iyileşme ile cümle
iyileşme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
RAB sizi ve soyunuzu korkunç belalarla, büyük ve sürekli belalarla, ağır, iyileşmez hastalıklarla vuracak.Rozmnoží ku podivení Hospodin rány tvé, a rány semene tvého, rány veliké a trvánlivé, i nemoci těžké a dlouhé.
RAB sizi ve soyunuzu korkunç belalarla, büyük ve sürekli belalarla, ağır, iyileşmez hastalıklarla vuracak.והפלא יהוה את מכתך ואת מכות זרעך מכות גדלות ונאמנות וחלים רעים ונאמנים׃
RAB sizi ve soyunuzu korkunç belalarla, büyük ve sürekli belalarla, ağır, iyileşmez hastalıklarla vuracak.يجعل الرب ضرباتك وضربات نسلك عجيبة ضربات عظيمة راسخة وامراضا ردية ثابتة.
RAB sizi ve soyunuzu korkunç belalarla, büyük ve sürekli belalarla, ağır, iyileşmez hastalıklarla vuracak.見 上
RAB sizi ve soyunuzu korkunç belalarla, büyük ve sürekli belalarla, ağır, iyileşmez hastalıklarla vuracak.見上
Sahip olduklarından memnum ol. Çünkü bu ülkenin sahipleri iyileşmemizi istemiyor.Защото собствениците на тази страна не искат това.
Savaştan birçok şey öğrendik ve Rwanda'yı anlattım çünkü Güney Afrika gibi yaklaşık 20 yıldır, iyileşme var.우린 전쟁에서 많은걸 배웁니다. 르완다에 대해 이야기를 한 이유는 이곳은 남아프리카 공화국처럼
Savaştan birçok şey öğrendik ve Rwanda'yı anlattım çünkü Güney Afrika gibi yaklaşık 20 yıldır, iyileşme var.ובכן אנו למדים הרבה ממלחמה ואני מזכירה את רואנדה כי זו מקום אחד, בדומה לדרום אפריקה,
Savaştan birçok şey öğrendik ve Rwanda'yı anlattım çünkü Güney Afrika gibi yaklaşık 20 yıldır, iyileşme var.وهكذا فإننا نتعلم الكثير من الحرب. وأذكر رواندا ؛ لأنها دولة ، مثلها مثل جنوب أفريقيا ،
Savaştan birçok şey öğrendik ve Rwanda'yı anlattım çünkü Güney Afrika gibi yaklaşık 20 yıldır, iyileşme var.ルワンダの話をしたのは 南アフリカの状況に似て - 20年の時間を経て 癒えつつあるからです
Savaş zamanındaki veriler, tüm ölümlere rağmen yaşam süresinde bir iyileşme olduğunu gösteriyor.전쟁 중의 데이터는 그 모든 죽음에도 불구하고 기대 수명이 향상되었음을 보여줍니다. 연말까지는, 베트남에서 가족 계획이 시작되고, 가족수가 더 적어졌습니다.
Savaş zamanındaki veriler, tüm ölümlere rağmen yaşam süresinde bir iyileşme olduğunu gösteriyor. Yıl sonunda,Die Daten während des Krieges zeigen, dass sich, sogar mit all den Toden, die Lebenserwartung verbesserte.
Savaş zamanındaki veriler, tüm ölümlere rağmen yaşam süresinde bir iyileşme olduğunu gösteriyor.平均余命が伸びています 戦争が終わる頃に ベトナムで家族計画が始まり 小家族に向かいます 米国は長寿で小さな家族を保っています
Scar'ı bize bırak ve iyileşmeye odaklan.Deixe o Scar connosco e trate de ficar melhor.
Scar'ı bize bırak ve iyileşmeye odaklan.Deja que nosotros nos ocupemos de Scar. Tú concéntrate en mejorar.
Scar'ı bize bırak ve iyileşmeye odaklan.Keskity sinä paranemiseen.
Scar'ı bize bırak ve iyileşmeye odaklan.Lascia Scar a noi, e pensa a rimetterti in salute.
