iyiliği ile cümle

iyiliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Gelecek güne ilerlerken hepinizin sarsılmaz sadakati ve iyiliği için dua ediyorum.За вашу непоколебимую стойкость и благополучие на пути приближения завтрашнего дня.
Genç Efendi, kabilemizin iyiliği için siz yaşamalısınız.Du må leve videre for din klans skyld, unge mester.
Genç Efendi, kabilemizin iyiliği için siz yaşamalısınız.Du måste leva vidare för din klan, unge mästare.
Genç Efendi, kabilemizin iyiliği için siz yaşamalısınız.Jovem Amo, tem de viver, a bem do seu clã.
Genç Efendi, kabilemizin iyiliği için siz yaşamalısınız.Musisz żyć dla dobra naszego klanu, panie.
Genç Efendi, kabilemizin iyiliği için siz yaşamalısınız.Principino, lei deve vivere. Per il nostro clan.
Genç Efendi, kabilemizin iyiliği için siz yaşamalısınız.Señorito, debe seguir vivo por el bien de su clan.
Genç Efendi, kabilemizin iyiliği için siz yaşamalısınız.Teidän on pysyttävä elossa klaanimme tähden.
Genç Efendi, kabilemizin iyiliği için siz yaşamalısınız.Νεαρέ Άρχοντα, πρέπει να ζήσετε για χάρη της φυλής σας.
Genç Efendi, kabilemizin iyiliği için siz yaşamalısınız.Молодой господин, вы должны жить во имя нашего клана.
Gördük ki şempanzeler diğerlerinin iyiliğini düşünüyorlar -- özellikle diğerleriyle aynı gruptalarsa.그래서 우리는 침판지들도 다른 침판지의 웰빙을 신경쓴다는 것을 알았는데 실험파트너가 그의 그룹원이면 더욱 그렇죠.
Gördük ki şempanzeler diğerlerinin iyiliğini düşünüyorlar -- özellikle diğerleriyle aynı gruptalarsa.Отож, ми дійшли висновку, що шимпанзе таки турбуються благополуччям інших, тобто інших членів своєї групи.
Gördük ki şempanzeler diğerlerinin iyiliğini düşünüyorlar -- özellikle diğerleriyle aynı gruptalarsa.אז מה שמצאנו הוא שלשימפנזים איכפת מרווחתם של אחרים - בעיקר אם הם חברי קבוצה שלהם.
Gördük ki şempanzeler diğerlerinin iyiliğini düşünüyorlar -- özellikle diğerleriyle aynı gruptalarsa.وبالتالي وجدنا أن الشمبانزيات تهتم بصالح الغير -- خصوصا وأن هؤلاء أفراد آخرون من مجموعتهم الخاصة.
Gördük ki şempanzeler diğerlerinin iyiliğini düşünüyorlar -- özellikle diğerleriyle aynı gruptalarsa.他者の幸せを思いやる事が分かります 同じ群れの者には特に ですね 最後にお話しするのは
Halkın oraya yerleşti, İyiliğinle mazlumların geçimini sağladın, ey Tanrı.(67:11) Народ Твой обитал там; по благости Твоей, Боже, Ты готовил необходимое для бедного.
Halkın oraya yerleşti, İyiliğinle mazlumların geçimini sağladın, ey Tanrı.(68:11) Ton peuple établit sa demeure dans le pays Que ta bonté, ô Dieu! tu avais préparé pour les malheureux.
Halkın oraya yerleşti, İyiliğinle mazlumların geçimini sağladın, ey Tanrı.Bõ záport hintesz vala, oh Isten, a te örökségedre, s a lankadót megújítod vala.
Halkın oraya yerleşti, İyiliğinle mazlumların geçimini sağladın, ey Tanrı.daß deine Herde darin wohnen könne. Gott, du labtest die Elenden mit deinen Gütern.
Halkın oraya yerleşti, İyiliğinle mazlumların geçimini sağladın, ey Tanrı.Dažďom svojej štedrosti si kropil, Bože, svoje dedičstvo, a keď zomdlievalo, ty si ho posilňoval.
