bahwa dan menyampaikan hormat kepada Ketua. "
Kişi sağ ofis olacak uzaklıktadır. Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Va rugam sa aveti bunătatea să spună că şi la transmite respectă mea la şef. "
Kişi sağ ofis olacak uzaklıktadır. Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Zorg dat u de goedheid om dat te zeggen en te overbrengen mijn respect aan de Chief. "
Kızımın iyiliği için, paylaşılmaya değer düşünceleriniz için sizlere teşekkür ederim.Alors, pour l'intérêt de ma fille, je vous remercie pour vos idées dignes d'êtres répandues.
Kızımın iyiliği için, paylaşılmaya değer düşünceleriniz için sizlere teşekkür ederim.Also danke ich Ihnen um meiner Tochter willen für Ihre Ideen, die es wert sind, verbreitet zu werden.
Kızımın iyiliği için, paylaşılmaya değer düşünceleriniz için sizlere teşekkür ederim.Aşa că, de dragul fiicei mele, vă mulţumesc pentru ideile voastre care merită să fie răspândite.
Kızımın iyiliği için, paylaşılmaya değer düşünceleriniz için sizlere teşekkür ederim.Entonces, por el bien de mi hija. Les agradezco por sus ideas que valen divulgarse.
Kızımın iyiliği için, paylaşılmaya değer düşünceleriniz için sizlere teşekkür ederim.제 딸을 대신해 공유할만한 아이디어 나눠주셔서 감사 말씀 드립니다.
Kızımın iyiliği için, paylaşılmaya değer düşünceleriniz için sizlere teşekkür ederim.Quindi, per il bene di mia figlia, vi ringrazio per le vostre idee meritevoli.
Kızımın iyiliği için, paylaşılmaya değer düşünceleriniz için sizlere teşekkür ederim.Także w imieniu mojej córki dziękuję wam za warte rozpowszechniania pomysły.
Kızımın iyiliği için, paylaşılmaya değer düşünceleriniz için sizlere teşekkür ederim.Úgyhogy a lányom nevében is köszönöm Önöknek az ötleteiket, amiket terjesztenek.
Kızımın iyiliği için, paylaşılmaya değer düşünceleriniz için sizlere teşekkür ederim.Така че, от името на дъщеря ми ви благодаря за идеите, които си струва да бъдат разпространявани.
Kızımın iyiliği için, paylaşılmaya değer düşünceleriniz için sizlere teşekkür ederim.Так что, ради моей дочери, спасибо за ваши идеи, достойные распространения.
Kızımın iyiliği için, paylaşılmaya değer düşünceleriniz için sizlere teşekkür ederim.אז, למען בתי, אני מודה לכם על הרעיונות שלכם ששווה להפיצם.
Kızımın iyiliği için, paylaşılmaya değer düşünceleriniz için sizlere teşekkür ederim.لذلك، لأجل إبنتي، أشكركم لأفكاركم التي تستحق النشر.
Kızımın iyiliği için, paylaşılmaya değer düşünceleriniz için sizlere teşekkür ederim.私は広げて行く価値のあるあなた方のアイデアに感謝します ありがとう。謝謝。
Kızın iyiliğinin azami önem arz ettiğini anladığımıza gerçekten inanmak istiyorum.Realmente quiero creer que entendemos que el bienestar de la menor es de extrema importancia.
Kızın iyiliğinin azami önem arz ettiğini anladığımıza gerçekten inanmak istiyorum.Я действительно хочу верить, что мы понимаем, что благополучие ребенка имеет первостепенное значение.
Korkarım ki seni ve senin iyiliğini henüz düşünmeye başladım, her zaman düşünmem gerektiğini bilerek.Erst jetzt begann ich Narr zu versteh'n, wie es um dich sonst wird gescheh'n.
Korkarım ki seni ve senin iyiliğini henüz düşünmeye başladım, her zaman düşünmem gerektiğini bilerek.Je crains d'avoir juste commencé à penser à vous, à votre bien, bien qu'ayant toujours su que je le devais.
Korkarım ki seni ve senin iyiliğini henüz düşünmeye başladım, her zaman düşünmem gerektiğini bilerek.언제나 그랬어야 했다는 건 알지만 이제야 너와 너를 위한 생각을 하기 시작했어.
Korkarım ki seni ve senin iyiliğini henüz düşünmeye başladım, her zaman düşünmem gerektiğini bilerek.Lamento que recién ahora empecé a pensar en ti y en tu bien, aunque siempre lo tendría que haber sabido.
Korkarım ki seni ve senin iyiliğini henüz düşünmeye başladım, her zaman düşünmem gerektiğini bilerek.Ta sợ rằng ta vừa mới chỉ nghĩ về con và điều tốt lành, mặc dù đã phải làm từ lâu.
Korkarım ki seni ve senin iyiliğini henüz düşünmeye başladım, her zaman düşünmem gerektiğini bilerek.Боюсь, что поздно начал я задумываться о твоей судьбе, Хотя бы должен был всегда.
Korkarım ki seni ve senin iyiliğini henüz düşünmeye başladım, her zaman düşünmem gerektiğini bilerek.חוששני שרק עתה התחלתי לחשוב עליכם ועל טובתכם, אף שתמיד ידעתי שזו חובתי.
Korkarım ki seni ve senin iyiliğini henüz düşünmeye başladım, her zaman düşünmem gerektiğini bilerek.من الآن فقط بدأت في أفكر فيكما وفيما ينفعكما على الرغم من أني كنت أعلم دومًا أنه ينبغي علي فعل ذلك ..
Korkarım ki seni ve senin iyiliğini henüz düşünmeye başladım, her zaman düşünmem gerektiğini bilerek.今までもするべきだとは気付いていたが 始めるよ 約束する
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.23:7 Du sollst nicht ihren Frieden noch ihr Bestes suchen dein Leben lang ewiglich.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Älä koskaan, älä koko elinaikanasi, harrasta heidän menestystään ja onneaan.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Du skal aldrig i Evighed bekymre dig om deres Velfærd og Lykke!
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Du skal aldri i dine levedager søke deres velferd og lykke.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Du skall aldrig, i all din tid, fråga efter deras välfärd och lycka.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.너의 평생에 그들의 평안과 형통을 영영히 구하지 말지니라
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Não lhes procurarás nem paz nem prosperidade por todos os teus dias para sempre.

İlgili Sayfalar