iyileşti ile cümle

iyileşti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bu sistem TADIL-A Link-11' in radar bilgisinin yüksek hızda dağıtımı ilavesiyle iyileştirilmiş halidir.Tento systém posílil systém TADIL-A Link-11 s vysokorychlostní výměnou radarových informací.
İyileştikten sonra eski formuna tekrar kavuştu.Po zranění se opět dostal do formy.
Finnick, Peeta'yı iyileştirmeyi başarır.Peeta se nakonec téměř vyléčí.
Enfeksiyon iyileştikten sonra, tipik olarak izi kalır.Po vyléčení infekce na místě obvykle zůstává jizva.
Bununla birlikte şehir hızla iyileşti.Město se však poměrně rychle vzpamatovalo.
Fuller'ın bedeni hiçbir zaman iyileştirilemedi.Tělo Margaret Fuller nebylo nikdy nalezeno.
Fakat babasının sağlığı iyileşti ve babası krallık iktidar gücünü tekrar ellerine aldı.Ruce krále, tak byly ruce uzdravitele.
Kahve onu iyileştirmiş.I jeho voda uzdravila.
Hiçbir iyileştirme çabaları sonuç vermedi.Veškeré pokusy je vyléčit selhávaly.
Katniss, ciddi bir şekilde yaralanmış olan Peeta'yı bulur ve onu iyileştirmeye çalışır.Tellmarch zjistí, že Michelle je jen těžce zraněna a vyléčí ji.
İstanbul'a dönüşünde hastalığının iyileştiği düşüncesindeydi.Do Evropy se musela vrátit, když se nakazila malárií.
Anna'yı iyileştirirler fakat zihninden Elsa ile geçirdikleri sihir ile ilgili güzel anıları siler.Annu vyléčili trolové, kteří jí také vymazali vzpomínky na kouzla.
Çünkü hastanın iyileştirilemiyeğini ve hayatını kaybedeceğini anlamıştır.Bude vypadat jinak, když jste nemocní a když jste zdraví.
Bu hasarları iyileştirir ve satılabilir.Tam se léčí a zotavuje.
Sağındaki bitkileri iyileştirir.Voda z kaple uzdravuje.
Medicus curat, natura sanat Doktor tedavi eder, doğa iyileştirir.MUDr. Radim Šrám: Čistota ovzduší a naše zdraví...
Bu sürüm Mambo 4.5.2.3 sürümünün çeşitli iyileştirmelerle tekrar yayımlanmış olan sürümüdür.Tato verze byla identická s produktem Mambo 4.5.2.3, byly pouze opraveny některé bezpečnostní chyby.
Hastaları iyileştirir.Musíte vyléčit pacienta.
İyileştirme oranı %87 civarında bulunurken komplikasyon oranı %3'e kadar çıkabilmektedir.Randamentul tratamentelor a fost de circa 87 % cu o rată a complicațiilor de până la 3 %.
Ninhursag tarafından Enki'nin vücudunu iyileştirmek için yaratılan sekiz tanrıçadan biridir.El a fost unul dintre cele opt zeități născute pentru a calma boala lui Enki.
Kahve onu iyileştirmiş.Nicola pentru că l-a vindecat.
Kam'ın en önemli görevleri bozulan dengeyi tekrar yerine getirmek ve hastaları iyileştirmektir.Cea mai importantă sarcină a șamanului era să vindece bolnavii.
1984'te beyin tümörü ameliyatı geçirdi ve iyileşti.Simenon a suferit o intervenție chirurgicală pentru o tumoră pe creier în 1984 și a avut o recuperare bună.
Çalışma koşulları iyileştirildi ve günlük çalışma süresi 8 saate indirildi.Guvernul a acordat concesii, durata zilnică a muncii fiind de 8 ore.
İyileştiğinde yeniden seferi başlattı.Odată vindecate acestea reapăreau.
Yerliler, ona baktı ve uzun süre sonra iyileşti.Maria Anna l-a îngrijit timp de câteva luni până s-a însănătoșit.
Felsefenin amacı (iyileştirme) terapidir.Există o filogeneză a activității vindecătoare.
Bunu ince bir kumaşa sür ve anüse yerleştir, anında iyileştirecektir."Ungeți o fâșie de pânză fină cu amestecul și introduceți în anus, pentru recuperare imediată".
Güneşin kuvvetli ışınları birçok hastalıkları yok eder ve iyileştirir.Pe mulți ispitiți de poftele rele i-a scăpat și a vindecat mulți bolnavi.
Ölü bir fareyi diriltir, ölümcül hastaları iyileştirir.Este înzestrat cu puteri supranaturale, de a vindeca bolnavi și de a învia morți.
Antakya'da durum ertesi yıl biraz iyileşti.În anul următor s-a ridicat iconostasul.
Giles ertesi sabah uyandığında kolundaki yaranın tamamen iyileştiği, kafasında da saçların çıktığını görür.Másnap reggel Giles észreveszi, hogy a karján a friss seb begyógyult, és a haja is kinőtt kissé.
Robin'e ise onu iyileştirdiği için teşekkür eder.Rose szintén a szigetnek köszönheti gyógyulását.
Nathan'ın karısını iyileştirmiştir.Marietta barátnője meggyógyult.
Ancak,kısa sürede iyileşti.Ő viszont nagy sokára meggyógyult.
Komünistler ayrıca eşitlik ve toplumsal adaletin iyileştirilmesi üzerine vaatte bulundular.A kommunisták egyenlőséget és társadalmi igazságosságot ígértek.
Eir - İyileştirme tanrısı.Jelentése: Isten meggyógyított.
Fuller'ın bedeni hiçbir zaman iyileştirilemedi.György egészsége soha nem jött már teljesen rendbe.
Bu sırada yaratık ayağa kalkar ve yaralarını iyileştirir ve Strickland'ı öldürür.A lény azonban magához tér, meggyógyítja saját magát, és egy csapással elvágja Strickland torkát a karmaival.
Tsubaki parçalandıktan sonra, bulunamayacak kadar küçük parçalara ayrıldığı için iyileştirememişti.Cubakit azért nem tudta meggyógyítani, mert túl kicsi részekre esett szét egy küzdelem során.
İsis'de Ra'ya gizli adını söylerse onu iyileştirebileceğini söyler.Ízisz megígérte neki, hogy meggyógyítja, ha elárulja neki titkos nevét.
Babasının iyileştirme temalı mitolojik görevini Hygieia koruma temalı olarak gerçekleştirmektedir.A gyermekvédelem gyógyító pedagógiai feladatai.
Seward da saldırıya uğradı, ancak iyileşti.II. András is megbetegedett, de felgyógyult.
Bu sakatlık hikâyesi Michaels'ın dizindeki sakatlığı iyileştirmesi için gerekliydi.Ám kiderül, hogy az átok megtöréséhez Kellyre is szükség van.
Bunu ince bir kumaşa sür ve anüse yerleştir, anında iyileştirecektir."Gipszeld le, s tedd hűvös helyre”.
Tüm bu iyileştirmelere mukabil, azami seviye uçuş hızı ve ivmesi %5 oranında düşmüştür.Azt vártuk, akartuk, hogy kint mindenütt, hogy az orvosi pályán és mindenütt csak az 5 %-nak megfelelő legyen.
Çalışma koşulları iyileştirildi ve günlük çalışma süresi 8 saate indirildi.A napi rendes munkaidő nyolc óra, ezt nevezi a törvény általános teljes napi munkaidőnek.
İlk kitabı iyileştiren bir devam yazdı.Gyógyulása után kezdte el írni újabb könyveit.
Ölü bir fareyi diriltir, ölümcül hastaları iyileştirir.Visszahozza a holtakat az életbe, meggyógyítja a súlyos sérüléseket.
Healing Classes: (İyileştirme büyüleri yapan) Bu oyuncular direkt düşmanla muhatap değildirler.Komaság(rokonok), Testvér: Ők sem kísérik el esendő hősünket.
Hastaları iyileştirir.Minden páciens meggyógyult.
Magnus, Maia'yı iyileştirir.Mikor jobban vannak, hárman elmennek Maud nénihez gyógyulni.
Orta Çağ'da, sarılığın iyileştirilmesi için kehribar taneleri taşınırdı.A középkorban a borbélyok foglalkoztak a fogak eltávolításával.
Toplamda performans iyileştirmesi yaklaşık %3'tür.Yleisesti noin 3% parempi suorituskyky.
Ocak 1944 itibaren bazı mekanik iyileştirmeler ile de GAZ-67B geliştirildi.Tammikuussa 1944 ajoneuvosta tehtiin teknisesti paranneltu GAZ-67B-malli.
Ancak,kısa sürede iyileşti.Pian hän kuitenkin toipui.
Edward hastanede iyileştiği anda ordu tarafından askere çağrılır ve Kore'ye gönderilir.Edwardin toipuessa selkäsaunastaan hänet värvätään armeijaan ja lähetetään sitten Korean sotaan.
VoiceOver iyileştirmeler.Wesikauhua woidaan parantaa.
Basit bir köy tuvaleti çeşitli yollarla iyileştirilebilir.Kahvipapujen kofeiini voidaan poistaa useilla eri menetelmillä.
Enfeksiyon iyileştikten sonra, tipik olarak izi kalır.Kun infektio paranee, alueelle jää yleensä arpi.

İlgili Sayfalar