Halkın oraya yerleşti, İyiliğinle mazlumların geçimini sağladın, ey Tanrı.Deštěm štědrosti hojné skropoval jsi, Bože, dědictví své, a když zemdlívalo, ty jsi je zase očerstvoval.
Halkın oraya yerleşti, İyiliğinle mazlumların geçimini sağladın, ey Tanrı.Deszcz obfity spuszczałeś hojnie, o Boże! na dziedzictwo twoje, a gdy omdlewało, tyś je zaś otrzeźwiał.
Halkın oraya yerleşti, İyiliğinle mazlumların geçimini sağladın, ey Tanrı.din Skare tog Bolig der, for de arme sørged du, Gud, i din Godhed,
Halkın oraya yerleşti, İyiliğinle mazlumların geçimini sağladın, ey Tanrı.Et rikelig regn spredte du, Gud; din arv, den utmattede, styrket du.
Halkın oraya yerleşti, İyiliğinle mazlumların geçimini sağladın, ey Tanrı.Ett nåderikt regn lät du falla, o Gud; ditt arvland, som försmäktade, vederkvickte du.
Halkın oraya yerleşti, İyiliğinle mazlumların geçimini sağladın, ey Tanrı.Hỡi Ðức Chúa Trời, hội Chúa ở tại đó; Vì lòng nhơn từ, Chúa sắm sửa vật tốt cho kẻ khốn cùng.
Halkın oraya yerleşti, İyiliğinle mazlumların geçimini sağladın, ey Tanrı.Hỡi_Ðức_Chúa_Trời , hội Chúa ở tại đó ; Vì lòng nhơn từ , Chúa sắm_sửa vật tốt cho kẻ khốn_cùng .
Halkın oraya yerleşti, İyiliğinle mazlumların geçimini sağladın, ey Tanrı.주의 회중으로 그 가운데 거하게 하셨나이다 하나님이여 가난한 자를 위하여 주의 은택을 준비하셨나이다
Halkın oraya yerleşti, İyiliğinle mazlumların geçimini sağladın, ey Tanrı.Krdelo tvoje je prebivalo v njej; ti si jo pripravil po dobroti svoji siromaku, o Bog.
Halkın oraya yerleşti, İyiliğinle mazlumların geçimini sağladın, ey Tanrı.Lalu umat-Mu berdiam di sana; dalam kebaikan-Mu, ya Allah, Engkau memelihara orang miskin
Halkın oraya yerleşti, İyiliğinle mazlumların geçimini sağladın, ey Tanrı.Nela habitava o teu rebanho; da tua bondade, ó Deus, proveste o pobre.
Halkın oraya yerleşti, İyiliğinle mazlumların geçimini sağladın, ey Tanrı.Pioggia abbondante riversavi, o Dio, rinvigorivi la tua eredità esausta
Halkın oraya yerleşti, İyiliğinle mazlumların geçimini sağladın, ey Tanrı.Runsaalla sateella sinä, Jumala, kostutit perintömaasi; ja kun se oli näännyksissä, niin sinä virvoitit sen.
Halkın oraya yerleşti, İyiliğinle mazlumların geçimini sağladın, ey Tanrı.Tu rebaño ha habitado en ella. Por tu bondad, oh Dios, has provisto para el pobre
Halkın oraya yerleşti, İyiliğinle mazlumların geçimini sağladın, ey Tanrı.Η συναγωγη σου κατωκησεν εν αυτη Θεε, εκαμες ετοιμασιαν εις τον πτωχον δια την αγαθοτητα σου.
Halkın oraya yerleşti, İyiliğinle mazlumların geçimini sağladın, ey Tanrı.Войската Ти се настани в него; Ти, Боже, си приготвил от благата Си за сиромаха.
Halkın oraya yerleşti, İyiliğinle mazlumların geçimini sağladın, ey Tanrı.חיתך ישבו בה תכין בטובתך לעני אלהים׃
Halkın oraya yerleşti, İyiliğinle mazlumların geçimini sağladın, ey Tanrı.‎قطيعك سكن فيه. هيّأت بجودك للمساكين يا الله‎.
