iyileşme ile cümle

iyileşme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
İyileşme dönemindeyim, alkol alamam.Olen toipilas enkä saa juoda alkoholia.
İyileşme dönemindeyim, alkol alamam.Sono in riabilitazione, non posso bere alcolici.
İyileşme dönemindeyim, alkol alamam.Αναρρώνω. Απαγορεύεται το αλκοόλ.
İyileşme dönemindeyim, alkol alamam.Я поправляюсь после болезни, и мне спиртное нельзя.
İyileşmek için içecek misin?Alkohollal akarja erősíteni magát?
İyileşmek için içecek misin?Định dùng rượu thuốc bồi bổ thân thể sao?
İyileşmek için içecek misin?Intendi rinforzarti bevendo alcol?
İyileşmek için içecek misin?Kau akan meminumnya sendiri untuk kesehatan?
İyileşmek için içecek misin?Vous croyez que l'alcool est bon pour vous ?
İyileşmek için içecek misin?أنتي سوف تشربينه لوحدك لصحة الجيدة ؟
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.Ale sytuacja tylko się pogorszyła.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.A zhoršilo se to, ne zlepšilo.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.Dan lebih buruk dari itu.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.Dar situația s-a înrăutățit, nu a devenit mai bună.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.En het werd slechter, niet beter.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.És javulás helyett, a dolgok még rosszabbra fordultak.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.Es wurde aber schlimmer, nicht besser.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.Et c'est devenu pire, pas mieux.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.Il che peggiorò le cose.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.그런데 상황은 더 나빠졌고 더 나아지지 않았습니다.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.Mas ficou tudo pior, não melhor.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.Mutta ongelma vain paheni.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.Och det blev sämre, inte bättre.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.Tình hình trở nên tồi tệ hơn, chứ không tốt hơn.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.Y éste empeoró en lugar de mejorar.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.Και τα πράγματα έγιναν χειρότερα αντί καλύτερα.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.А вместо подобрение положението се влоши.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.Но лучше не стало, только хуже.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.אבל זה הרע את המצב ולא שיפר אותו.
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.只不過情況冇好到,反而轉差
İyileşmek yerine, durum daha da beter hale geldi.象を愛する私にとり
İyileşmek zordur,ölebirsin... ...ama eğer sen sadece hastalıka mücadele ediyorsan iyi olabilirsin.Aber wenn man nur an einer Krankheit leidet, kann sich der Zustand bessern.
İyileşmek zordur,ölebirsin... ...ama eğer sen sadece hastalıka mücadele ediyorsan iyi olabilirsin.E' difficile riprendersi, si può morire, ma se hai solo una malattia da curare, puoi guarire.
İyileşmek zordur,ölebirsin... ...ama eğer sen sadece hastalıka mücadele ediyorsan iyi olabilirsin.이겨낼 수 있는 한 가지의 병만 걸렸다면 다시 회복하는 그런 거죠.
İyileşmek zordur,ölebirsin... ...ama eğer sen sadece hastalıka mücadele ediyorsan iyi olabilirsin.קשה לו להחלים והוא עלול למות, אבל אם צריך להתמודד רק עם מחלה אחת, אפשר להבריא.
İyileşmek zordur,ölebirsin... ...ama eğer sen sadece hastalıka mücadele ediyorsan iyi olabilirsin.من الصعب أن يتحسن، وقد يموت، و لكن لو كان مصاباً بمرض واحد، يتم التعامل معه وحده، فمن الممكن أن يتحسن
İyileşmek zordur,ölebirsin... ...ama eğer sen sadece hastalıka mücadele ediyorsan iyi olabilirsin.でも病気が一つだけの時は簡単に回復できるのと 似ています 気候温暖化が問題でした
İyileşme sürecimiz tamamen risk altına atılmıştı.Et l'accord d'aujourd'hui établi, je pense, un principe dans le loi
İyileşme sürecimiz tamamen risk altına atılmıştı.las consecuencias para toda la economía global serían catastrófica.
İyileşme sürecimiz tamamen risk altına atılmıştı.Possiamo trovare un modo per finanziare gli investimenti che ci servono a crescere e a competere.
İyileşme sürecimiz tamamen risk altına atılmıştı.Tetapi, kita terus memilah-milah permasalahan ini, selangkah demi selangkah.
İyileşme sürecimiz tamamen risk altına atılmıştı.Unsere gesamte Wiederherstellung war gefährdet.
İyileşme sürecimiz tamamen risk altına atılmıştı.Và chúng ta không thể tiếp tục cắt giảm mọi thứ như những công trình nghiên cứu cơ bản và công nghệ mới
İyileşme sürecimiz tamamen risk altına atılmıştı.لهذا، حاولنا الزعيم بينر و أنا أن نتفاوض على إتفاقية أشمل و أعم
İyileşme sürecimiz tamamen risk altına atılmıştı.新年は、連邦議会の議員一人一人にこの責務を果たしてもらいたい。
İyileşme sürecindeki arkadaşlarınızı ziyaretler ettiniz ve yardımlar yaptınız.la servicii pentru vizitarea prietenilor aflati la recuperare.
"iyileşme süreci nedir?" olması gerekir.Co je proces zotavení?
"iyileşme süreci nedir?" olması gerekir.¿cuál es el proceso de recuperación?
"iyileşme süreci nedir?" olması gerekir.회복 과정은 어떻게 진행되는가?
"iyileşme süreci nedir?" olması gerekir.Mi a gyógyulás menete?
"iyileşme süreci nedir?" olması gerekir.Mikä on toipumisen prosessi?
"iyileşme süreci nedir?" olması gerekir.Quá trình của việc phục hồi là gì?
"iyileşme süreci nedir?" olması gerekir.Wie sieht der Heilungsprozess aus?
"iyileşme süreci nedir?" olması gerekir.Какъв е процесът на възстановяване?
"iyileşme süreci nedir?" olması gerekir.מהו תהליך ההחלמה?
"iyileşme süreci nedir?" olması gerekir.ما هي خطوات عملية الشفاء؟
"iyileşme süreci nedir?" olması gerekir.私たちの研究では
İyileşmeye başlayacağım, sonra da yine dışarıda çılgın şeyler yapıp, hayatın tadını çıkaracağım.E- Er jeg godt på vej til at blive rask, og så er jeg derude igen og laver skøre ting og nyder livet.
İyileşmeye başlayacağım, sonra da yine dışarıda çılgın şeyler yapıp, hayatın tadını çıkaracağım.회복되어 가겠죠. 그러면 다시 세상으로 나가서 신나게 살면서 인생을 즐길 겁니다.
İyileşmeye başlayacağım, sonra da yine dışarıda çılgın şeyler yapıp, hayatın tadını çıkaracağım.Sarò in via di guarigione, e sarò di nuovo fuori a fare cose pazze e a godermi la vita.

İlgili Sayfalar