Eski bahçıvan onun kel kafasına şapkasını geri itti ve onu bir dakika baktı.Vanha puutarhuri työnsi korkki hänen kalju päänsä ja tuijotti häntä hetken.
Eski bahçıvan onun kel kafasına şapkasını geri itti ve onu bir dakika baktı.Η παλιά κηπουρός έσπρωξε κάλυμμα του πίσω στο φαλακρό κεφάλι του και κοίταξε ένα λεπτό της.
Eski bahçıvan onun kel kafasına şapkasını geri itti ve onu bir dakika baktı.Старий садівник відсунув кришку на його лису голову і втупився на неї хвилину.
Eski bahçıvan onun kel kafasına şapkasını geri itti ve onu bir dakika baktı.Старият градинар бутна фуражката си на голата му глава и се втренчи в нея минута.
Eski bahçıvan onun kel kafasına şapkasını geri itti ve onu bir dakika baktı.Старый садовник отодвинул крышку на его лысую голову и уставился на нее минуту.
Eski bahçıvan onun kel kafasına şapkasını geri itti ve onu bir dakika baktı.הגנן הזקן הסיט את כובעו לאחור על ראשו הקירח ובהה דקה לה.
Eski bahçıvan onun kel kafasına şapkasını geri itti ve onu bir dakika baktı.دفعت بستاني مباراته القديمة مرة أخرى على رأسه الأصلع ويحدق في دقيقة واحدة لها.
Eski bahçıvan onun kel kafasına şapkasını geri itti ve onu bir dakika baktı."インドからアート股関節は'th'少し田舎娘?"と彼は尋ねた。
Etleri eliyle bir kenara itti,Das Fleisch wohlwissentlich meidend
Etleri eliyle bir kenara itti,Mientrás que evita todas las carnes
Etleri eliyle bir kenara itti,אמנם נמנעת מלאכול בשר
Evet tuğlayı şuraya hareket ettiriyorum ve cetvelle ölçüp diyorum ki, "Vaay, tuğlayı beş metre ittim."Deci mut cărămida acolo, apoi măsor distanţa dintre cele două şi voi constata că am mutat-o 5 metri
Evet tuğlayı şuraya hareket ettiriyorum ve cetvelle ölçüp diyorum ki, "Vaay, tuğlayı beş metre ittim."Eu lhe pergunto: minha medida é 5 metros, isto é um vetor ou um escalar?
Evet tuğlayı şuraya hareket ettiriyorum ve cetvelle ölçüp diyorum ki, "Vaay, tuğlayı beş metre ittim."И ако все още не сте разбрали това се надявам да го разберете след като ви показа един пример.
Fakat bu durumda, yayı ittim ve böylece sola doğru x kadar yer değiştirdi. -Але в цій ситуації я стиснув пружину, тому вона має зсув, довжиною в х ліворуч.
Fakat bu durumda, yayı ittim ve böylece sola doğru x kadar yer değiştirdi. -במקרה הזה, דחפתי את הקפיץ והוא התכווץ למרחק x שמאלה.
Fakat bu durumda, yayı ittim ve böylece sola doğru x kadar yer değiştirdi. -ولكن في هذه الحالة .. ضغطت النابض وأصبح لديه إزاحة بمقدار س باتجاه اليسار
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Fölálltam, hogy menjen, de Holmes elkapott a csukló és lökött vissza a helyemre.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Ich stand zu gehen, aber Holmes erwischte mich durch die Handgelenk und drückte mich zurück in meinen Stuhl.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Ik stond op om te gaan, maar Holmes ving mij met de pols en duwde me terug in mijn stoel.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.I rose iti, vendar me Holmes, ki jih ulovijo zapestje in me potisnil nazaj v svoj stol.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Jag steg att gå, men Holmes fångade mig av handled och knuffade mig tillbaka in i min stol.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Jeg rejste til at gå, men Holmes fangede mig ved håndled og skubbede mig tilbage i min stol.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Je me levai pour partir, mais Holmes me saisit par le poignet et m'a poussé sur ma chaise.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.당신이 가서 장미,하지만 홈즈가로 딱 걸렸네 그리고 손목 내 의자로 다시 밀어.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.M-am sculat să plece, dar Holmes ma prins de de mână şi ma împins înapoi în scaunul meu.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Mi alzai per andare, ma Holmes mi ha preso da parte polso e mi ha spinto indietro nella mia sedia.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Nousin mennä, mutta Holmes sai minut kiinni, että ranne-ja työnsi minut takaisin tuolilta.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Tôi đã tăng lên đi, nhưng Holmes bắt tôi do cổ tay và đẩy tôi trở lại vào chiếc ghế của tôi.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Vstal jsem jít, ale Holmes chytil mě za zápěstí a tlačil mě zpátky do židle.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Vstal som ísť, ale Holmes chytil ma za zápästia a tlačil ma späť do stoličky.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Wstałem iść, ale złapał mnie Holmes przez nadgarstka i pchnął mnie z powrotem do mojego krzesła.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Ι ανήλθε σε πάω, αλλά Holmes μου έχει αλιευθεί από τα στον καρπό και με έσπρωξε πίσω στη καρέκλα μου.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Аз станах да отида, но Холмс ме хвана за китката и ме бутна обратно в стола си.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Я встав, щоб піти, але Холмс вхопив мене за зап'ястя і штовхнув мене назад у крісло.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Я встал, чтобы уйти, но Холмс схватил меня за запястья и толкнул меня обратно в кресло.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.קמתי ללכת, אבל הולמס תפס אותי בידי היד ודחף אותי לאחור בכיסא שלי.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.وارتفع أن أذهب ، ولكن هولمز اشتعلت لي من قبل الرسغ ودفعت لي العودة الى مقعدي.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.手首は自分の椅子に私をプッシュバック。 "それは両方、またはいずれもが、"彼は言った。
Gregor başını koltuğun kenarına sadece ileri itti vardı ve gözlemleme onu.Gregor a împins capul înainte doar la marginea canapelei şi a fost observarea ei.