Scar'ı bize bırak ve iyileşmeye odaklan.Overlad Scar til os, og forsøg at få det bedre.
Scar'ı bize bırak ve iyileşmeye odaklan.Överlåt Scar till oss och försök bli frisk.
Scar'ı bize bırak ve iyileşmeye odaklan.Zostaw Scara nam i skup się na powrocie do zdrowia.
Scar'ı bize bırak ve iyileşmeye odaklan.Άσε τον Σκαρ σε εμάς και κοίτα να γίνεις καλά.
Scar'ı bize bırak ve iyileşmeye odaklan.Предоставь Шрама нам и думай о выздоровлении.
Senin iyileşmen için en iyi şey bu.Đó là điều tốt nhất cho sự bình phục của em.
Senin iyileşmen için en iyi şey bu.Het is het beste voor je herstel.
Senin iyileşmen için en iyi şey bu.Je to to nejlepší pro tvoje uzdravení.
Sizin durumda daha zor bulunuyor. Neden iyileşmeniz için konsantre olmuyorsunuz?Ci sono casi più difficili del tuo, perchè non ti concentri nella tua guarigione?
Sizin durumda daha zor bulunuyor. Neden iyileşmeniz için konsantre olmuyorsunuz?ll y a des cas plus compliqués que le tien, pourquoi ne te concentres-tu pas sur ton rétablissement?
Sizin durumda daha zor bulunuyor. Neden iyileşmeniz için konsantre olmuyorsunuz?Υπάρχουν δυσκολότερες περιπτώσεις από την δική σας, γιατί δεν επικεντρώνεστε στην αποκατάστασή σας;
Sonra RAB Yehoramı iyileşmez bir bağırsak hastalığıyla cezalandırdı.A po tom po všetkom ho ranil Hospodin na jeho vnútornostiach nezhojiteľnou nemocou.
Sonra RAB Yehoramı iyileşmez bir bağırsak hastalığıyla cezalandırdı.Après tout cela, l`Éternel le frappa d`une maladie d`entrailles qui était sans remède;
Sonra RAB Yehoramı iyileşmez bir bağırsak hastalığıyla cezalandırdı.Después de todo esto Jehovah lo hirió con una enfermedad incurable en sus intestinos
Sonra RAB Yehoramı iyileşmez bir bağırsak hastalığıyla cezalandırdı.Dopo tutto questo, il Signore lo colpì con una malattia intestinale inguaribile
Sonra RAB Yehoramı iyileşmez bir bağırsak hastalığıyla cezalandırdı.După toate acestea, Domnul l -a lovit cu o boală de măruntaie, care era fără leac.
Sonra RAB Yehoramı iyileşmez bir bağırsak hastalığıyla cezalandırdı.E depois de tudo isso o Senhor o feriu nas suas entranhas com uma enfermidade incurável.
Sonra RAB Yehoramı iyileşmez bir bağırsak hastalığıyla cezalandırdı.És mindezek után megveré õt az Úr felette nagy bélbajjal, mely gyógyíthatatlan vala.
Sonra RAB Yehoramı iyileşmez bir bağırsak hastalığıyla cezalandırdı.Hierna sloeg de HERE hem neer met de ongeneeslijke ingewandsziekte.
Sonra RAB Yehoramı iyileşmez bir bağırsak hastalığıyla cezalandırdı.In po vsem tem ga je GOSPOD udaril na njegovih črevih z neozdravljivo boleznijo.
Sonra RAB Yehoramı iyileşmez bir bağırsak hastalığıyla cezalandırdı.Ja kaiken tämän jälkeen Herra rankaisi häntä parantumattomalla sisusvaivalla.
Sonra RAB Yehoramı iyileşmez bir bağırsak hastalığıyla cezalandırdı.이 모든 일 후에 여호와께서 여호람을 치사 능히 고치지 못할 병이 그 창자에 들게 하셨으므로
Sonra RAB Yehoramı iyileşmez bir bağırsak hastalığıyla cezalandırdı.Och efter allt detta hemsökte HERREN honom med en obotlig sjukdom i inälvorna.
