iyileştirir ile cümle
iyileştirir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Bitkileri iyileştirir.Лечение растениями.
Bu arada, Magnus Bane gelir ve Alec'i iyileştirir.Enquanto isso, Magnus Bane chega e cura Alec.
Bitkileri iyileştirir.Plantas Que Curam.
Düzgün sobala kullanımı, iç mekan hava kalitesini %85'e kadar iyileştirir.A utilização de fogões adequados pode melhorar a qualidade do ar interior em 85%.
Orada Lilly, Vali'ye yaptıkları için teşekkür eder ve Vali'nin kafasına aldığı bir yarayı iyileştirir.Lilly agradece por ele ter se arriscado por sua família, e limpa um ferimento que ele recebeu na cabeça.
Bu hasarları iyileştirir ve satılabilir.Angels kunnen genezen en schade toebrengen.
Anka Fawkes ağlar ve gözyaşları Harry'nin yaralarını iyileştirir.De fenix van Perkamentus komt terug, en laat een paar tranen op Harry's wond vallen.
Hastaları iyileştirir.Leczy chorych.
Abiyoleyy: Yaratığı iyileştirir.Ayahuaska: szkodzi czy uzdrawia?
Anka Fawkes ağlar ve gözyaşları Harry'nin yaralarını iyileştirir.Fawkes låter sina tårar droppa ned i Harrys sår, vilket läker.
Bazen de Aksaçlı, otalar (ilaçlar) hazırlayarak yiğidin yaralarını iyileştirir.Але, за допомогою таблиць ме, орел виліковує рану.
Anna'yı iyileştirirler fakat zihninden Elsa ile geçirdikleri sihir ile ilgili güzel anıları siler.Annu vyléčili trolové, kteří jí také vymazali vzpomínky na kouzla.
Bu hasarları iyileştirir ve satılabilir.Tam se léčí a zotavuje.
Sağındaki bitkileri iyileştirir.Voda z kaple uzdravuje.
Medicus curat, natura sanat Doktor tedavi eder, doğa iyileştirir.MUDr. Radim Šrám: Čistota ovzduší a naše zdraví...
Hastaları iyileştirir.Musíte vyléčit pacienta.
Güneşin kuvvetli ışınları birçok hastalıkları yok eder ve iyileştirir.Pe mulți ispitiți de poftele rele i-a scăpat și a vindecat mulți bolnavi.
Ölü bir fareyi diriltir, ölümcül hastaları iyileştirir.Este înzestrat cu puteri supranaturale, de a vindeca bolnavi și de a învia morți.
Bu sırada yaratık ayağa kalkar ve yaralarını iyileştirir ve Strickland'ı öldürür.A lény azonban magához tér, meggyógyítja saját magát, és egy csapással elvágja Strickland torkát a karmaival.
Ölü bir fareyi diriltir, ölümcül hastaları iyileştirir.Visszahozza a holtakat az életbe, meggyógyítja a súlyos sérüléseket.
Hastaları iyileştirir.Minden páciens meggyógyult.
Magnus, Maia'yı iyileştirir.Mikor jobban vannak, hárman elmennek Maud nénihez gyógyulni.
Bu sırada yaratık ayağa kalkar ve yaralarını iyileştirir ve Strickland'ı öldürür.Το πλάσμα επουλώνει τις πληγές του και σκοτώνει τον Στρίκλαντ.
Bu arada, Magnus Bane gelir ve Alec'i iyileştirir.Εκείνη την ώρα, ο Μάγκνους Μπέιν φτάνει και θεραπεύει τον Άλεκ.
Ölü bir fareyi diriltir, ölümcül hastaları iyileştirir.Ανεγείρει νεκρούς και θεραπεύει ασθενείς δια μίας λέξεως.
Hastalıkları iyileştirir.Menyembuhkan suatu penyakit.
