Ana içeriğe geç
Sözlük

iyi niyetli ile cümle

iyi niyetli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Blázen přikrývá hřích, ale mezi upřímými dobrá vůle.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Bláznom sa posmieva obeť za hriech; ale medzi úprimnými je záľuba.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Cei nesocotiţi glumesc cu păcatul, dar între cei fără prihană este bunăvoinţă. -
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Dårer spottes av sitt eget skyldoffer, men blandt de opriktige råder Guds velbehag.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.De oförnuftiga bespottas av sitt eget skuldoffer, men bland de redliga råder gott behag.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Die Narren treiben das Gespött mit der Sünde; aber die Frommen haben Lust an den Frommen.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Fra gli stolti risiede la colpa, fra gli uomini retti la benevolenza
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Każdy głupi nakrywa grzech, a między uprzejmymi mieszka przyjaźó.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Kẻ ngu dại bỉ báng tội lỗi; Nhưng người ngay thẳng có được ơn của Ðức Chúa Trời.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Kẻ ngu_dại bỉ_báng tội_lỗi ; Nhưng người ngay_thẳng có được ơn của Ðức_Chúa_Trời .
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.미련한 자는 죄를 심상히 여겨도 정직한 자 중에는 은혜가 있느니라
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Les insensés se font un jeu du péché, Mais parmi les hommes droits se trouve la bienveillance.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Los insensatos se mofan de la culpabilidad, pero entre los rectos hay buena voluntad
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Med Dårer driver Skyldofret Spot, men Velvilje råder iblandt retsindige.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Neumni se smejejo krivdi, odkritosrčni pa so si dobrohotni.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Orang bodoh tidak peduli apakah dosanya diampuni atau tidak; orang baik ingin diampuni dosanya
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Οι αφρονες γελωσιν εις την ανομιαν εν μεσω δε των ευθεων ειναι χαρις.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Глупые смеются над грехом, а посреди праведных - благоволение.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Приносът за грях се присмива на безумните, А между праведните има Божие благоволение.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.אולים יליץ אשם ובין ישרים רצון׃
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.الجهال يستهزئون بالاثم. وبين المستقيمين رضى.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.愚 妄 人 犯 罪 、 以 為 戲 耍 . 〔 或 作 贖 愆 祭 愚 弄 愚 妄 人 〕 正 直 人 互 相 喜 悅
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.愚妄 人 犯罪 、 以 為戲耍 . 〔 或 作贖 愆祭 愚弄 愚妄人 〕 正直 人 互相 喜悅
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Być może ona poprawić, jak ona dorasta," oficer żona powiedziała dobrej dobrodusznie.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Có lẽ cô ấy sẽ cải thiện khi cô lớn lên", vợ của nhân viên cho biết naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Ehkä hän paranee, kun hän vanhenee," upseerin vaimo sanoi hyvän- naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Forse migliorerà come lei cresce," la moglie del funzionario ha detto good- umore.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Kanske hon kommer att förbättras när hon blir äldre", officerens hustru sade god naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Måske hun vil forbedre sig som hun bliver ældre," officer kone sagde farvel naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Misschien is ze zal verbeteren als ze ouder wordt," de officier zei de vrouw van goede gemoedelijk.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Morda se bo izboljšala, kot je ona raste starejših," je dejal častnik žena dobro- naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Možná, že se zlepší, když stárne," řekl důstojník manželka dobrou dobromyslně.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Možno, že sa zlepší, keď starne," povedal dôstojník manželka dobrú dobromyseľne.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Mungkin dia akan meningkatkan saat ia tumbuh lebih tua," kata istri perwira baik- ramah.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."아마도 그녀가 나이가 성장함에 따라 개선,"경찰의 아내는 말했다 좋은가 naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Peut-être qu'elle permettra d'améliorer comme elle grandit", l'épouse du policier dit au revoir bonhomie.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Poate că ea se va îmbunătăţi ca ea creste mai mari", soţia ofiţerului a spus bun- naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Talán javulni fog, ahogy nő az idősebb," a tiszt felesége szerint jó naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Talvez ela vai melhorar à medida que ela envelhece," a esposa do policial disse boa- humorada.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Tal vez mejorará a medida que crece", dijo la esposa del oficial de buena humor.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Vielleicht wird sie zu verbessern, als sie älter wird," der Offizier sagte die Frau gut gutmütig.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Ίσως θα βελτιωθεί καθώς αυτή μεγαλώνει," η σύζυγος του υπαλλήλου, δήλωσε ο καλός- naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Може би тя ще се подобри, тъй като тя расте по-възрастните", каза съпругата на офицер добра усмивка.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Може бути, вона покращиться, як вона стає старше," Дружина офіцера попрощався добродушно.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Может быть, она улучшится, как она становится старше," Жена офицера простился добродушно.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."אולי היא תשפר כשהיא מתבגר," אשתו של הקצין אמר טוב ברוח.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."ربما أنها ستحسن كما انها تنمو في السن ،" وقالت زوجة الضابط حسن naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli.快く。 "彼女はそう土色ではなかったとよりよい表現があった場合は、彼女の機能はかなり良いです。
Binba,sı iyi niyetli. Ses çıkarmadan kabul et.El comandante es buen hombre.
Binba,sı iyi niyetli. Ses çıkarmadan kabul et.Il maggiore ha buone intenzioni.
Binba,sı iyi niyetli. Ses çıkarmadan kabul et.Major chce dobrze, przyjmijcie jego pomoc.
Binba,sı iyi niyetli. Ses çıkarmadan kabul et.Majoren menar väl.
Binba,sı iyi niyetli. Ses çıkarmadan kabul et.Majoren mener det godt.
Binba,sı iyi niyetli. Ses çıkarmadan kabul et.Majuri tarkoittaa hyvää.
Binba,sı iyi niyetli. Ses çıkarmadan kabul et.O major é bem-intencionado.
Binba,sı iyi niyetli. Ses çıkarmadan kabul et.Έχει δίκιο ο Ταγματάρχης.
Binba,sı iyi niyetli. Ses çıkarmadan kabul et.Майор желает тебе добра.
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.Está na sua natureza, no seu ADN, é o que fazem — mesmo as empresas com boas intenções.
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.A természetükben van, a DNS-ükben, ez az, amit tesznek -- még a tisztességes, jószándékú cégek is.
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.C'est dans leur nature, dans leur ADN, c'est ce qu'elles font -- même les bonnes sociétés bien intentionnées.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
iyi niyetli ile cümle - Sayfa 2 - iyi niyetli kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App