O koruyucular, en iyiler ve insanlığın son umudu onlar.很快地它被視為人類最後的希望。
Çeşitli yayınlar şarkıyı o yılın en iyileri arasında saydı.這些合輯收錄了多個演出者在該年所表演的歌曲。
Ama en iyilere karşı oynamayı seçersen günlük antrenmanlar yapmak zorundayız."그러나 네가 전자를 원한다면 우리는 다시 매일 훈련해야한다."
Son savaştan sonra iyilerin tarafına geçmiştir.답변은 긍정적이었으며, 나중에는 그 제안 속에 들어있던 내용이 구현되기도 하였다.
Hepsi de iyilerdendir" (Sad, 38/45, 46, 47, 48).“리(理)의 재정위(再定位)와 심(心)의 재정의(再定義) - 담약수(湛若水)의 철학”. 《哲學》 85집: 47-48.
Bazıları iyilere geçer.사람들은 누구나 선을 지향합니다.
Masallarda iyiler hep kazanırlar.언제나 투쟁이란 다수자가 승리를 얻는 것이다.
Tekrar söylüyorum ve size garanti ediyorum, bu 2010'nun en iyilerinden biri olacak." dedi.“정용화, '2009년은 최고의 한 해!'”.
Ehriman bazen gökten ateşler yağdırır, bazen fırtınalar koparır ve iyiliğe ve iyilere hep zulüm eder.‘착한 일을 하는 사람에게는 하늘이 복을 주고 악한 일을 하는 사람에게는 하늘이 재앙을 준다.’는 孔子(공자)의 말로 상선벌악(賞善罰惡)과 그 뜻을 같이 하고 있음을 알 수 있다.
Ayrıca harici iyiler ve zenginliklerin, insana mutluluk sağlamayacağını da söylemiştir.לדעת שהרכוש והעושר לא יביאו לנו בהרכח את האושר.
Bazı övgülerde, hız elde etme ve reaktör teknoloji açısından sovyet denizaltıları en iyileriydi.מבחינות אחדות, ובהן מהירות וטכנולוגיית המגוב הגרעיני, הצוללות הסובייטיות היו ונשארו מן הטובות ביותר בעולם.
Bekçi köpeklerinin en iyilerinden biri sayılmaktadır.כלב שמירה מהטובים שיש.
Masallarda iyiler hep kazanırlar.В приказките се разказват измислени истории, в които винаги побеждава доброто.
Güneyde 16. yüzyılda Floransalı aşçılar, Avrupa’nın en iyileri olarak kabul ediliyordu.Do 16. stoljeća, božićni kolači postali su popularni diljem Europe.
Dünya, iyiler ve kötüler olarak kesinlikle ikiye ayrılmıştır.Slovania nerozdeľovali bohov na dobrých a zlých.
Masallarda iyiler hep kazanırlar.Dobro na koncu pravljice običajno zmaga.
McDonnald Douglas üretimi olan AH-64 Apache, var olan saldırı helikopterlerinin en iyilerindendir.Izračunali so, da bi bila uporaba ameriškega McDonnell Douglas AH-64 Apache precej cenejša.
Ayrıca iyilerin ve kötülerin savaşı konu alınır.Pabrėžiama gėrio ir blogio kova.
Masallarda iyiler hep kazanırlar.Jį pasakose nugali Dobrynia Nikitičius.
Güneyde 16. yüzyılda Floransalı aşçılar, Avrupa’nın en iyileri olarak kabul ediliyordu.XV amžiuje Vienos virtuvė buvo laikoma geriausia Europoje.
Savaştan sonra iyilere geçmiştir.Po karo grįžo į Kauną.
O kendi bölgesinin en iyilerinden.Pati geriausia savo srities žinovė.
Diplomatik ilişkilerde daha iyilerdir.Diplomaadid suhteid loomas.
500 milyon insan olağanüstü derece bir konuda iyiler.500 de milioane de oameni care sunt extraordinar de buni la ceva.
500 milyon insan olağanüstü derece bir konuda iyiler.500 milioni di persone che sono straordinariamente brave... in qualcosa.
