iyileşti ile cümle
iyileşti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Daha sonra İsaya kör ve dilsiz bir cinli getirdiler. İsa adamı iyileştirdi. Adam konuşmaya, görmeye başladı.當下 有 人 將 一 個 被 鬼 附著 、 又 瞎 又 啞 的 人 、 帶到 耶穌那裡.耶穌 就 醫治 他 、 甚至 那 啞 吧 又 能 說話 、 又 能 看見
Daha yeni ATI ekran kartları için OpenGL'in iyileştirilmiş donanım hızlandırıcısıהאצת חומרה אופטימלית של OpenGL באמצעות כרטיס מסך חדיש של ATI
Daha yeni ATI ekran kartları için OpenGL'in iyileştirilmiş donanım hızlandırıcısıالتسريع العتادي المحسن ل OpenGL مع بطاقات ATI الرسومية الأحدث
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Chúng tôi đang đưa vị giác về hướng những lựa chọn bền vững và có tính phục hồi hơn.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Direcionámos os gostos para opções de maior resistência, espécies mais restauradoras.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Dirigíamos los gustos hacia opciones más flexibles, más "restauradoras".
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Igyekeztünk formálni az ízlésvilágot a nagyobb rugalmasság, a helyreállító választások irányába.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Îndreptam gusturile înspre opţiuni mai flexibile, mai tonice.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Kierowaliśmy smaki w stronę bardziej sprężystych, bardziej odnawialnych opcji.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Kita mengarahkan indera perasa kita pada makanan yang lebih tahan, lebih dapat memulihkan.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.우리는 입맛을 보다 활기 있게, 보다 원기회복의 선택사항으로 인도했습니다.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Nasmerovali sme chute k pružnejším, prospešnejším možnostiam.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Nous avons orienté les goûts vers des options plus restauratrices, vers plus de résilience.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Řídili jsme chutě směrem k odolnějším a obnovitelnějším druhům.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Stavamo indirizzando i gusti verso una resistenza maggiore, verso opzioni più sostenibili.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Vi riktade smaklökarna åt mer hållbara, mera återställbara alternativ.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.We duwden smaak in de richting van keuzes met meer veer- en herstelkracht.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Wir führten die Geschmäcker in Richtung belastbarerer, erholsamerer Möglichkeiten.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Κατευθύναμε τις γεύσεις, τα γούστα σε πιο ανανεώσιμες και "πράσινες" επιλογές.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Мы же направляли вкусы на более экологически устойчивые виды, на более дружественные экологии варианты.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Ние насочвахме вкусовете към по-гъвкави, по-възстановяващи варианти.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.כיוונו את חושי הטעם לעבר האפשרויות העמידות וברות-השיקום יותר.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.كنا نوجّه الأذواق تجاه خيارات أكثر مرونة وتصالحية.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.食材を選びなおしていました これを大事にしていかなくてはいけません
David'e daha kolay bir hayat verebilmek için onu hemen iyileştirirdimAber, wenn wir alle Menschen mit Down-Syndrom verlören, wäre das ein katastrophaler Verlust."
David'e daha kolay bir hayat verebilmek için onu hemen iyileştirirdimAle byłoby niepowetowaną stratą, gdyby zniknęli wszyscy z zespołem Downa".
David'e daha kolay bir hayat verebilmek için onu hemen iyileştirirdimDavidet egy pillanat alatt meggyógyítanám, hogy könnyebb élete lehessen.
David'e daha kolay bir hayat verebilmek için onu hemen iyileştirirdim"Eu concordo com o Tom. "Pelo David, curá-lo-ia num instante para lhe dar uma vida mais fácil.
David'e daha kolay bir hayat verebilmek için onu hemen iyileştirirdimInteressant genoeg zei de vader:
David'e daha kolay bir hayat verebilmek için onu hemen iyileştirirdim하지만 우리가 다운 증후군을 가진 모두를 잃는다면 그 상실은 매우 비극적일거예요."
David'e daha kolay bir hayat verebilmek için onu hemen iyileştirirdimMa credo che perdere tutti coloro che hanno la Sindrome di Down sarebbe catastrofico."
David'e daha kolay bir hayat verebilmek için onu hemen iyileştirirdimNo myslím, že ak by sme stratili každého s D.S., bola by to katastrofická strata."
David'e daha kolay bir hayat verebilmek için onu hemen iyileştirirdimPentru David, l-aș vindeca într-o clipită ca să-i dau o viață mai ușoară.
David'e daha kolay bir hayat verebilmek için onu hemen iyileştirirdimPour David, je soignerais sa maladie en un instant pour lui donner une vie meilleure.
David'e daha kolay bir hayat verebilmek için onu hemen iyileştirirdimY Karen Robards me dijo: "Opino como Tom.
