itiraz ile cümle
itiraz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bölge Mahkemesi'nin kararına itiraz ettiler LEE Fredrik'in kız arkadaşıTPB a făcut apel la verdict
Bölge Mahkemesi'nin kararına itiraz ettilerSono ricorsi in appello contro il verdetto della Corte Distrettuale.
Bölge Mahkemesi'nin kararına itiraz ettilerΑσκούν έφεση στην απόφαση του Περιφερειακού Δικαστηρίου.
Bölge Mahkemesi'nin kararına itiraz ettilerהם מערערים על גזר הדין של בית המשפט המחוזי
Bölge Mahkemesi'nin kararına itiraz ettilerقاموا بإسئناف الحكم في المحكمة الجزئية
Bölge Mahkemesi'nin kararına itiraz ettilerリー フレドリクの恋人
Boşanmaya eşlerden diğeri itiraz etse bile karar verilir.Avioero tuomitaan, vaikka toinen puoliso vastustaisi sitä.
Boşanmaya eşlerden diğeri itiraz etse bile karar verilir.El divorcio se tramita incluso aunque el otro cónyuge esté en contra.
Boşanmaya eşlerden diğeri itiraz etse bile karar verilir.Parterna döms till skilsmässa även om den andra parten motsätter sig det.
Boşanmaya eşlerden diğeri itiraz etse bile karar verilir.Решение о разводе выносится, даже если второй/ая супруг/а возражает против этого.
Boşanmaya eşlerden diğeri itiraz etse bile karar verilir.يتم الحكم بالطلاق على الرغم من معارضة الزوج/الزوجة الآخر لذلك.
Bu çalışmam, itirazımın ifadesi.He usado esta obra para expresar mi objeción.
Bu çalışmam, itirazımın ifadesi.Ik gebruikte dit werk om mijn ongenoegen te uiten.
Bu çalışmam, itirazımın ifadesi.J'ai exprimé mon mécontentement dans mon art.
Bu çalışmam, itirazımın ifadesi.Mit diesem Kunstwerk drücke ich meinen Protest aus.
Bu çalışmam, itirazımın ifadesi.Moja sztuka to wyraz sprzeciwu.
Bu çalışmam, itirazımın ifadesi.Prin această lucrare, mi-am exprimat obiecția.
Bu çalışmam, itirazımın ifadesi.Tôi dùng tác phẩm này để bày tỏ sự phản đối của mình.
Bu çalışmam, itirazımın ifadesi.Usai quest'opera per esprimere la mia obiezione.
Bu çalışmam, itirazımın ifadesi.Με αυτή την δουλειά εξέφραζα την αντίθεσή μου.
Bu çalışmam, itirazımın ifadesi.Я использовал эту работу, чтобы выразить свой протест.
Bu durumda itirazın ele alınmasını yurt dışında beklemeniz gerekir.Då måste du vänta på behandlingen av besvären utomlands.
Bu durumda itirazın ele alınmasını yurt dışında beklemeniz gerekir.Dans tel cas, vous devrez attendre à l’étranger que votre dossier d’appel soit traité.
Bu durumda itirazın ele alınmasını yurt dışında beklemeniz gerekir.En ese caso, también deberá esperar en el extranjero hasta que se resuelva el recurso.
Bu durumda itirazın ele alınmasını yurt dışında beklemeniz gerekir.Silloin sinun pitää odottaa valituksen käsittelyä ulkomailla.
Bu durumda itirazın ele alınmasını yurt dışında beklemeniz gerekir.Тогда и результата рассмотрения жалобы вы должны ожидать за границей.
Bu durumda itirazın ele alınmasını yurt dışında beklemeniz gerekir.حينئذ يتوجب عليك أن تنتظر فترة تداول طلب الاستئناف في الخارج.
Bu karar yapılan bir başka itirazdan sonra, 9 Şubat 2011'de, üçüncü kez beraat edildi.Depois da apelação a esta decisão, em 9 de fevereiro de 2011, Pinar foi absolvida pela terceira vez.
Bu karar yapılan bir başka itirazdan sonra, 9 Şubat 2011'de, üçüncü kez beraat edildi.Il 23 maggio 2008, Selek venne assolta per la seconda volta dalla Dodicesima Alta Corte Penale di Istanbul.
Bu karar yapılan bir başka itirazdan sonra, 9 Şubat 2011'de, üçüncü kez beraat edildi.Tras otro recurso contra esta decisión, el 9 de febrero de 2011 fue absuelta por tercera vez.
Bu karar yapılan bir başka itirazdan sonra, 9 Şubat 2011'de, üçüncü kez beraat edildi.Μετά από ακόμα μία έφεση σε αυτήν την απόφαση στις 9 Φεβρουαρίου 2011 αθωώθηκε για τρίτη φορά.