Gregor başını koltuğun kenarına sadece ileri itti vardı ve gözlemleme onu.Gregor avait poussé sa tête vers l'avant juste au bord du divan et observait elle.
Gregor başını koltuğun kenarına sadece ileri itti vardı ve gözlemleme onu.Gregor aveva spinto la testa in avanti solo fino al bordo del divano e stava osservando lei.
Gregor başını koltuğun kenarına sadece ileri itti vardı ve gözlemleme onu.Gregor đã đẩy đầu chỉ để cạnh của chiếc ghế dài và được quan sát của mình.
Gregor başını koltuğun kenarına sadece ileri itti vardı ve gözlemleme onu.Gregor había empujado la cabeza hacia delante hasta el borde del sofá y la observación se ella.
Gregor başını koltuğun kenarına sadece ileri itti vardı ve gözlemleme onu.Gregor had duwde zijn hoofd naar voren alleen maar om de rand van de bank en was het observeren van haar.
Gregor başını koltuğun kenarına sadece ileri itti vardı ve gözlemleme onu.Gregor hade drivit fram huvudet precis på kanten av soffan och var att observera henne.
Gregor başını koltuğun kenarına sadece ileri itti vardı ve gözlemleme onu.Gregor hatte den Kopf nur an den Rand der Couch geschoben und beobachtete sie.
Gregor başını koltuğun kenarına sadece ileri itti vardı ve gözlemleme onu.Gregor havde skubbet hovedet frem lige til kanten af sofaen og var observere hende.
Gregor başını koltuğun kenarına sadece ileri itti vardı ve gözlemleme onu.Gregor havia empurrado a cabeça para a frente apenas até a borda do sofá e estava observando dela.
Gregor başını koltuğun kenarına sadece ileri itti vardı ve gözlemleme onu.Gregor je potisnil glavo naprej samo na rob kavča in je bilo opazovanje njo.
Gregor başını koltuğun kenarına sadece ileri itti vardı ve gözlemleme onu.Gregor már tolta a fejét előre, csak hogy a szélén a kanapén, és megfigyelése rá.
Gregor başını koltuğun kenarına sadece ileri itti vardı ve gözlemleme onu.Gregor oli työntänyt päänsä eteenpäin vain reunaan sohvalla ja oli havainnoimalla hänen.
Gregor başını koltuğun kenarına sadece ileri itti vardı ve gözlemleme onu.Gregor pchnął głowę do przodu tylko do krawędzi kanapie i obserwował niej.
Gregor başını koltuğun kenarına sadece ileri itti vardı ve gözlemleme onu.Gregor telah mendorong kepalanya ke depan hanya untuk tepi sofa dan mengamati nya.
Gregor başını koltuğun kenarına sadece ileri itti vardı ve gözlemleme onu.Gregor tlačil hlavu dopředu těsně k okraji gauče a pozoroval ji.
Gregor başını koltuğun kenarına sadece ileri itti vardı ve gözlemleme onu.Gregor tlačil hlavu dopredu tesne k okraju gauča a pozoroval ju.
Gregor başını koltuğun kenarına sadece ileri itti vardı ve gözlemleme onu.Gregor είχε σπρώξει το κεφάλι του προς τα εμπρός ακριβώς στην άκρη του καναπέ και παρατηρούσα της.
Gregor başını koltuğun kenarına sadece ileri itti vardı ve gözlemleme onu.그레고르는 소파의 가장자리 앞으로 머리를 밀고 있었고 관찰되었다 그녀.
Gregor başını koltuğun kenarına sadece ileri itti vardı ve gözlemleme onu.Грегор просунув голову вперед тільки на край дивана і спостерігав її.
Gregor başını koltuğun kenarına sadece ileri itti vardı ve gözlemleme onu.Грегор са избутали главата си напред, точно до ръба на дивана и е наблюдавал нея.