iyileşti ile cümle
iyileşti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İyileştikten sonra çalışmaya devam edeceğim.После выздоровления продолжил службу.
Ancak,kısa sürede iyileşti.Однако вскоре она выздоровела.
Mali durumunu iyileştirdi.Оздоровление финансовой системы.
Bununla birlikte şehir hızla iyileşti.Тем не менее, город быстро оправился от произошедшего.
Güvenlik iyileştirmeleri.Клинически выздоровление.
Yusuf onu iyileştirmek için gömleğini gönderir.Зедд исцеляет его.
Anne, usta keşişten kızını iyileştirmesini ister.Ингу умоляла принца вылечить малыша.
Yaralı genç bir adam Gerçek Haç tarafından iyileştiriliyor.Молодая женщина доставлена в реанимацию с травмой головы.
Fakat iyileşti ve askeri görevine devam etti.Его здоровье было подорвано, но он продолжал свою миссию.
Çalışma koşulları iyileştirildi ve günlük çalışma süresi 8 saate indirildi.Часы были распределены таким образом, что весь рабочий процесс занял восемь дней.
Hastalıkları iyileştirir.Исцеление психических болезней.
Elrond parçayı temizledi ve yarayı iyileştirdi.Андрюша вылечил его и сделал крепче.
Seward da saldırıya uğradı, ancak iyileşti.Кастальдо также получил ранения, но выжил.
Antakya'da durum ertesi yıl biraz iyileşti.На следующий год анархия усилилась.
Dediğine göre Spoffor onu hipnotize ederek iyileştirmeye çalışmıştı.Рид считал, что таким образом его хотели вылечить от гомосексуальности.
Suyla yaraları iyileştirme gücü vardır.Обладают способностью к исцелению ран.
Küresel olarak insanların %89'u (6.5 milyar kişi) iyileştirilmiş içme suyu kaynağına erişebilmektedir.98,6 % населения обеспечено доступом к питьевой пресной воде.
1948 yılında, Gürciyev ikinci araba kazasını geçirdi ve yine beklenmedik bir biçimde iyileşti.В 1908 г. Хрущов снова перенёс инсульт, от последствий которого уже не оправился.
AV-8A’ların iyileştirilmesi ve AV-8B’lerde sistem geliştirmeleri yapılması sonucu AV-8C modeli ortaya çıktı.Испытания прошли настолько успешно, что была начата программа по улучшению всего американского парка AV-8A.
Amacı, dünyadaki tüm hastalıkları iyileştirebilen bir ilaç yapmaktır.Она хочет изобрести лекарство, которое позволит лечить сумасшествие у людей.
Hayvanları iyileştirmiş ve bir hücrede yaşamıştır.Подбирала больных животных, птиц и лечила в устроенной дома лечебнице.
Basit bir köy tuvaleti çeşitli yollarla iyileştirilebilir.Стандартную ямную уборную можно усовершенствовать несколькими способами.
Bitkileri iyileştirir.Лечение растениями.
Jace'i kurtarmak isteyen Clare, Sebastian'ı çağırır ve mührünü iyileştirmesini ister.Брюс хотел спасти Бетти и вылечить себя.
Aktörün felci tamamen iyileşti ve film kariyerine geri döndü.Спустя неделю актёр выздоровел и вернулся к съёмкам.
Todd bu insanlar topluluğu tarafından bulunur ve bir ailenin barınağında kalarak yaraları iyileştilir.Их находит знахарь Юй, которая лечит раны Су в своём доме.
Mahalleye ulaşımı sağlayan yol son yıllarda daha da iyileştirilmiştir.В само село рейсовый транспорт в последние годы не заезжает.
Robin'e ise onu iyileştirdiği için teşekkür eder.Она отвечала за исцеление рёбер.
Yerliler, ona baktı ve uzun süre sonra iyileşti.После этого мальчик стал быстро поправляться и скоро совсем выздоровел.
İyileştirici sanat uygulayıcısı yönüylede dikkatleri çekmiştir.Особым вниманием у наследника пользовалось военное искусство.
Priest: (Rahip) İyileştirici özellikle çok gelişmiş olan bir sınıftır.Жрец (разг. «прист») — единственный класс, основным направлением которого является исцеление.
Bunu ince bir kumaşa sür ve anüse yerleştir, anında iyileştirecektir."К нему здесь быстро привыкнут, и оно легко укоренится.»
Bu da iyileştirmeyi beraberinde getirir.Именно это и приводит к излечению.
EU Business School İspanya'da master tamamladıktan sonra ortalama maaş iyileştirmesi %138'dir.متوسط رفع المرتبات بعد استكمال درجة الماجستير EU Business School إسبانيا هو 138٪.
Edward hastanede iyileştiği anda ordu tarafından askere çağrılır ve Kore'ye gönderilir.وفي اللحظة التى تعافى فيها ادروارد في المستشفى استدعى إلى العسكر من قبل الجيش وارسل إلى كوريا.
