Ana içeriğe geç
Sözlük

iyi niyetli ile cümle

iyi niyetli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Tom çok iyi niyetli.She doesn't have a lazy bone in her body.
Tom iyi niyetli.Tom means well.
Tom iyi niyetliydi.Tom meant well.
Tom iyi niyetli güldü.Tom laughed good-naturedly.
2012 yılında, The New York Times ona "Çin'in ilk iyi niyetli süpermodeli" demiştir.In 2012, The New York Times dubbed her "China’s first bona fide supermodel".
Öyleyse o iyi niyetli değildir.She doesn't think she's good enough.
Meğerse bu iyi niyetli değilmiş.But this wasn't intentional.
Çiftliğin de çok iyi niyetli bir çiftlik ağası varmış.His father established a successful cattle ranch there.
Başkalarına karşı iyi niyetlidir.Very helpful towards others.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Perhaps she will improve as she grows older," the officer's wife said good- naturedly.
Gerçekte, sadece iyi niyetli olarak sürece müdahale ediyordum.I was actually interfering with the process with lots of good intentions.
Sen iyi niyetlisin ama beni zor duruma sokuyorsun.You mean well, but you make this hard on me
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Fools mock at making atonement for sins, but among the upright there is good will.
Charles iyi niyetlidir ama beceriksizdir.Charles means well but is plodding and clumsy.
Sert ama arkadaş canlısı ve iyi niyetli bir adam.A rough but friendly and well-meaning man.
Bazen o kadar iyi niyetli oluyorumki, benim bile kendime kazık atasım geliyor.Manchmal bin ich so gutmütig, da würde ich mich selbst am liebsten über den Tisch ziehen.
Penny çok iyi niyetlidir herkese yardım eder.Selma ist sehr angepasst und möchte es allen recht machen.
Marge, Simpson ailesinin iyi niyetli ve aşırı sabırlı annesidir.Marge est la mère bien intentionnée et très patiente de la famille Simpson.
Meğerse bu iyi niyetli değilmiş.Ce n'était pas intentionnel.
Başkalarına karşı iyi niyetlidir.Être bon avec autrui.
Çok dürüst ve iyi niyetli biri.Es muy inocente y bien intencionado.
Çok iyi niyetli olmasına rağmen sürekli dalga geçilir ve aşağılanır.Aunque es valiente y siempre tiene buenas intenciones, es muy impulsiva e inocente.
Başkalarına karşı iyi niyetlidir.Sii gentile con gli altri.
Meğerse bu iyi niyetli değilmiş.Alice: No, non credo sia una buona idea.
Başkalarına karşı iyi niyetlidir.С другими ведёт себя уверенно.
Çok iyimser, iyi niyetli ve uysaldır.Это хорошее самочувствие, оптимизм, осуществимые планы.
Marge, Simpson ailesinin iyi niyetli ve aşırı sabırlı annesidir.مارج هي نظام أمومي جيد للغاية وصبورة جدا في عائلة سيمبسون.
Dexter sağ, becerlikli, şanslı, iyi niyetli anlamlarında Latince bir sıfattır.ديكستر (Dexter)، كلمة تعبيرية لاتينية وتعني " الجهة اليمنى، البارع، محظوظ، مؤيد، مناسب، ملائم ".
Başkalarına karşı iyi niyetlidir.الواجب نحو الآخرين.
2012 yılında, The New York Times ona "Çin'in ilk iyi niyetli süpermodeli" demiştir.O New York Times chamou este evento como o "Grande Travamento de Tráfego Chinês de 2010."
Meğerse bu iyi niyetli değilmiş.Dat was niet zonder reden.
Başkalarına karşı iyi niyetlidir.Geven graag uiting aan positieve gevoelens ten opzichte van anderen.
Başkalarına karşı iyi niyetlidir.Jest uprzejmy wobec innych.
Josh ise iyi niyetli ve çalışkan bir gençtir.Josh to bardzo impulsywny i inteligentny nastolatek.
Çiftliğin de çok iyi niyetli bir çiftlik ağası varmış.Djurgården hade nu ett riktigt bra lag.
Meğerse bu iyi niyetli değilmiş.To nebyl dobrý nápad.
Çok dürüst ve iyi niyetli biri.Velmi čestný a dobře vychovaný muž.
Paragöz ve alkolik birisi gibi dursa da özünde gerçekten iyi niyetli ve sevecen bir insandır.În momentele intime, Bucătarul este defapt o persoană iubitoare și sensibilă.
Bir yardım merkezinde çalışan Grace son derece iyi niyetli ve yardımsever bir kızdır.Grace egy nagyon kedves és segítőkész lány.
Çapkınlığı bir kenara bırakıldığında ise saf, düşünceli ve iyi niyetli biridir.Ha őszintén hisz valamiben, akkor komoly, állhatatos és készséges ember.
Marge, Simpson ailesinin iyi niyetli ve aşırı sabırlı annesidir.Marge er den velmenende og yderst tålmodige moder i Simpson-familien.
İncelikli, samimi, iyi niyetli.Hjerteligt, følt, inderligt.
Meğerse bu iyi niyetli değilmiş.Det var nok ikke noget dårligt valg.
Başkalarına karşı iyi niyetlidir.Et tydeligt tegn til andre.
2012 yılında, The New York Times ona "Çin'in ilk iyi niyetli süpermodeli" demiştir.2012年、ニューヨーク・タイムズは彼女を「中国初の真のスーパーモデル」と命名した。
Başkalarına karşı iyi niyetlidir.他人にとってはどうでもよいことだ。
Meğerse bu iyi niyetli değilmiş.故意ではなかった。
Penny çok iyi niyetlidir herkese yardım eder.レイジに好意を持っており、事あるごとに彼の手助けをする。
2012 yılında, The New York Times ona "Çin'in ilk iyi niyetli süpermodeli" demiştir.2012年,《紐約時報》稱讚她是“中國第一個超模”。
Doğal, iyi niyetli, karizmatik ve çalışkan bir adam olan Galip, hep hayırlı bir evlat olmuştur.与一个如此有才华、有趣又善良的人一起,这是一个愉快的工作。
Başkalarına karşı iyi niyetlidir.擅長和其他人交涉。
Başkalarına karşı iyi niyetlidir.מציק לאחרים באופן מכוון.
İncelikli, samimi, iyi niyetli.Тя е разумна, послушна, богобоязлива.
Başkalarına karşı iyi niyetlidir.Недоверчив е към други хора.
Halkı çalışkan, iyi niyetli, misafirperver, dürüst ve saygılıdır.Ľudia sú sympatickí, dobrí, pohostinní a otvorení.
Josh ise iyi niyetli ve çalışkan bir gençtir.Skandan je bil priden in zelo delaven mladenič.
Alexander imparator olduğunda, genç, sevimli, iyi niyetli ve tamamıyla annesinin yönetimi altındaydı.Kai Aleksandras tapo imperatoriumi, jis buvo jaunas, draugiškas, gerų norų ir visiškai po motinos padu.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Hulluja pilkkaa vikauhri, mutta oikeamielisten kesken on mielisuosio.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.A bolondokat megcsúfolja a bûnért való áldozat; az igazak között pedig jóakarat van.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.A culpa zomba dos insensatos; mas os retos têm o favor de Deus.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod