Ana içeriğe geç
Sözlük

iyileştirme ile cümle

iyileştirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Gördükleri şey ise çikolata üretimini iyileştirmeleri gerektiği.마르스는 그들이 초콜렛 생산을 향상시켜야 한다는 것에 착안합니다.
Gördükleri şey ise çikolata üretimini iyileştirmeleri gerektiği.Și ce văd e că au nevoie să îmbunățească producția de ciocolată.
Gördükleri şey ise çikolata üretimini iyileştirmeleri gerektiği.Und was sie erkennen ist, dass sie die Schokoladenherstellung verbessern müssen.
Gördükleri şey ise çikolata üretimini iyileştirmeleri gerektiği.Và cái họ thấy là họ cần gia tăng sản xuất sô cô la.
Gördükleri şey ise çikolata üretimini iyileştirmeleri gerektiği.Y se han dado cuenta de que necesitan mejorar la producción de chocolate.
Gördükleri şey ise çikolata üretimini iyileştirmeleri gerektiği.И они понимают, что им нужно увеличивать производство шоколада.
Gördükleri şey ise çikolata üretimini iyileştirmeleri gerektiği.И това, което виждат е, че трябва да подобрят производството на шоколада.
Gördükleri şey ise çikolata üretimini iyileştirmeleri gerektiği.והם מבינים שעליהם לשפר את ייצור השוקולד.
Gördükleri şey ise çikolata üretimini iyileştirmeleri gerektiği.ولأجل هذا هم يقرون أنهم يحتاجون لتطوير إنتاجهم للشوكولاته.
Gördükleri şey ise çikolata üretimini iyileştirmeleri gerektiği.向上させる必要があると 気付きました 既存のどの栽培でも
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor a mâncat, cum a purtat acest timp, şi dacă, probabil, o uşoară îmbunătăţire a fost perceptibil.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor aveva mangiato, come si era comportato questa volta, e se forse un leggero miglioramento è percepibile.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor đã ăn, làm thế nào ông đã cư xử thời gian này, và liệu có thể là một chút cải thiện được cảm nhận.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor evett, milyen volt viselkedett ezúttal, és hogy talán egy kissé javulás volt érzékelhető.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor había comido, cómo se había comportado esta vez, y si acaso un ligero mejora fue perceptible.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor hade ätit, hur han hade uppfört sig den här gången, och om kanske en liten Förbättringen var märkbar.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor had gegeten, hoe hij had gedragen deze tijd, en of er misschien een lichte verbetering waarneembaar.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor havde spist, hvordan han havde opført sig denne gang, og om der måske en lille forbedring var mærkbar.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor jedl, jak se choval této doby a zda snad mírné zlepšení bylo patrné.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor jedol, ako sa správal tejto doby a či snáď mierne zlepšenie bolo viditeľné.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor je jedel, kako se je obnašal ta čas, in ali je morda rahlo izboljšanje je bilo zaznati.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor makan, bagaimana ia berperilaku saat ini, dan apakah mungkin sedikit perbaikan adalah jelas.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor zjadł, jak on zachował się tym razem i czy być może lekko poprawa była zauważalna.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor είχε φάει, πώς είχε συμπεριφερθεί αυτή τη φορά, και αν ίσως μια μικρή βελτίωση ήταν αισθητή.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.그레거 그가 이번 행동 했어 방법, 음식 및 여부 아마도 약간했다 개선 지각할되었습니다.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Грегор з'їв, як він вів себе в цей раз, і є чи можливо, невелике поліпшення було помітним.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Грегор съел, как он вел себя в этот раз, и является ли возможно, небольшое улучшение было заметным.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Е ял Грегор, как той се е държал това време, и дали може би леко подобрение е осезаем.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.גרגור אכלו, איך הוא התנהג הפעם, שמא קלה השיפור היה ניכר.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.وكان غريغور تؤكل ، وكيف انه قد تصرفت هذه المرة ، وعما إذا كان طفيفا ربما وكان تحسن ملموس.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.改善が知覚した。 いずれにせよ、彼の母親は、比較的すぐにグレを訪問したかったが、彼の父親と
Hasarlı yanları iyileştirmeye çalıştığı kadar güçlü yanlarıyla da ilgilenmeli.Debe estar tan ocupada en construir fortalezas como en reparar daños.
Hasarlı yanları iyileştirmeye çalıştığı kadar güçlü yanlarıyla da ilgilenmeli.Den borde också vara lika intresserad av att bygga upp styrka som av att reparera skador.
Hasarlı yanları iyileştirmeye çalıştığı kadar güçlü yanlarıyla da ilgilenmeli.Det bør være lige så opmærksom på at bygge styrke som at reparere skade.
