iyileşti ile cümle

iyileşti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Doğanın çok iyileştirici bir kısmı var, ve bu da bizim ayarlandığımız kısmı.私たちはそれに反応するようになっているのです 人間は真似をするのがとても好きな動物です
Dolayısıyla, daha fazla insanı iyileştiren ilaçlar üretmeye yönelik teşvikler daha çoktur.Deci motivaţiile sunt mai mari pentru a produce medicamente care tratează mai mulţi oameni.
Dolayısıyla, daha fazla insanı iyileştiren ilaçlar üretmeye yönelik teşvikler daha çoktur.De prikkels zijn dus veel groter om medicijnen te maken die meer mensen helpen.
Dolayısıyla, daha fazla insanı iyileştiren ilaçlar üretmeye yönelik teşvikler daha çoktur.Die Anreize sind sehr viel größer, ein Medikament zu entwicklen, mit dem sich mehr Menschen behandeln lassen.
Dolayısıyla, daha fazla insanı iyileştiren ilaçlar üretmeye yönelik teşvikler daha çoktur.Donc les perspectives de gain plus importantes poussent à produire des médicaments qui traitent plus de gens.
Dolayısıyla, daha fazla insanı iyileştiren ilaçlar üretmeye yönelik teşvikler daha çoktur.Ekonomický podnět pro vývoj nových druhů léků je tím větší, čím větší je počet nemocných.
Dolayısıyla, daha fazla insanı iyileştiren ilaçlar üretmeye yönelik teşvikler daha çoktur.그래서 인센티브가 더 큰 쪽은 더 많은 사람을 치료할 수 있는 약입니다.
Dolayısıyla, daha fazla insanı iyileştiren ilaçlar üretmeye yönelik teşvikler daha çoktur.Por isso os incentivos são muito maiores para produzir medicamentos que tratam mais pessoas.
Dolayısıyla, daha fazla insanı iyileştiren ilaçlar üretmeye yönelik teşvikler daha çoktur.Quindi l'incentivo è maggiore nel produrre farmaci per curare più persone.
Dolayısıyla, daha fazla insanı iyileştiren ilaçlar üretmeye yönelik teşvikler daha çoktur.Så incitamenten är bättre för att producera medicin för en vanlig sjukdom.
Dolayısıyla, daha fazla insanı iyileştiren ilaçlar üretmeye yönelik teşvikler daha çoktur.Så incitamentet er meget større for at udvikle medicin der kan behandle flere mennesker.
Dolayısıyla, daha fazla insanı iyileştiren ilaçlar üretmeye yönelik teşvikler daha çoktur.Sehingga insentifnya jauh lebih besar untuk memproduksi obat yang dapat menyembuhkan lebih banyak orang.
Dolayısıyla, daha fazla insanı iyileştiren ilaçlar üretmeye yönelik teşvikler daha çoktur.Tehát az ösztönzők sokkal nagyobbak a sok embert kezelő gyógyszerek gyártására.
Dolayısıyla, daha fazla insanı iyileştiren ilaçlar üretmeye yönelik teşvikler daha çoktur.Thế nên động lực lớn hơn rất nhiều để sản xuất những loại thuốc chữa cho nhiều người hơn.
Dolayısıyla, daha fazla insanı iyileştiren ilaçlar üretmeye yönelik teşvikler daha çoktur.Więc bardziej opłaca się... produkować leki, które leczą więcej ludzi.
Dolayısıyla, daha fazla insanı iyileştiren ilaçlar üretmeye yönelik teşvikler daha çoktur.Έτσι, τα κίνητρα είναι πολύ μεγαλύτερα να παράγουμε φάρμακα που θεραπεύουν περισσότερα άτομα.
Dolayısıyla, daha fazla insanı iyileştiren ilaçlar üretmeye yönelik teşvikler daha çoktur.Така че подтиците са много по-силни да се произвеждат лекарства, които лекуват повече хора.
Dolayısıyla, daha fazla insanı iyileştiren ilaçlar üretmeye yönelik teşvikler daha çoktur.Таким образом, стимулы гораздо выше при производстве медикаментов для большего количества людей.
Dolayısıyla, daha fazla insanı iyileştiren ilaçlar üretmeye yönelik teşvikler daha çoktur.Тож спонукання більші виготовляти ліки, що допоможуть більшій кількості людей.
Dolayısıyla, daha fazla insanı iyileştiren ilaçlar üretmeye yönelik teşvikler daha çoktur.ולכן, התמריצים הרבה יותר גדולים כאשר מייצרים תרופות שמטפלות ביותר אנשים.
Dolayısıyla, daha fazla insanı iyileştiren ilaçlar üretmeye yönelik teşvikler daha çoktur.إذاً الحوافز هي أكبر بكثير لإنتاج الأدوية التي تعالج المزيد من الناس.
