Hepinizin tanıdığı bir devlet başkanı bunu bana itiraf etti.למעשה, ראש ממשלה שכולכם מכירים הודה בפני על כך. וזה ממש נכון.
Hepinizin tanıdığı bir devlet başkanı bunu bana itiraf etti.في الواقع، رئيس دولة جمعيكم يعرفه أعترف لي بذلك. وهي فعلاً حقيقة.
Hepinizin tanıdığı bir devlet başkanı bunu bana itiraf etti.それを認めたんだ 本当なんだ こんな人命の損失が
Her şeyi itiraf mı edeceksin?Alors tu vas lui avoué ?
Her şeyi itiraf mı edeceksin?Cậu định thú nhận với anh ta sao?
Her şeyi itiraf mı edeceksin?Chcesz mu powiedzieć?
Her şeyi itiraf mı edeceksin?E così gli dirai tutto?
Her şeyi itiraf mı edeceksin?Jadi kau mengaku kepadanya?
Her şeyi itiraf mı edeceksin?Mégis bevallasz neki mindent?
Her şeyi itiraf mı edeceksin?¿Se lo confesarás?
Her şeyi itiraf mı edeceksin?¿Se lo confesarás?
Her şeyi itiraf mı edeceksin?هل ستعترفي له؟
Her türlü itiraf etmesi onun için daha iyidir.من الأفضل له دائما الاعتراف.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.A mnohí z uverivších prichádzali, vyznávali a priznávali svoje skutky.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.A wiele tych, którzy uwierzyli, przychodziło, wyznawając i oznajmując sprawy swoje.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.E muitos dos que haviam crido vinham, confessando e revelando os seus feitos.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.És sokan a hívõk közül eljõnek vala, megvallván és megjelentvén cselekedeteiket.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Ja monet niistä, jotka olivat tulleet uskoon, menivät ja tunnustivat ja ilmoittivat tekonsa.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.믿은 사람들이 많이 와서 자복하여 행한 일을 고하며
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Mnogi tudi teh, ki so bili sprejeli vero, so prihajali ter priznavali in razodevali dela svoja.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Mnozí pak z věřících přicházeli, vyznávajíce se a zjevujíce skutky své.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Molti di quelli che avevano abbracciato la fede venivano a confessare in pubblico le loro pratiche magich
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Muchos de los que habían creído venían confesando y reconociendo sus prácticas públicamente
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Mulţi din cei ce crezuseră, veneau să mărturisească şi să spună ce făcuseră.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Och många av dem som hade kommit till tro trädde fram och bekände sin synd och omtalade vad de hade gjort.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.og mange af dem, som vare blevne troende, kom og bekendte og fortalte om deres Gerninger.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.og mange av dem som var kommet til troen, kom og bekjente og fortalte om sine gjerninger.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Phần nhiều kẻ đã tin, đến xưng tội và tỏ ra việc mình đã làm.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Phần_nhiều kẻ đã tin , đến xưng_tội và tỏ ra việc mình đã làm .
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Plusieurs de ceux qui avaient cru venaient confesser et déclarer ce qu`ils avaient fait.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Verscheidene christenen bekenden openlijk wat voor verkeerde dingen zij hadden gedaan.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.και πολλοι των πιστευσαντων ηρχοντο εξομολογουμενοι και φανερονοντες τας πραξεις αυτων.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.І многі з вірних приходили, і визнавали, і виявляли учинки свої.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Многие же из уверовавших приходили, исповедуя иоткрывая дела свои.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Така силно растеше и преодоляваше Господнето учение.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.ורבים מן המאמינים באו ויתודו ויודיעו את אשר עשו׃
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.وكان كثيرون من الذين آمنوا يأتون مقرين ومخبرين بافعالهم.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.那 已 經 信 的 、 多 有 人 來 承 認 訴 說 自 己 所 行 的 事
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.那 已 經信 的 、 多 有 人 來承認訴說 自己 所 行 的 事
İnkar etmekten itiraf etmeye geçer.Jeżeli założymy, że Bill nie zmienia swojej strategii zeznawania, czy Al może poprawić swój scenariusz?
İnkar etmekten itiraf etmeye geçer.Pokud předpokládáme, že Bill je neměnný ve své výpovědi, může Al zlepšit svůj scénář.
İnkar etmekten itiraf etmeye geçer.Він може відійти від заперечення у стані 3 до зізнання.
İnkar etmekten vazgeçip itiraf etmeye karar verebilir.Může místo zapírání, což je tento scénář, přejít k přiznání.
İnkar etmekten vazgeçip itiraf etmeye karar verebilir.Він може відійти від заперечення до зізнання.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.75% das pessoas reconhece que efetua chamadas privadas a partir do local de trabalho, nos seus telemóveis.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.75% des gens admettent avoir des conversations privées au travail sur leurs téléphones portables.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.75퍼센트의 사람들이 인정하기를 그들의 핸드폰으로 직장에서 대화한다고 했습니다.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.75% người thú nhận nói chuyện riêng trên điện thoại di động ở nơi làm việc.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.75% osób przyznaje się, że wykonują prywatne rozmowy w pracy przez ich telefony komórkowe.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.75 Prozent der Menschen geben zu, dass sie private Konversationen mit ihren Handys von der Arbeit aus führen.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.75% van de mensen geven toe dat ze privé-conversaties voeren van op het werk, op hun mobiele telefoons.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.75 % опрошенных признают, что пользуются мобильным телефоном для ведения частных разговоров в рабочее время.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.75 процента от хората признават, че водят частни разговори от работа по мобилните си телефони.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.75% מהאנשים מודים על ביצוע שיחות פרטיות ממקום העבודה בטלפון הנייד.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.75 في المائة من الناس أعترفوا بالرسائل الخاصة المحادثات من العمل على هواتفهم المحمولة.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.Az emberek 75 százaléka elismeri, hogy mobiltelefonon magánbeszélgetéseket folytat a munkahelyén.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.Il 75 per cento delle persone ammette di avere conversazioni private dal lavoro sul cellulare.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.Το 75 τοις εκατό των ανθρώπων παραδέχονται ότι κάνουν προσωπικές συζητήσεις στο κινητό τους από τη δουλειά.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.携帯電話を利用すると認めています 携帯メールは一人残らず利用しています
İşlediği günahı itiraf etmeli. Karşılığını, beşte birini üzerine ekleyerek suç işlediği kişiye ödeyecek.그 지은 죄를 자복하고 그 죄 값을 온전히 갚되 오분지 일을 더하여 그가 죄를 얻었던 그 본주에게 돌려 줄 것이요