iyileşti ile cümle
iyileşti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak Beşikçi, SETimes'a durumun iyileştiğini söylüyor.The situation has improved, however, he told SETimes.
Ivanoviç, "Elit turizmi geliştirmek istiyorsak hizmet sektörümüzü iyileştirmemiz gerekiyor." dedi."If we want to develop elite tourism, we must improve our service sector," said Ivanovic.
İngiliz milletvekilleri: Türkiye, AB'ye katılmak için sınır kontrollerini iyileştirmeliUK lawmakers: Turkey must improve border control to join EU
Yardım, adanın kuzey kesiminin altyapı ve ekonomisini iyileştirmek için kullanılacak.The aid will underpin projects to improve infrastructure and the economy in the island's north.
Fosfor bazlı deterjanlara konan yeni yasak bu durumu iyileştirebilir.A new ban on phosphorus-based detergents may help.
Kuş gribi tedavisi gören dördüncü kardeşin iyileştiği bildiriliyor.A fourth sibling was also treated for bird flu and has reportedly recovered.
Altyapıda pek çok iyileştirme yapılması gerekir.Infrastructure needs a lot of improvement.
Projede kırsal bölgelerdeki temel hizmetler ve perakende merkezlerini iyileştirmeyi de amaçlıyor.The project also aims to improve basic services and retail centers in the rural regions.
Ülke, AB fonlarından yararlanma şeklinde büyük iyileştirmeler gerçekleştirebilir mi?Can the country make big improvements to the way it utilises EU funds?
İdari iyileştirme ve kurum oluşturma çalışmalarına toplam 18.5 milyon avro ayrıldı.The area of good governance and institution building has been allotted a total of 18.5m euros.
CARD yardım paketi kapsamında ulaşım altyapısının iyileştirilmesine ayrılan miktar 2.4 milyon avro.Transportation infrastructure improvements will receive 2.4m euros of the CARDS aid package.
Bu miktarın 1.2 milyon avrosu Makedonya'daki yatırım koşullarının iyileştirilmesi için harcanacak.Of this, 1.2m euros will go towards improving the investment climate in Macedonia.
Taki, yeni planın bölgedeki ekonomik durumu iyileştirmeyi de hedeflediğini de sözlerine ekledi.He added that the new plan also aims to improve the economic situation in the area.
Sırbistan'daki polis memurları çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve maaş zammı talep ediyorlar.Police officers in Serbia demand improved working conditions and higher salary.
Bu arada sağlık bakanlığı da okullardaki cinsel eğitimi iyileştirmeye çalışıyor.The education ministry, meanwhile, is trying to improve sex education in schools.
Turizm Hırvatistan'ın İmajını İyileştiriyorTourism Bolsters Croatia's Image
Arnavutluk'un ekonomisi ikinci çeyrekte iyileşti.Albania's economy improves during the second quarter.
Uluslararası bağışçılar da sorunun iyileştirilmesi için oldukça ciddi katkılar sağlıyor.International donors have already made huge contributions towards improving things.
Kosovalı Sırplar, diyaloğun yaşam standartlarına somut iyileştirmeler getirmesini umuyor. [Reuters]Kosovo Serbs hope the dialogue will bring concrete improvements in their living standards. [Reuters]
Proje, Arnavutluk'taki sağlık finansmanı alanında iyileştirilme sağlamayı hedefliyor. [Reuters]The project aims to help Albania improve health financing. [Reuters]
AF BiH, İttifak standartlarını karşılamak amacıyla eğitimlerini iyileştirmiş durumda.The AF BiH have improved their training in an effort to match Alliance standards.
Piyasaların “kendi kendini iyileştirme” gücü ise, henüz kimilerinin beklediği sonuçları vermedi.Trust in the "self-healing" power of markets has not yielded the results some expected.
PUKÖ ile sürekli iyileştirmeContinuous quality improvement with PDCA
İsa hasta kadını iyileştiriyor, Roma Katakombu, 300-350Jesus healing the bleeding woman, Roman catacombs, 300-350
Q-anahtarlama, öttü darbe iyileştirmeve boşluğu damping bu teknik ile elde edilir.Q-switching, chirped pulse amplification, and cavity dumping use this technique.
Merkezi Deneysel Çiftlik Tarımsal yöntem ve ürünlerde iyileştirme için bilimsel araştırma.Central Experimental Farm Scientific research for improvement in agricultural methods and crops.
FC Köln'e imza attı. Köln, Stöger'in döneminde adım adım performansını iyileştirdi.FC Köln on 11 June 2013.[7] The billy goats improved under Stögers tenure continuously.
Finnick, Peeta'yı iyileştirmeyi başarır.Finnick manages to revive him, however.
İlk kitabı iyileştiren bir devam yazdı.She has written a sequel that improves upon the first book.
Bazı verimlilik ölçümleri iyileştirildi.Certain measurements of efficiency improved.