David'e daha kolay bir hayat verebilmek için onu hemen iyileştirirdimΑλλά νομίζω ότι αν χάναμε όσους έχουν σύνδρομο Ντάουν, θα ήταν μια καταστροφική απώλεια".
David'e daha kolay bir hayat verebilmek için onu hemen iyileştirirdimАле я думаю, що якщо ми втратимо всіх людей з синдромом Дауна, то це буде жахлива втрата."
David'e daha kolay bir hayat verebilmek için onu hemen iyileştirirdimНо если бы мы потеряли каждого с синдромом Дауна, то это была бы гибельная потеря".
David'e daha kolay bir hayat verebilmek için onu hemen iyileştirirdimאבל לדעתי, אילו איבדנו את כל בעלי תסמונת הדאון, זה היה אובדן נורא."
David'e daha kolay bir hayat verebilmek için onu hemen iyileştirirdimولكني أعتقد أنه لو خسرنا كل الأشخاص المصابين بالمتلازمة، ستكون خسارة كارثية."
David'e daha kolay bir hayat verebilmek için onu hemen iyileştirirdimカレン・ロバーズは言いました 「私もトムと同じです
Değerlendirme sonuçları, genellikle hizmet sunumunun iyileştirilmesi için kullanılmaktadır.Instituţiile pentru formarea iniţială a profesorilor
Değerlendirme sonuçları, genellikle hizmet sunumunun iyileştirilmesi için kullanılmaktadır.I risultati della valutazione sono generalmente usati anche per migliorare l’offerta.
Değerlendirme sonuçları, genellikle hizmet sunumunun iyileştirilmesi için kullanılmaktadır.Os módulos de formação inicial de professores estão, por conseguinte, abertos aos professores em exercício.
Denetim Raporu, iyileştirmevegeliştirmeyeyönelik tavsiyelerideiçerir vebu raporlaryayımlanır.Одитниятдоклад,койтосъдър- дейност.
Diyelim ki bu durumu bir şekilde iyileştirdikAle może usprawniliśmy ten proces w jakiś sposób
Doğanın çok iyileştirici bir kısmı var, ve bu da bizim ayarlandığımız kısmı.Ada sesuatu yang sangat restoratif tentang alam, dan itu bagian dari bagaimana kita hidup.
Doğanın çok iyileştirici bir kısmı var, ve bu da bizim ayarlandığımız kısmı.C'è qualcosa di corroborante nella natura, ed è parte del modo in cui siamo sintonizzati.
Doğanın çok iyileştirici bir kısmı var, ve bu da bizim ayarlandığımız kısmı.Er is iets heel genezend aan de natuur, het maakt deel uit van hoe we zijn afgestemd.
Doğanın çok iyileştirici bir kısmı var, ve bu da bizim ayarlandığımız kısmı.Es gibt etwas Stärkendes in der Natur und das gehört zu unserer Polung.
Doğanın çok iyileştirici bir kısmı var, ve bu da bizim ayarlandığımız kısmı.Este ceva foarte tonic la natură şi e parte din felul cum suntem făcuţi.
Doğanın çok iyileştirici bir kısmı var, ve bu da bizim ayarlandığımız kısmı.자연에 대해서는 뭔가 대단히 복원적인 것이 있고 그것은 부분적으로는 우리가 조정된 것입니다
Doğanın çok iyileştirici bir kısmı var, ve bu da bizim ayarlandığımız kısmı.La naturaleza tiene un carácter restaurativo, y estamos sintonizados con eso.
Doğanın çok iyileştirici bir kısmı var, ve bu da bizim ayarlandığımız kısmı.Tự nhiên có điều gì đó giúp con người hồi phục, và đó là một phần của việc thiên nhiên giúp ta hòa hợp.
Doğanın çok iyileştirici bir kısmı var, ve bu da bizim ayarlandığımız kısmı.W przyrodzie jest coś regenerującego, tak już jesteśmy zaprogramowani.
Doğanın çok iyileştirici bir kısmı var, ve bu da bizim ayarlandığımız kısmı.В природі є щось таке відновлювальне, і це частина того, як ми були налаштовані.
Doğanın çok iyileştirici bir kısmı var, ve bu da bizim ayarlandığımız kısmı.Има нещо много укрепващо в природата, което е част от това как сме настроени.
Doğanın çok iyileştirici bir kısmı var, ve bu da bizim ayarlandığımız kısmı.Природа способна восстанавливать. Так уж устроен человеческий организм.
Doğanın çok iyileştirici bir kısmı var, ve bu da bizim ayarlandığımız kısmı.יש בטבע משהו מאד משקם, וזה חלק מהרגישויות שלנו.
Doğanın çok iyileştirici bir kısmı var, ve bu da bizim ayarlandığımız kısmı.هناك شيء بالطبيعة يحيينا، وهي جزء من الكيفية التي ننسجم بها.