itme ile cümle

itme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.Atrás dele havia uma criança, o seu filho, com o rosto vermelho do esforço de empurrar o pai.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.Đằng sau anh ta là một đứa trẻ, con trai anh ta, mặt ửng đỏ cố sức đẩy cha đi
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.Derrière lui, il y avait un enfant, son fils, le visage rougi par l'effort qu'il faisait pour pousser le père.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.Detrás de él había un niño, su hijo, con la cara enrojecida por el esfuerzo de empujar a su padre.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.Dietro di lui un bambino, il figlio, rosso in viso, che si sforzava di spingere il padre.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.Hinter ihm war ein Kind, sein Sohn, rot im Gesicht vor Anstrengung, seinen Vater zu schieben.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.În spatele lui era fiul său, roșu la față, încercând să își împingă tatăl.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.그 사람 뒤에는 아들인 아이가 한 명 있었는데 아빠의 휠체어를 힘겹게 미느라 얼굴이 붉게 상기되어 있었습니다.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.Mögötte volt egy gyermek, a fia, vörös arccal próbálta tolni az apját.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.Za ním bolo dieťa, jeho syn, červený v tvári, ako sa snažil tlačiť otca.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.Za ním bylo dítě, jeho syn, rudý v obličeji jak tlačil svého otce.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.Za nim stało dziecko, jego syn, czerwony na twarzy próbował przepchnąć wózek z ojcem.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.Πίσω του ήταν ένα παιδί, ο γιος του, ολοκόκκινος απ' την προσπάθεια να σπρώξει τον πατέρα του.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.Зад него стоеше дете, синът му, със зачервено лице понеже се мъчеше да избута количката на баща си.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.За ним стоял ребенок, его сын, с красным от натуги лицом, и пытался откатить коляску.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.מאחוריו היה ילד, בנו, בפנים אדומות מנסה לדחוף את אביו.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.كان وراءه طفل هو ولده ذو وجه أحمر بعد بذل الجهد في دفع الأب.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.彼の息子が 顔を真っ赤にして 車椅子を押していました 私は彼を安全な場所に連れて行き
Aslında bilmiyorum---Hangi harfleri itme için kullandıklarına bakmalıyım.Ich weiß gar nicht... Ich sollte nachschlagen, welchen Buchstaben man für Kraftstoß benutzt.
Aslında bilmiyorum---Hangi harfleri itme için kullandıklarına bakmalıyım.Vlastně nevím... Měl bych se podívat, jaké písmeno používají pro impuls.
Aslında bilmiyorum---Hangi harfleri itme için kullandıklarına bakmalıyım.Właściwie nie wiem, musiałby sprawdzić, jaką literą oznacza się popęd.
Aslında bilmiyorum---Hangi harfleri itme için kullandıklarına bakmalıyım.אני לא באמת יודע באיזה אות משתמשים עבור המתקף.
Ayrıca onun çok hızlı itmesini istersiniz.E quindi volete che traini delle barche in modo molto veloce.
Ayrıca onun çok hızlı itmesini istersiniz.Er soll Boote sehr schnell abschleppen.
Ayrıca onun çok hızlı itmesini istersiniz.Et vous voulez ça pour remorquer des bateaux très vite.
Ayrıca onun çok hızlı itmesini istersiniz.그리고 여러분들은 빨리 갈 수 있는 예인선을 원하시죠.
Ayrıca onun çok hızlı itmesini istersiniz.Şi vrei să tractezi bărci foarte rapid.
Ayrıca onun çok hızlı itmesini istersiniz.Więc chcecie, żeby bardzo szybko holował łodzie.
Ayrıca onun çok hızlı itmesini istersiniz.Y lo quieres para remolcar barcos muy rápido.
Ayrıca onun çok hızlı itmesini istersiniz.И с него можете да теглите лодки много бързо.
Ayrıca onun çok hızlı itmesini istersiniz.С его помощью можно очень быстро буксировать лодки.
Ayrıca onun çok hızlı itmesini istersiniz.והרעיון הוא שזה יגרור סירות מהר מאד.
Ayrıca onun çok hızlı itmesini istersiniz.و تريد منها أن تقطر القوارب بسرعة كبيرة.
Bağlantı sağlamalı. Kitleyi davranmaya itmeli.Alles zu verbinden, Leute Handeln wollen zu lassen.
Bağlantı sağlamalı. Kitleyi davranmaya itmeli.For at samle det, så det giver folk lyst til at handle.
Bağlantı sağlamalı. Kitleyi davranmaya itmeli.Hogy összekössön minket, hogy tettekre ösztökéljen
Bağlantı sağlamalı. Kitleyi davranmaya itmeli.상호연결을 하고, 사람들로 하여금 행동에 동참하게 만듭니다.