Sonra RAB Yehoramı iyileşmez bir bağırsak hastalığıyla cezalandırdı.Og efter alt dette rammet Herren ham med en ulægelig sykdom i hans innvoller.
Sonra RAB Yehoramı iyileşmez bir bağırsak hastalığıyla cezalandırdı.Og efter alt dette slog HERREN ham med en uhelbredelig Sygdom i hans Indvolde.
Sonra RAB Yehoramı iyileşmez bir bağırsak hastalığıyla cezalandırdı.Potom pak po všem ranil jej Hospodin na střevách jeho nemocí nezhojitelnou.
Sonra RAB Yehoramı iyileşmez bir bağırsak hastalığıyla cezalandırdı.Sau các việc ấy , Ðức_Giê - hô-va hành hại người , khiến cho bị bịnh bất_trị trong ruột .
Sonra RAB Yehoramı iyileşmez bir bağırsak hastalığıyla cezalandırdı.Sau các việc ấy, Ðức Giê-hô-va hành hại người, khiến cho bị bịnh bất trị trong ruột.
Sonra RAB Yehoramı iyileşmez bir bağırsak hastalığıyla cezalandırdı.Setelah semua kejadian itu, TUHAN menghukum Yehoram dengan penyakit usus yang tak dapat sembuh
Sonra RAB Yehoramı iyileşmez bir bağırsak hastalığıyla cezalandırdı.Und nach alledem plagte ihn der HERR in seinem Eingeweide mit solcher Krankheit, die nicht zu heilen war.
Sonra RAB Yehoramı iyileşmez bir bağırsak hastalığıyla cezalandırdı.Μετα δε παντα ταυτα επαταξεν αυτον ο Κυριος εις τα εντοσθια αυτου με αρρωστιαν ανιατον
Sonra RAB Yehoramı iyileşmez bir bağırsak hastalığıyla cezalandırdı.А подир всичко това Господ го порази с неизцелима болест в червата;
Sonra RAB Yehoramı iyileşmez bir bağırsak hastalığıyla cezalandırdı.А после всего этого поразил Господь внутренности его болезнью неизлечимою.
Sonra RAB Yehoramı iyileşmez bir bağırsak hastalığıyla cezalandırdı.ואחרי כל זאת נגפו יהוה במעיו לחלי לאין מרפא׃
Sonra RAB Yehoramı iyileşmez bir bağırsak hastalığıyla cezalandırdı.وبعد هذا كله ضربه الرب في امعائه بمرض ليس له شفاء.
Sonra RAB Yehoramı iyileşmez bir bağırsak hastalığıyla cezalandırdı.這 些 事 以 後 、 耶 和 華 使 約 蘭 的 腸 子 、 患 不 能 醫 治 的 病
Sonra RAB Yehoramı iyileşmez bir bağırsak hastalığıyla cezalandırdı.這些 事 以 後 、 耶和華 使 約蘭 的 腸子 、 患 不 能 醫治 的 病
Şu anda, neden onun eve gelmesine ve bildiği insanlarla iyileşmesine izin vermiyorsun?Maar, waarom laten we haar niet thuis komen en herstellen met mensen die ze kent?
Şu anda, neden onun eve gelmesine ve bildiği insanlarla iyileşmesine izin vermiyorsun?Tak proč ji nevzít domů a nechat ji zotavit se s lidmi, které zná?
Şu anda, neden onun eve gelmesine ve bildiği insanlarla iyileşmesine izin vermiyorsun? Ve sevdiği insanlarla?Giờ thì sao không để nó về nhà và hồi phục với những người mà nó biết? và nó yêu?
Sürekli eğitim revaçta. Herşey iyileşmeye, eğitime, ve gelişip ilerlemeye odaklı.Todo se centra en la mejora y en la práctica, y en el desarrollo y en seguir hacia delante.
Tamam, bu iyileşmeyle ilgili olan.Baiklah, itu tentang penyembuhan.
Tamam, bu iyileşmeyle ilgili olan.Dat was dus genezen.