Aylarca deneme sonrası uçağı iyileştirmek için sayısız planör uçuşu yaptı.For months of experiments, she made numerous glider flights to improve the plane.
CiteSeer'in amacı, akademik ve bilimsel literatürün yayılmasını ve erişimini iyileştirmektir.CiteSeer's goal is to improve the dissemination and access of academic and scientific literature.
Orada, Reed, Nia'nın Reed'in annesini iyileştirmeyi reddetme nedenini öğrenir.There, Reed learns Nia's reason to refuse healing Reed's mother.
İyileştirilmiş hasta bakımıImproved patient care
Nemli ve sıcak ortamlardan kaçınmanın yanı sıra hijyen de iyileştirilebilir.Hygiene can be improved, along with avoiding moist and warm environments.
Sonraki gemilerde yapılan iyileştirmeler ve değişiklikler bazen öncü gemiye de uygulanır.The improvements will sometimes be retrofitted to the lead ship.
Tırnak kozmetikleri tırnak yemenin sosyal etkilerini iyileştirmeye yardımcı olabilir.[1]Nail cosmetics can help to ameliorate nail biting social effects.[19]
İşlem, karbon dioksit dengesini iyileştirmek ve verimi arttırmak için tüm b,tkiyi kullanır.The process uses the whole plant to improve the carbon dioxide balance and increase yield.
Otuz tanesinin iyileştiği bildirildi.Thirty one of them have been confirmed recovered.
Sağlık Bakanlığı, 11 enfekte kişinin iyileştiğini açıkladı. [ alıntı gerekli ]The Health Ministry announced that 11 infected people have already recovered.[citation needed]
Üçü de şekilde iyileşti. [2]All three of them successfully recovered.[84]
26 Nisan 2020'de tüm hastalar iyileşti.On 26 April 2020, all patients recovered.[1]
Son pozitif vaka 31 Mart 2020'de oldu. [1] 21 Nisan'da son dava iyileşti. [2]The last positive case was on 31 March 2020.[2] On 21 April, the last case recovered.[2]
İyileştikten sonra Fangio, 21 yaşında zorunlu askerlik görevinde bulundu.After recovering, Fangio served compulsory military service at the age of 21.
Bu etki, elektron ışını uygulanarak ile yeraltı suyu iyileştirmesinde kullanılır.[1]This is exploited in groundwater remediation by electron beam treatment.[18]
Bu sistemlerde iyileştirme yapılabileceğini gösterir.This indicates room for improvement.
Normal zeka ve normal görme duyarlılığını koruyarak iyileşti.He recovered well, retaining normal intelligence and normal visual acuity.
Ayrıca, İslami cenaze hizmetleri için iyileştirilmiş yerler olacaktır. [ alıntı gerekli ]Also, there will be improved facilities for Islamic funeral services.[citation needed]
Hükumetin bir başka ana hedefi Meksika'daki kadın ve erkeklerin sağlık durumunun iyileştirilmesiydi.Another primary goal of his government was to improve the health of men and women in Mexico.
İyileştikten sonra Jackson, 1862 Maryland Kampanyası'na katıldı .Upon recovering, Jackson participated in the 1862 Maryland Campaign.
Hastaneler silah saklamak için değil, iyileştirmek içindir.Hospitals are for healing, not for hiding weapons.
Gelernter ciddi şekilde yaralanmış olmasına rağmen iyileşti.Though critically injured, Gelernter recovered.
Yeniden Düzenleme: Mevcut Kod Tasarımını İyileştirme, İkinci Baskı .Refactoring: Improving the Design of Existing Code, Second Edition.
En saf kılıçtır. Diğer kılıçlardan zehirlenen kullancıları iyileştirme özelliğine sahiptir.It is the purest blade with the ability to cure the poison the other swords have on their owners.
Ilık suda önceden ıslatılarak çimlenme iyileştirilebilir. [ alıntı gerekli ]Germination may be improved by pre-soaking in warm water.[citation needed]
Yunan filozofları üzümlerin hem bütün hem de şarap şeklindeki iyileştirici güçlerini övdü.Greek philosophers praised the healing powers of grapes both whole and in the form of wine.
Taliban'ın devrilmesinden sonra eğitim ve istihdam fırsatları iyileşti.After the overthrow of the Taliban, education and employment opportunities improved.
Çeçenya'daki ekonomik durum 2000'den sonra önemli ölçüde iyileşti.The economic situation in Chechnya has improved considerably since 2000.
Azerbaycan Cumhuriyeti'nde vergi idaresinin iyileştirilmesine ilişkin devlet programı (2005-2007)[1]State program on improvement of tax administration in the Republic of Azerbaijan (2005-2007)[12]
Birlikte parçalanmış peptitlerin tanımlanması, tanımlanan peptitlerin sayısını iyileştirir.Identification of co-fragmented peptides improves the number of identified peptides.