iyileşmek ile cümle
iyileşmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tedavi edilen insanların %50-80’i iyileşmektedir.Ένα ποσοστό 50-80% των ανθρώπων που ακολουθούν φαρμακευτική αγωγή θεραπεύονται.
Yakalanma yaşı altıdan sonra olduğunda ve konuşma terapisine erken başlandığında prognoz iyileşmektedir.Εάν διαγνωστεί εντός 12 ωρών από την έναρξη του επεισοδίου, τότε θρομβολυτική θεραπεία ξεκινάει.
Semptomlar genelde iki gün içinde düzelir ama iyileşmek için yedi güne uzayabilir.Symptomerne tager som regel af i løbet af to dage, men kan vare op til syv dage.
Dört ay iyileşmek için hastanedeydi.Han var innlagt på sykehus i fire måneder.
Semptomlar genelde iki gün içinde düzelir ama iyileşmek için yedi güne uzayabilir.Gejala biasanya membaik dalam dua hari, namun dapat bertahan hingga tujuh hari.
Tedavi edilen insanların %50-80’i iyileşmektedir.Nhìn chung, 50–80% bệnh nhân được điều trị lành bệnh.
İyileşmek için 21 gün kalmanın yeterli olduğu söylenmektedir.醫生建議其要待21歲身體停止發育後,才適合施行手術矯正。
Semptomlar genelde iki gün içinde düzelir ama iyileşmek için yedi güne uzayabilir.症状通常在两天内得以改善,但也可持续长达七天。
Yakalanma yaşı altıdan sonra olduğunda ve konuşma terapisine erken başlandığında prognoz iyileşmektedir.הפרוגנוזה משתפרת כאשר הליקוי מתחיל אחרי גיל 6 וכאשר הטיפול בדיבור מתחיל מוקדם.
Semptomlar genelde iki gün içinde düzelir ama iyileşmek için yedi güne uzayabilir.Симптомите обикновено се подобряват в рамките на два дни, но могат да продължат и до седем дни.
Geçirdiği bir kazadan iyileşmektedir ve Markiz'e planlarını gerçekleştirmek için güya yardım etmektedir.Заставен е от Маркизата да ѝ помогне да осъществи плана си.
İyileşmek için 21 gün kalmanın yeterli olduğu söylenmektedir.Известно ниво на подобрение е доказано, че се поддържа 24 седмици след лечението.
Tedavi edilen insanların %50-80’i iyileşmektedir.Terapijom se postiže izlječenje kod 50-80 % ljudi.
Semptomlar genelde iki gün içinde düzelir ama iyileşmek için yedi güne uzayabilir.Simptomi se običajno izboljšajo v dveh dneh, lahko pa trajajo do sedem dni.
Tedavi edilen insanların %50-80’i iyileşmektedir.5 metų laikotarpį išgyvena 70-80 % pacientų, gydomų chemioterapija.
Bu resimde, hayatımın gerçek meleği olan annem ile birlikteyim. Tam olarak iyileşmek sekiz yılımı aldı.Đây là tôi với mẹ, một thiên thần thực sự trong cuộc sống của tôi.
En önemlisi, bedeniniz iyileşmek için neye ihtiyaç duyuyor?Ce nevoi are corpul tău ca să se vindece?
En önemlisi, bedeniniz iyileşmek için neye ihtiyaç duyuyor?E, cosa ancora più importante, di che cosa ha bisogno il nostro corpo per guarire?
En önemlisi, bedeniniz iyileşmek için neye ihtiyaç duyuyor?I najważniejsze, czego ciało potrzebuje, żeby wyzdrowieć?
En önemlisi, bedeniniz iyileşmek için neye ihtiyaç duyuyor?Y más importante, ¿qué necesita su cuerpo para curarse?
En önemlisi, bedeniniz iyileşmek için neye ihtiyaç duyuyor?Και το πιο σημαντικό, τι χρειάζεται το σώμα σας προκειμένου να θεραπευτεί;
En önemlisi, bedeniniz iyileşmek için neye ihtiyaç duyuyor?И самое важное, что необходимо вашему телу, чтобы исцелять себя?
