iyileşme ile cümle
iyileşme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ama onun hastalığı iyileşmez ise, ölür!Ma morire che è bello, niente!!
Ama onun hastalığı iyileşmez ise, ölür!Nhưng tới giờ vẫn chưa chịu chết.
Ama onun hastalığı iyileşmez ise, ölür!On snad nikdy nezestárne a nezemře.
Ama onun hastalığı iyileşmez ise, ölür!Αλλά δεν έφτασε μέχρι να πεθάνει.
Ama onun hastalığı iyileşmez ise, ölür!Но он не может взять и умереть.
Ancak, felsefede iyileşmenin yolu, felsefe hakkında konuşmaktır.여러분이 발전할 수 있는 길은 철학에 관해 이야기하는 것입니다
Ancak, felsefede iyileşmenin yolu, felsefe hakkında konuşmaktır.הדרך להשתפר היא לנהל דיונים פילוסופיים.
Andre buna iyi bak Bu yenilenme, iyileşmeye bağlantılıdır.A felépülésed ezen is múlik André.
Andre buna iyi bak Bu yenilenme, iyileşmeye bağlantılıdır.Deine Genesung hängt auch davon ab.
Andre buna iyi bak Bu yenilenme, iyileşmeye bağlantılıdır.La tua guarigione dipende anche da questo, André.
Andre buna iyi bak Bu yenilenme, iyileşmeye bağlantılıdır.Recuperarea ta depinde si de acele lucruri, André.
Andre buna iyi bak Bu yenilenme, iyileşmeye bağlantılıdır.Sự hồi phục của anh cũng phụ thuộc vào điều này.
Andre buna iyi bak Bu yenilenme, iyileşmeye bağlantılıdır.Ton rétablissement en dépend aussi.
Andre buna iyi bak Bu yenilenme, iyileşmeye bağlantılıdır.Tvoje zotavení je na tom také závislé, André.
Andre buna iyi bak Bu yenilenme, iyileşmeye bağlantılıdır.Twój powrót do zdrowia zależy również od tego, André.
Andre buna iyi bak Bu yenilenme, iyileşmeye bağlantılıdır.Αυτή η αποκατάσταση εξαρτάται και από αυτό επίσης, Andre.
Andre buna iyi bak Bu yenilenme, iyileşmeye bağlantılıdır.Восстановление зависит и от этого тоже, Андре
B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.비타민 B12가 수용소로 배달됐고 포로들이 회복하기 시작했지요.
B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.B12 vitaminszállítmány érkezik a táborba, és a foglyok elkezdenek lábadozni.
B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.levererades vitamin B12 till lägret, och fångarna börjar återhämta sig.
B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.llegaron al campo provisiones de vitamina B12 y los prisioneros comenzaron a mejorarse.
B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.Vitamin B12 đã đuợc chuyển tới trại, và những bệnh nhân bắt đầu hồi phục.
B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.אספקה של ויטמין B12 מגיעה למחנה, והשבויים מתחילים להחלים.
B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.وصلت امدادات من فيتامين "ب12" الى المخيم وبدأ المساجين بالتعافي
B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.捕虜たちは回復し始めました さてこの話をした理由は
Belki bu iyileşme alanları büyümeye başlayabilir, ve kim bilir örtüşebilir ve iyi şeyler olur.A možno, že tieto oddychové zóny začnú rásť, a dokonca sa prekrývať a môžu z toho vyklíčiť ďalšie dobré veci.
Belki bu iyileşme alanları büyümeye başlayabilir, ve kim bilir örtüşebilir ve iyi şeyler olur.En misschien dat deze herstelzones kunnen groeien, en zelfs overlappen, zodat goede dingen mogelijk worden.
Belki bu iyileşme alanları büyümeye başlayabilir, ve kim bilir örtüşebilir ve iyi şeyler olur.치유의 공간은 확대될 수 있고 서로 겹쳐져서 좋은일이 일어날 수 있게 되는거죠
Belki bu iyileşme alanları büyümeye başlayabilir, ve kim bilir örtüşebilir ve iyi şeyler olur.Možná, že se zóny zotavení rozrostou a přesáhnou jedna do druhé a podaří se dobrá věc.
Belki bu iyileşme alanları büyümeye başlayabilir, ve kim bilir örtüşebilir ve iyi şeyler olur.Toipumisvyöhykkeet voivat kasvaa, mennä jopa päällekkäin. Hyvää voi tapahtua.
Belki bu iyileşme alanları büyümeye başlayabilir, ve kim bilir örtüşebilir ve iyi şeyler olur.Và những vùng được thay đổi cứ lớn dần lên và có thể chồng lên nhau, và những điều tốt đẹp sẽ xảy ra.
Belki bu iyileşme alanları büyümeye başlayabilir, ve kim bilir örtüşebilir ve iyi şeyler olur.Y quizá estas zonas de curación comiencen a crecer y tal vez a solaparse y pueden surgir cosas buenas.
Belki bu iyileşme alanları büyümeye başlayabilir, ve kim bilir örtüşebilir ve iyi şeyler olur.ואולי איזורי הריפוי האלו יתחילו לגדול, ואולי אפילו ליצור אזורי חפיפה, ודברים טובים יתחילו לקרות.