Hastanede iyileştikten sonra savaşın geri kalan bölümünü beden eğitimi öğretmeni olarak geçirdi.وعقب تعافيه في المستشفى امضى الفترة المتبقية من الحرب كمدرب تدريبات بدنيه.
İyileştirme oranı %87 civarında bulunurken komplikasyon oranı %3'e kadar çıkabilmektedir.وقد وجِّدَ أن نِسبة الشِفاء تصِّل إلى حوالي 87٪، مع مُضاعفات يصل مُعَدلها إلى 3٪.
İsa bir Şabat (Cumartesi) günü, eli sakat bir adamı iyileştirdi.يوم ولادة محمد صلى الله عليه وسلم جاءت جاريته ثويبة وبشّرته بميلاد ابن أخيه ففرح لذلك وحرّرها من الرق.
Ölüleri diriltmiş, hastaları ve körleri iyileştirmiştir.ورثَوْت الميّت أَيضاً إِذا بكَيْته وعدَّدت محاسنه، وكذلك إِذا نظَمْت فيه شعراً "(1).
Voss bomba patlamasında da yaralandı, ancak çabucak iyileşti.دمرت الحرب سكان إستونيا، لكنه تعافى بسرعة.
Kahve onu iyileştirmiş.صناعة القهوة لم تتعافى تماما هناك.
Çünkü hastanın iyileştirilemiyeğini ve hayatını kaybedeceğini anlamıştır.أخبر طبيبك إذا لم تتحسن حالتك أو أصبحت أسوء.
Ancak,kısa sürede iyileşti.وقال انه لم يتعافى تماما.
Ana madde: Nöropraksi Bu, sinir hasarının en hafif olanıdır ve tamamen iyileştirilebilir.يعتبر هذا النوع الشكل الأقل حدة في إصابات الأعصاب مع إمكانية التعافي التام.
Bu mucizelerin çoğu iyileştirme, egzorsizm, ölünün canlandılması ve doğanın kontrol edilmesidir.في غالبيتها تتعلق بالشفاء بالإيمان، طرد الشياطين، قيامة الأموات والسيطرة على الطبيعة.
Sonunda iyileşti ama kişiliğinde önemli tutarsızlıklar ortaya çıktı.إلا أنه تعافى في النهاية وكان يعرج بشكل ملحوظ.
Ninhursag tarafından Enki'nin vücudunu iyileştirmek için yaratılan sekiz tanrıçadan biridir.وهي أيضاً واحدة من ثمانية أطفال تم إنشاؤها من أجل شفاء إحدى الجروح الثمانية التي يتلقاها إنكي.
Robin'e ise onu iyileştirdiği için teşekkür eder.أرادت ماري أن تتحسن.
Babasının iyileştirme temalı mitolojik görevini Hygieia koruma temalı olarak gerçekleştirmektedir.عليك أن تزود طفلك بمشروبات صحية كجزء من قوت صحي متوازن شامل.
İngilizce telaffuzumu iyileştirmek isterdim.أردت تحسين نطقي باللغة الانجليزية
Bu arada, Magnus Bane gelir ve Alec'i iyileştirir.Enquanto isso, Magnus Bane chega e cura Alec.
EU Business School İspanya'da master tamamladıktan sonra ortalama maaş iyileştirmesi %138'dir.O incremento médio de salário depois de completar um mestrado na EU Business School Espanha é de 138%.
Fuller'ın bedeni hiçbir zaman iyileştirilemedi.O corpo de Fuller jamais foi recuperado.
Bitkileri iyileştirir.Plantas Que Curam.
İlk içgüdüm, kendimi iyileştirmeyi denemekti ve kısmen hayata geri dönmekti.Meu primeiro instinto foi de tentar me curar e voltar a ter algum tipo de vida.
Aynı dönem boyunca birliklerinin etkinliğini ve disiplinini iyileştirmeye çalıştı.No mesmo período, ele tentou ativamente melhorar a disciplina e a eficiência das tropas.
Köle kız bir süre konuşamadı ama sonra tamamen iyileşti.Por algum tempo, a escrava emudeceu e depois ficou completamente curada.
Şirket tarafından basılan bir eleştirmen kılavuzu R2 sürümündeki çeşitli iyileştirme alanlarını tanımlıyor.Um guia de revisor publicado pela empresa descreve várias áreas de aperfeiçoamento na versão R2.
GNU IceCat'i iyileştirmek için Google Summer of Code 2008'e katılma önerileri yapıldı.Houve sugestões para o Google Summer of Code de 2008, para aprimorar o GNU IceCat.
Düzgün sobala kullanımı, iç mekan hava kalitesini %85'e kadar iyileştirir.A utilização de fogões adequados pode melhorar a qualidade do ar interior em 85%.