En önemlisi, bedeniniz iyileşmek için neye ihtiyaç duyuyor?והכי חשוב, מה הגוף שלכם צריך בכדי להחלים?
İyileşmek için içecek misin?Alkohollal akarja erősíteni magát?
İyileşmek için içecek misin?Định dùng rượu thuốc bồi bổ thân thể sao?
İyileşmek için içecek misin?Intendi rinforzarti bevendo alcol?
İyileşmek için içecek misin?Kau akan meminumnya sendiri untuk kesehatan?
İyileşmek için içecek misin?Vous croyez que l'alcool est bon pour vous ?
İyileşmek için içecek misin?أنتي سوف تشربينه لوحدك لصحة الجيدة ؟
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.Ale sytuacja tylko się pogorszyła.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.A zhoršilo se to, ne zlepšilo.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.Dan lebih buruk dari itu.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.Dar situația s-a înrăutățit, nu a devenit mai bună.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.En het werd slechter, niet beter.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.És javulás helyett, a dolgok még rosszabbra fordultak.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.Es wurde aber schlimmer, nicht besser.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.Et c'est devenu pire, pas mieux.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.Il che peggiorò le cose.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.그런데 상황은 더 나빠졌고 더 나아지지 않았습니다.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.Mas ficou tudo pior, não melhor.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.Mutta ongelma vain paheni.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.Och det blev sämre, inte bättre.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.Tình hình trở nên tồi tệ hơn, chứ không tốt hơn.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.Y éste empeoró en lugar de mejorar.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.Και τα πράγματα έγιναν χειρότερα αντί καλύτερα.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.А вместо подобрение положението се влоши.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.Но лучше не стало, только хуже.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.אבל זה הרע את המצב ולא שיפר אותו.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.只不過情況冇好到,反而轉差
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.象を愛する私にとり
İyileşmek zordur,ölebirsin... ...ama eğer sen sadece hastalıka mücadele ediyorsan iyi olabilirsin.Aber wenn man nur an einer Krankheit leidet, kann sich der Zustand bessern.
İyileşmek zordur,ölebirsin... ...ama eğer sen sadece hastalıka mücadele ediyorsan iyi olabilirsin.E' difficile riprendersi, si può morire, ma se hai solo una malattia da curare, puoi guarire.
İyileşmek zordur,ölebirsin... ...ama eğer sen sadece hastalıka mücadele ediyorsan iyi olabilirsin.이겨낼 수 있는 한 가지의 병만 걸렸다면 다시 회복하는 그런 거죠.
İyileşmek zordur,ölebirsin... ...ama eğer sen sadece hastalıka mücadele ediyorsan iyi olabilirsin.קשה לו להחלים והוא עלול למות, אבל אם צריך להתמודד רק עם מחלה אחת, אפשר להבריא.
İyileşmek zordur,ölebirsin... ...ama eğer sen sadece hastalıka mücadele ediyorsan iyi olabilirsin.من الصعب أن يتحسن، وقد يموت، و لكن لو كان مصاباً بمرض واحد، يتم التعامل معه وحده، فمن الممكن أن يتحسن
İyileşmek zordur,ölebirsin... ...ama eğer sen sadece hastalıka mücadele ediyorsan iyi olabilirsin.でも病気が一つだけの時は簡単に回復できるのと 似ています 気候温暖化が問題でした
Kuzey rüzgarı, hala iyileşmekte olan cildimi acıtıyor.Den kalla vinden slår mot huden som inte har läkt än.
Kuzey rüzgarı, hala iyileşmekte olan cildimi acıtıyor.Den kolde vind slår mod huden, der ikke er helet endnu.
Kuzey rüzgarı, hala iyileşmekte olan cildimi acıtıyor.Il vento del nord brucia, sulla mia pelle che sta ancora guarendo.
Kuzey rüzgarı, hala iyileşmekte olan cildimi acıtıyor.Mi piel aún está cicatrizando y este viento del norte la irrita.