Dolayısıyla, daha fazla insanı iyileştiren ilaçlar üretmeye yönelik teşvikler daha çoktur.新薬が開発される訳です 別の言い方をすると、より大きな市場により 生命が救われるということです
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.세계에 걸쳐 400,000명의 환자가 그 재료를 가지고 상처를 치료해오고 있습니다.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Ci sono ora 400.000 pazienti in tutto il mondo che hanno usato quel materiale per rimarginare le loro ferite.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Det finns nu 400 000 patienter över hela världen som har använt detta material för att läka sina sår.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Existen 400 000 pacientes en todo el mundo que han usado ese material para curar sus heridas.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Há agora 400 000 doentes em todo o mundo, que usaram aquele material para curar as suas feridas.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Hiện nay có 400.000 bệnh nhân trên khắp thế giới sử dụng vật liệu đó để chữa lành vết thương
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Il y a maintenant 400 000 patients dans le monde qui ont utilisé ce matériau pour guérir leurs blessures.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Jelenleg 400,000 beteg van világszerte, akiket sebgyógyítás céljából ezzel az anyaggal kezeltek.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Mittlerweile haben weltweit 400,000 Patienten das Material benutzt, um ihre Wunden zu heilen.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Na svete je 400 000 pacientov, ktorí tento materiál použili na vyliečenie rán.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Na světě je okolo 400.000 pacientů, kteří používají tuto látku k léčení jejich zranění.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Na świecie jest 400,000 pacjentów, którzy użyli takiego materiału, aby zagoić swoje rany.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Yhteensä 400 000 potilasta on käyttänyt tätä materiaalia haavojensa parantamiseen.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.На текущий момент 400 000 пациентов по всему миру использовали этот материал для заживления ран.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Сега има 400 000 пациенти по света, които са използвали този материал за зарастване на раните си.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.יש עכשיו 400,000 חולים ברחבי העולם שהשתמשו בחומר הזה לרפא את הפצעים שלהם
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.يوجد الآن حوالي 400 ألف مريض حول العالم استخدموا تلك المادة لعلاج جراحهم
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.この物質を用いた怪我の治療を受けています 手足は再生できるのでしょうか?
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?Dacă ar exista o pilulă care m-ar vindeca instantaneu, aș lua-o?
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?Ha lenne egy pirula, ami egy csapásra meggyógyítana, bevenném-e?
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?Jeśli istniałaby pigułka, która natychmiast by cię uleczyła, zażyłabyś ją?
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?Kdyby byl prášek, který bys spolkla a vyléčila se, vzala by sis ho?
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?만약에 제병을 단숨에 치료할 수 있는 약이 있다면 그 약을 먹을거냐고.
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?Om det fanns ett piller jag kunde ta som ögonblickligen skulle bota mig, skulle jag ta det?
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?Se existisse um comprimido que eu pudesse tomar que imediatamente me curasse, tomá-lo-ia?
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?¿Si hubiese una píldora que pudiese tomar que me curaría instantáneamente, la tomaría?
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?S'il y avait une pilule je pouvais prendre qui me guérirait instantanément est-ce que je la prendrais ?
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?Wenn es eine Pille gäbe, die mich sofort gesund machen würde, würde ich sie nehmen?
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?Αν υπήρχε ένα χάπι που θα μπορούσα να πάρω και να θεραπευτώ, θα το έπαιρνα;
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?Ако имаше хапче, което мога да взема което моментално ще ме излекува, ще го взема ли?
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?"Если бы существовало такое лекарство, которое мгновенно бы вылечило меня, приняла бы я его?"
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?אילו היתה קיימת גלולה שהיתה מרפאת אותי מיד, האם הייתי נוטלת אותה?
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?إن كان هناك حبة أبتلعها لتشفيني فوراً، هل لكنت أتناولها؟
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?その薬を飲みますか? 詩人のライナー・マリア・リルケは
Eğer Bill'in kararının sabit olacağını varsayarsak, Al kendi durumunu iyileştirebilir.Nejprve se nad tím zamyslíme z pohledu Ala.
Eğer Bill'in kararının sabit olacağını varsayarsak, Al kendi durumunu iyileştirebilir.Pomyślmy najpierw o punkcie widzenia Ala.
Eğer Bill'in kararının sabit olacağını varsayarsak, Al kendi durumunu iyileştirebilir.Припустимо, Біл незмінний у своєму зізнанні - чи може Ал покращити свій сценарій?
Eğer bu beni iyileştirmeyecekse, daha başka ne iyileştirebilir ki?"Dacă asta nu mă face să mă simt mai bine, atunci ce ar putea?"

İlgili Sayfalar