Düzgün sobala kullanımı, iç mekan hava kalitesini %85'e kadar iyileştirir.Kompor yang tepat bisa meningkatkan kualitas udara dalam ruang hingga 85%.
Asklepios çok güçlü ilaçlar yapar ve ölümcül pek çok hastalığı iyileştirir.Asklepios adalah orang yang mampu menyembuhkan berbagai penyakit bahkan mampu menghidupkan orang mati.
Bu arada, Magnus Bane gelir ve Alec'i iyileştirir.Trong khi đó, Magnus Bane tới và chữa trị cho Alec.
Bu hasarları iyileştirir ve satılabilir.Hầu hết các trường hợp này có thể được điều trị và chữa khỏi.
İki Elçi, “Biz anadan doğma körü ve abraşı iyileştiririz” dediler.若降,吾何所借手?”幹曰:“窦建德危至,而化及未平,我转侧两贼间,势必危,王又贪其玉帛,败不日。
Hastaları iyileştirir.照顧病人喔!
Sağındaki bitkileri iyileştirir.此后右手腕痊愈。
Bitkileri iyileştirir.Растението се лечебно.
Bitkileri iyileştirir.Biljka je ljekovita.
Liraglutid kan şekeri seviyelerini iyileştirir..Klinčić može smanjiti razinu šećera u krvi. .
SMB yazıcı kuyruğuna yazdırmayı iyileştirir.Vilenik će pokušati izliječiti Pisnika.
Bitkileri iyileştirir.Liečivá rastlina.
Bu özellik yakıt kullanımı azaltmaya yardımcı olur ya da uçuşun çeşitli aşamalarında ivmelenmeyi iyileştirir.S tem zmanjšamo porabo goriva za nekaj procentov ali pa povečamo dolet letala.
Onu pigmeler bulur ve iyileştirir.Ptolomejci so ga vzdrževali in izboljšali.
Sistematik hatayı yok etmek doğruluğu iyileştirir ama kesinliği artırmaz.Süstemaatilisi vigu elimineerides paraneb täpsus, kordustäpsus ei muutu.
Beyaz şapkalar iyileştirir, sarı şapkalar 1 şapka arttırır.Peas kantakse tumesinist kollase tutiga mütsi.
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Befolyásos, nagylelkű emberek nem keltenek áldozatokat; hanem gondozzák őket?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?CA: 피해자를 만들지 않는, 유능하고 너그러운 남자라구요? 사람들이 피해자를 돌본다구요?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?CA: Kykenevät, anteliaat ihmiset eivät luo uhreja; he tukevat niitä?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Capabele, vrijgevige mannen creëren geen slachtoffers; zij verzorgen slachtoffers?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Fähige, großzügige Menschen erschaffen keine Opfer; sie kümmern sich um Opfer?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Gli uomini capaci e generosi non creano vittime; accudiscono le vittime?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Kompetente generøse mænd skaber ikke ofre; de hjælper ofre?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Les hommes à la hauteur, généreux, ne font pas de victimes; ils prennent soin des victimes ?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?¿Los hombres generosos y capaces no crean víctimas; cuidan de las víctimas?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Những người tài năng và hào phóng không tạo ra nạn nhân; mà ủng hộ nạn nhân?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Oamenii capabili şi generoşi nu creează victime; ei le îngrijesc?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Orang yg mampu dan ikhlas tidak menciptakan korban mereka mengayomi korban ?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Schopní, velkorysí lidé nevytvářejí oběti, ale starají se o ně?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Schopní, veľkorysí ľudia nevytvárajú obete; starajú sa o obete?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Sposobni, velikodušni moški ne ustvarjajo žrtev; ampak za žrtve skrbijo?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Uzdolnieni, wielkoduszni ludzie nie powodują ofiar; oni się nimi opiekują?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Οι ικανοί, οι γενναιόδωροι άνθρωποι δεν δημιουργούν θύματα, τα ανατρέφουν;
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?К.А.Одаренные и благородные люди не плодят жертв, они поддерживают жертв?