Halkın oraya yerleşti, İyiliğinle mazlumların geçimini sağladın, ey Tanrı.你 的 會 眾 住 在 其 中 . 神 阿 、 你 的 恩 惠 是 為 困 苦 人 豫 備 的
Halkın oraya yerleşti, İyiliğinle mazlumların geçimini sağladın, ey Tanrı.你 的 會眾 住在 其中 . 神阿 、 你 的 恩惠 是 為 困苦 人 豫 備的
Ha Ni! Bu son iyiliğim.Sana güveniyorum.ها ني ! هذه اخر خدمه..أنا اعتمد عليك
Ha Ni! Bu son iyiliğim.Sana güveniyorum.分かったな? 頼んだぞ!
Hem bireyin iyiliği için ve türlerin ve onların ekosistemlerinin söz konusu olması içinBaik untuk kebaikan dari hewan itu sendiri dan untuk perlindungan spesies itu dan ekosistemnya.
Hem bireyin iyiliği için ve türlerin ve onların ekosistemlerinin söz konusu olması içinEz egyszerre szolgálja az állat érdekét, valamint a fajok és ökoszisztémáik megőrzésének a célját.
Hem bireyin iyiliği için ve türlerin ve onların ekosistemlerinin söz konusu olması için동물들 자신들이 행복하게 살게 되고 또 동물들의 종과 환경 시스템에 기여하게 될 것입니다.
Hem bireyin iyiliği için ve türlerin ve onların ekosistemlerinin söz konusu olması içinSia per il benessere del singolo, che per la conservazione delle specie e dei loro ecosistemi.
Hem bireyin iyiliği için ve türlerin ve onların ekosistemlerinin söz konusu olması içinTant pour le bien-être de l'individu, que pour la conservation des espèces et de leurs écosystèmes.
Hem bireyin iyiliği için ve türlerin ve onların ekosistemlerinin söz konusu olması içinTo by bolo dobré tak pre jedincov, ako aj pre zachovanie druhu a ekosystémov,
Hem bireyin iyiliği için ve türlerin ve onların ekosistemlerinin söz konusu olması içinTo by prospělo jak jedincům, tak k zachování druhu a souvisejících ekosystémů.
Hem bireyin iyiliği için ve türlerin ve onların ekosistemlerinin söz konusu olması içinUnd zwar sowohl zum Wohl des einzelnen Tieres als auch zum Schutz der Arten und ihrer Ökosysteme.
Hem bireyin iyiliği için ve türlerin ve onların ekosistemlerinin söz konusu olması içinVì sức khỏe của một cá thể, và vì sự bảo tồn của giống loài và hệ sinh thái của chúng.
Hem bireyin iyiliği için ve türlerin ve onların ekosistemlerinin söz konusu olması içinYa sea por el bienestar de cada uno de ellos y por la conservación de las especies y sus ecosistemas.
Hem bireyin iyiliği için ve türlerin ve onların ekosistemlerinin söz konusu olması içinΚαι για την ευημερία του κάθε ζώου και για τη διατήρηση των ειδών και των οικοσυστημάτων τους.
Hem bireyin iyiliği için ve türlerin ve onların ekosistemlerinin söz konusu olması içinКак для благополучия особи, так и для сохранности видов и экосистем.
Hem bireyin iyiliği için ve türlerin ve onların ekosistemlerinin söz konusu olması içinКакто за доброто на индивида така и за съхраняването на видовете и тяхните екосистеми.
Hem bireyin iyiliği için ve türlerin ve onların ekosistemlerinin söz konusu olması içinЯк для благополуччя особини, так і для збереження видів та екосистеми.
Hem bireyin iyiliği için ve türlerin ve onların ekosistemlerinin söz konusu olması içinהרי שטכנית ניתן לשחרר אותן בדרך מבוקרת. הן למען רווחתו של בעל החי, והן למען שימור המין והמערכת האקולוגית שלו.
Hem bireyin iyiliği için ve türlerin ve onların ekosistemlerinin söz konusu olması içinسواء بالنسبة لرفاه الفرد، وبالنسبة للحفاظ على الكائنات ونظمها الإيكولوجية.
Hem bireyin iyiliği için ve türlerin ve onların ekosistemlerinin söz konusu olması içinエコシステムのためでもあります。 環境変化に取り組む上で
Hepsi senin iyiliğin için.Das alles ist für Dich gestaltet.

İlgili Sayfalar