Belki bu iyileşme alanları büyümeye başlayabilir, ve kim bilir örtüşebilir ve iyi şeyler olur.وربما تبدأ مناطق التعافي هذه في الإزدياد، وربما تتقاطع، وتحدث الأشياء الجيدة.
Belki bu iyileşme alanları büyümeye başlayabilir, ve kim bilir örtüşebilir ve iyi şeyler olur.もっと広がり 重なることで 良い事が起きるでしょう これが私の回答です
Ben Antenor'u bekliyorum. Onun, çok hasta olduğunu hatırlıyorum? Ama onun hastalığı iyileşmez ise, ölür!J'attends Antenor, il avait plein de problèmes, mais mourir, ce qui serait le mieux, pas encore!
Benim için ne diğerleri, ne de benim iyileşmemJe me fiche des autres.
Benim için ne diğerleri, ne de benim iyileşmemlch mache mir keine Sorgen um die anderen.
Benim için ne diğerleri, ne de benim iyileşmemTôi không quan tâm đến việc hồi phục.
Benim için ne diğerleri, ne de benim iyileşmem Umurumda değil. Ben zaten ölüyüm, değil mi?Я не беспокоюсь за других, или о моем восстановлении. я труп в любом случае, так?
Benim için ne diğerleri, ne de benim iyileşmem Umurumda değil.Nem érdekelnek a többiek, vagy a felépülésem.
Benim için ne diğerleri, ne de benim iyileşmem Umurumda değil.Nezajímají mě ostatní, nebo mé uzdravení.
Benim için ne diğerleri, ne de benim iyileşmem Umurumda değil.Nie obchodzą mnie inni, czy też mój powrót do zdrowia.
Benim için ne diğerleri, ne de benim iyileşmem Umurumda değil.Non sono preoccupata per gli altri, non sono preoccupata di guarire.
Benim için ne diğerleri, ne de benim iyileşmem Umurumda değil.Nu-mi pasa de ceilalti, sau despre recuperarea mea.
Benim için ne diğerleri, ne de benim iyileşmem Umurumda değil.Δεν με νοιάζει για τους άλλους, ή για την αποκατάστασή μου.
Benim oğlum tip 1 diyabet hastası ve bu hala iyileşmesi olanaksız bir hastalık.제 아들은 제 1형 당뇨병이 있습니다. 아직까지는 불치병이죠.
Benim oğlum tip 1 diyabet hastası ve bu hala iyileşmesi olanaksız bir hastalık.In mijn familie heeft mijn zoon Type 1-diabetes, nog steeds een ongeneeslijke ziekte.
Benim oğlum tip 1 diyabet hastası ve bu hala iyileşmesi olanaksız bir hastalık.In unserer Familie -- mein Sohn hat Typ-1-Diabetes, eine Krankheit, die immer noch unheilbar ist.
Benim oğlum tip 1 diyabet hastası ve bu hala iyileşmesi olanaksız bir hastalık.Mój syn ma cukrzycę typu 1, nadal będącą chorobą nieuleczalną.
Benim oğlum tip 1 diyabet hastası ve bu hala iyileşmesi olanaksız bir hastalık.לבן שלי יש סכרת נעורים, שהיא עדיין מחלה חשוכת מרפא,
Benim oğlum tip 1 diyabet hastası ve bu hala iyileşmesi olanaksız bir hastalık.ولدي مصاب بالسكري من النوع الأول، والذي مازال مرضا غير قابل للعلاج،
Benim oğlum tip 1 diyabet hastası ve bu hala iyileşmesi olanaksız bir hastalık.現在も完治は不可能です 両親も心臓病とガンで亡くしました
Ben sadece kişisel düzeyde iyileşme hakkında değil, aynı zamanda bir ulus olarak da konuşuyorum.Eu não estou falando apenas da cura pessoal, mas também de uma nação.
Ben sadece kişisel düzeyde iyileşme hakkında değil, aynı zamanda bir ulus olarak da konuşuyorum.I nie mówię tu tylko u osobistym ukojeniu, ale również całego narodu.
Ben sadece kişisel düzeyde iyileşme hakkında değil, aynı zamanda bir ulus olarak da konuşuyorum.Je ne parle pas seulement de guérison personnelle, mais aussi en tant que nation.
Ben sadece kişisel düzeyde iyileşme hakkında değil, aynı zamanda bir ulus olarak da konuşuyorum.Non sto parlando solo di guarigione a livello personale, ma anche come nazione.
Ben sadece kişisel düzeyde iyileşme hakkında değil, aynı zamanda bir ulus olarak da konuşuyorum.No solo estoy hablando de sanación a nivel personal, sino también como nación.
Bir doz sağlıklı insan dışkısı enjekte ediliyor. Bu işlem sonucu iyileşme oranı yüzde 94.Cô ấy tiêm một liều phân từ một người khỏe mạnh, khả năng chữa khỏi là 94 phần trăm.
Bir doz sağlıklı insan dışkısı enjekte ediliyor. Bu işlem sonucu iyileşme oranı yüzde 94.Dia disuntik dengan kotoran manusia sehat dan laju kesembuhan dari praktek ini adalah 94 persen.