500 milyon insan olağanüstü derece bir konuda iyiler.500 milionów osób niesamowicie dobrych - w czymś.
500 milyon insan olağanüstü derece bir konuda iyiler.500 miljoen mensen die uitzonderlijk goed zijn in iets.
500 milyon insan olağanüstü derece bir konuda iyiler.500 miljoner människor som är extremt bra på någonting.
500 milyon insan olağanüstü derece bir konuda iyiler.500 millió ember, akik kiválóak valamiben.
500 milyon insan olağanüstü derece bir konuda iyiler.500 Millionen Menschen, die außergewöhnlich gut in "Etwas" sind.
500 milyon insan olağanüstü derece bir konuda iyiler.500 millioner mennesker, der er usædvanligt gode til noget.
500 milyon insan olağanüstü derece bir konuda iyiler.500 millions de personnes extraordinairement bonnes à quelque chose.
500 milyon insan olağanüstü derece bir konuda iyiler.500 millones de personas que son extraordinariamente buenos en algo.
500 milyon insan olağanüstü derece bir konuda iyiler.500 triệu người đặc biệt giỏi về một điều gì đó.
500 milyon insan olağanüstü derece bir konuda iyiler.500 εκατομμύρια άνθρωποι που είναι εξαιρετικά καλοί σε κάτι.
500 milyon insan olağanüstü derece bir konuda iyiler.500 милиона души, които са изключително добри в нещо.
500 milyon insan olağanüstü derece bir konuda iyiler.500 מיליון איש שמאד טובים במשהו.
500 milyon insan olağanüstü derece bir konuda iyiler.ـ٥٠٠ مليون شخص بارعون بشكل غير عادي في شئٍ ما.
500 milyon insan olağanüstü derece bir konuda iyiler.5억 명이 무언가에 비범한 능력을 가지고 있는 겁니다.
500 milyon insan olağanüstü derece bir konuda iyiler.Эти 500 миллионов человек — виртуозы в своем деле.
500 milyon insan olağanüstü derece bir konuda iyiler.そして次の10年で さらに
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.Cei răi se pleacă înaintea celor buni, şi cei nelegiuiţi înaintea porţilor celui neprihănit. -
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.De kwaden moeten buigen voor de goeden, evenals de goddelozen voor de deuren van de rechtvaardigen.
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.De onda måste falla ned inför de goda, och de ogudaktiga vid den rättfärdiges portar.
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.De onde må bøie sig for de gode, og de ugudelige ved den rettferdiges porter.
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.Die Bösen müssen sich bücken vor dem Guten und die Gottlosen in den Toren des Gerechten.
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.Hudobni se klanjajo pred dobrimi in brezbožni pri pravičnika vratih.
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.I malvagi si inchinano davanti ai buoni, gli empi davanti alle porte del giusto
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.악인은 선인 앞에 엎드리고 불의자는 의인의 문에 엎드리느니라
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.Les mauvais s`inclinent devant les bons, Et les méchants aux portes du juste.
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.Los malos se postrarán ante los buenos, y los impíos ante las puertas del justo
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.Meghajtják magokat a gonoszok a jók elõtt, és a hamisak az igaznak kapujánál.
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.Người ác phục trước mặt người thiện ; Và kẻ dữ cúi lạy ở ngoài cửa người công_bình .
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.Người ác phục trước mặt người thiện; Và kẻ dữ cúi lạy ở ngoài cửa người công bình.
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.Onde må bukke for gode, gudløse stå ved retfærdiges Døre.
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.Orang jahat akan tunduk kepada orang yang lurus hati, untuk mohon supaya dikasihani
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.Os maus inclinam-se perante os bons; e os ímpios diante das portas dos justos.
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.Pahojen täytyy kumartua hyvien edessä ja jumalattomien seisoa vanhurskaan porteilla.
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.Sklánějí se zlí před dobrými, a bezbožní u bran spravedlivého.
Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler.Zlí sa budú musieť zohnúť pred dobrými a bezbožníci pri bránach spravedlivého.