Bu kritik araştırma, destek yerine itirazlarla karşılaşıyor ve gördük ki, özel güvenli sığınakBahnbrechende Forschung wird angezweifelt statt unterstützt.
Bu kritik araştırma, destek yerine itirazlarla karşılaşıyor ve gördük ki, özel güvenli sığınakBelangrijk onderzoek wordt in vraag gesteld in plaats van ondersteund.
Bu kritik araştırma, destek yerine itirazlarla karşılaşıyor ve gördük ki, özel güvenli sığınakCercetarea de importanță decisivă e contestată în loc să fie susținută. Am văzut că a fost esențial să avem
Bu kritik araştırma, destek yerine itirazlarla karşılaşıyor ve gördük ki, özel güvenli sığınakEstudos cruciais têm sido contestados em vez de apoiados e percebemos que era mesmo essencial termos
Bu kritik araştırma, destek yerine itirazlarla karşılaşıyor ve gördük ki, özel güvenli sığınak중요하고 혁신적인 연구는 지원보다는 공격을 받곤 합니다. 우리는 이런 연구가 방해받지 않고
Bu kritik araştırma, destek yerine itirazlarla karşılaşıyor ve gördük ki, özel güvenli sığınakמחקר קריטי מעוכב במקום לקבל תמיכה, וראינו שזה חיוני שיהיה
Bu kritik araştırma, destek yerine itirazlarla karşılaşıyor ve gördük ki, özel güvenli sığınakفقد واجهت هذه البحوث المهمة التحدي بدلاً من الدعم، وبالتالي، وجدنا أنه من المهم أن نحصل على
Bu kritik araştırma, destek yerine itirazlarla karşılaşıyor ve gördük ki, özel güvenli sığınakこの研究に干渉されない 民間の研究所を設立することが
Buna bir çoğunuz itiraz edecektir.Giờ nhiều trong số các bạn sẽ phản đối.
Buna bir çoğunuz itiraz edecektir.Jetzt werden manche von Ihnen wohl wiedersprechen.
Buna bir çoğunuz itiraz edecektir.Kini, banyak dari Anda yang mungkin keberatan.
Buna bir çoğunuz itiraz edecektir.물론 반대하는 분도 많을 겁니다.
Buna bir çoğunuz itiraz edecektir.Mais beaucoup d'entre vous objecteront.
Buna bir çoğunuz itiraz edecektir.Molti di voi dissentiranno, ora.
Buna bir çoğunuz itiraz edecektir.Muchos de ustedes objetarán.
Buna bir çoğunuz itiraz edecektir.Mulți din voi veți obiecta.
Buna bir çoğunuz itiraz edecektir.Sokan Önök közül tiltakoznának.
Buna bir çoğunuz itiraz edecektir.Velen van jullie zullen hier niet mee akkoord gaan.
Buna bir çoğunuz itiraz edecektir.Wielu z was się z tym nie zgodzi.
Buna bir çoğunuz itiraz edecektir.Τώρα πολλοί από εσάς θα έχετε ενστάσεις.
Buna bir çoğunuz itiraz edecektir.Сега много от вас ще възразят.
Buna bir çoğunuz itiraz edecektir.רבים מכם יחלקו על לזה.
Buna bir çoğunuz itiraz edecektir.الكثير منكم سوف يعترض .
Buna bir çoğunuz itiraz edecektir.これがより適切な地図でしょう
Buna itiraz edemezsiniz, çünkü sınfılandırmayı yapan bizler onları böyle sınıflandırdık.Anda tak dapat mendebat hal ini, sebab kita yang menentukan dan kita sudah menggolongkan mereka demikian.
Buna itiraz edemezsiniz, çünkü sınfılandırmayı yapan bizler onları böyle sınıflandırdık.Các bạn không thể cãi lại bởi chúng tôi là những nhà phân loại và đó là cách phân loại của chúng tôi.
Buna itiraz edemezsiniz, çünkü sınfılandırmayı yapan bizler onları böyle sınıflandırdık.Darüber lässt sich nicht streiten, denn wir sind die Klassifizierer und wir haben das so klassifiziert.
Buna itiraz edemezsiniz, çünkü sınfılandırmayı yapan bizler onları böyle sınıflandırdık.Dat kan je niet betwisten. We hebben ze zo geclassificeerd en wij zijn de classificeerders.
Buna itiraz edemezsiniz, çünkü sınfılandırmayı yapan bizler onları böyle sınıflandırdık.Der er ingen diskussion for vi er dem der har klassificeret det sådan.