Bağlantı sağlamalı. Kitleyi davranmaya itmeli.Per farlo arrivare alle persone, e poi per spingerle ad agire.
Bağlantı sağlamalı. Kitleyi davranmaya itmeli.Que les gens comprennent, qu'ils aient envie d'agir.
Bağlantı sağlamalı. Kitleyi davranmaya itmeli.לגרום לזה להתחבר. לגרום לזה שאנשים ירצו לפעול.
Bağlantı sağlamalı. Kitleyi davranmaya itmeli.حتى يصل إلى الناس.. حتى يحثهم على الفعل
Bağlantı sağlamalı. Kitleyi davranmaya itmeli.だから、これは信じられぬぐらいい才能豊かなTEDの皆さんにへの呼びかけであり、
Ben başarısız liderliğin, sizi sürecin dışına itmemizden kaynaklandığını düşünüyorum.Acredito que o fracasso da liderança é o facto de vos termos tirado do processo.
Ben başarısız liderliğin, sizi sürecin dışına itmemizden kaynaklandığını düşünüyorum.Bueno, creo que el fracaso del liderazgo es el hecho de que los hemos sacado a Uds. fuera del proceso.
Ben başarısız liderliğin, sizi sürecin dışına itmemizden kaynaklandığını düşünüyorum.Dla mnie porażką przywództwa jest to, że usunęliśmy was z tego procesu.
Ben başarısız liderliğin, sizi sürecin dışına itmemizden kaynaklandığını düşünüyorum.Ebbene, penso che il fallimento della leadership sia dovuto al fatto che vi abbiamo escluso dal processo.
Ben başarısız liderliğin, sizi sürecin dışına itmemizden kaynaklandığını düşünüyorum.Eh bien, je crois que l'échec du leadership est le fait que nous vous avons sorti du processus.
Ben başarısız liderliğin, sizi sürecin dışına itmemizden kaynaklandığını düşünüyorum.Ei bine, conceptul de conducere defectuoasă înseamnă că v-am exclus pe voi din proces.
Ben başarısız liderliğin, sizi sürecin dışına itmemizden kaynaklandığını düşünüyorum.Ich glaube, das Versagen von Regierungen bedeutet, dass wir die Menschen aus den Verfahren entfernt haben.
Ben başarısız liderliğin, sizi sürecin dışına itmemizden kaynaklandığını düşünüyorum.Ik geloof dat het falend leiderschap is dat we jullie geen deel laten zijn van het proces.
Ben başarısız liderliğin, sizi sürecin dışına itmemizden kaynaklandığını düşünüyorum.Jag tror att ledarskapets misslyckande är faktumet att vi har tagit bort er ur arbetsprocessen.
Ben başarısız liderliğin, sizi sürecin dışına itmemizden kaynaklandığını düşünüyorum.제가 생각하기에 리더십의 실패는 우리가 그 절차에 있어 여러분을 포함하지 않았던 사실에 있는 것 같습니다.
Ben başarısız liderliğin, sizi sürecin dışına itmemizden kaynaklandığını düşünüyorum.Nos, úgy hiszem, a vezetés kudarca az a tény, hogy kivettük Önöket a folyamatból.
Ben başarısız liderliğin, sizi sürecin dışına itmemizden kaynaklandığını düşünüyorum.Saya percaya bahwa kegagalan kepemimpinan merupakan fakta bahwa kami telah mengeluarkan anda dari proses.
Ben başarısız liderliğin, sizi sürecin dışına itmemizden kaynaklandığını düşünüyorum.Verím, že zlyhanie líderstva je čistý fakt, že sme vás odobrali z procesu.
Ben başarısız liderliğin, sizi sürecin dışına itmemizden kaynaklandığını düşünüyorum.Λοιπόν, πιστεύω πως η αποτυχία της Ηγεσίας οφείλεται στο ότι έχουμε βγάλει εσάς έξω από τη διαδικασία.
Ben başarısız liderliğin, sizi sürecin dışına itmemizden kaynaklandığını düşünüyorum.Ами, вярвам, че липсата на лидерство е фактът, че сме ви изкарали извън процеса.
Ben başarısız liderliğin, sizi sürecin dışına itmemizden kaynaklandığını düşünüyorum.Отже, я вважаю, що владна криза полягає в тому, що ми викреслили вас із процесу.
Ben başarısız liderliğin, sizi sürecin dışına itmemizden kaynaklandığını düşünüyorum.Что ж, я полагаю, провал руководства заключается в том, что вы больше не участвуете в процессе.
Ben başarısız liderliğin, sizi sürecin dışına itmemizden kaynaklandığını düşünüyorum.ובכן, אני מאמין שהכישלון של ההנהגה הוא העובדה שהוצאנו אתכם מחוץ לתהליך.

İlgili Sayfalar