Hasarlı yanları iyileştirmeye çalıştığı kadar güçlü yanlarıyla da ilgilenmeli.Deve impegnarsi a sostenere le potenzialità come fa per riparare i danni.
Hasarlı yanları iyileştirmeye çalıştığı kadar güçlü yanlarıyla da ilgilenmeli.상처치유에 대한 관심 만큼 강점을 키워주는 것에도 관심을 쏟아야합니다.
Hasarlı yanları iyileştirmeye çalıştığı kadar güçlü yanlarıyla da ilgilenmeli.Legalább annyit foglalkozzon erősségek fejlesztésével, mint a sérülések orvoslásával.
Hasarlı yanları iyileştirmeye çalıştığı kadar güçlü yanlarıyla da ilgilenmeli.Měla by se zabývat budováním síly stejně jako napravováním škod.
Hasarlı yanları iyileştirmeye çalıştığı kadar güçlü yanlarıyla da ilgilenmeli.Nó nên đặt việc tạo ra sức mạnh ngang bằng với việc chữa trị tổn thương.
Hasarlı yanları iyileştirmeye çalıştığı kadar güçlü yanlarıyla da ilgilenmeli.Prav tako bi se morala ukvarjati z gradnjo moči kot tudi s popravljanjem škode.
Hasarlı yanları iyileştirmeye çalıştığı kadar güçlü yanlarıyla da ilgilenmeli.Psikologi harus memperhatikan pembangunan kekuatan seperti memperhatikan perbaikan kerusakan.
Hasarlı yanları iyileştirmeye çalıştığı kadar güçlü yanlarıyla da ilgilenmeli.Qu'elle se préoccupe autant de développer les forces que de réparer les dégâts.
Hasarlı yanları iyileştirmeye çalıştığı kadar güçlü yanlarıyla da ilgilenmeli.Sen pitäisi olla yhtä kiinnostunut rakentamaan vahvuuksia kuin korjaamaan vikoja.
Hasarlı yanları iyileştirmeye çalıştığı kadar güçlü yanlarıyla da ilgilenmeli.Sie sollte sich mit dem Aufbau von Stärken ebenso wie mit Schadensbehebung befassen.
Hasarlı yanları iyileştirmeye çalıştığı kadar güçlü yanlarıyla da ilgilenmeli.Trebuie să fie la fel de preocupată de clădirea tăriei, valorii, ca şi de repararea răului.
Hasarlı yanları iyileştirmeye çalıştığı kadar güçlü yanlarıyla da ilgilenmeli.Θα πρέπει να ενδιαφέρεται τόσο με το χτίσιμο δυνάμεων όσο και με την αποκατάσταση των ζημιών.
Hasarlı yanları iyileştirmeye çalıştığı kadar güçlü yanlarıyla da ilgilenmeli.Вона повинна рівноцінно турбуватися як про розвиток сильних сторін, так і про усунення психологічних зрушень.
Hasarlı yanları iyileştirmeye çalıştığı kadar güçlü yanlarıyla da ilgilenmeli.Психология должна заниматься в той же мере развитием сильных сторон, что и устранением нарушений.
Hasarlı yanları iyileştirmeye çalıştığı kadar güçlü yanlarıyla da ilgilenmeli.Тя трябва да е точно толкова загрижена за изграждането на сила, колкото за възстановяване на щети.
Hasarlı yanları iyileştirmeye çalıştığı kadar güçlü yanlarıyla da ilgilenmeli.בניית החוזקות אמורה להיות חשובה לה בדיוק כמו תיקון הנזקים.
Hasarlı yanları iyileştirmeye çalıştığı kadar güçlü yanlarıyla da ilgilenmeli.يجب أن يهتم ببناء القوة كنفس إهتمامه برأب الصدع.
Hasarlı yanları iyileştirmeye çalıştığı kadar güçlü yanlarıyla da ilgilenmeli.人生で最も素晴らしいことに対して
Hastalıkları iyileştirmek istiyordumChcel som obnoviť zdravie po chorobe.
Hastalıkları iyileştirmek istiyordumChciałem przywracać zdrowie.
Hastalıkları iyileştirmek istiyordumDoream să restabilesc sănătatea din boală.
Hastalıkları iyileştirmek istiyordumIch wollte die Gesundheit nach einer Krankheit wiederherstellen.
Hastalıkları iyileştirmek istiyordumIk wou ziekte omzetten in gezondheid.
Hastalıkları iyileştirmek istiyordumJag ville göra de sjuka friska.
Hastalıkları iyileştirmek istiyordumJe voulais restaurer la santé à partir de la maladie.
Hastalıkları iyileştirmek istiyordum저는 질병으로부터 건강을 복구시키고 싶었습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod