itiraf ile cümle
itiraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Ja przynajmniej mogę się przyznać; większość z was tego nie zrobi.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.적어도 저는 대학에서 부정행위를 했다고 인정합니다. 대부분의 사람들은 그렇게 못하죠.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Mas confesso que copiei na universidade. a maioria não o fará.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Per lo meno posso ammettere di aver imbrogliato all'università,
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Τουλάχιστον παραδέχομαι ότι αντέγραφα στο πανεπιστήμιο. Oι πιο πολλοί από σας δεν το παραδέχονται.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Поне мога да си призная, че съм преписвал в университета; повечето от вас не биха си признали.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Принаймні я можу визнати, що я плутував в університеті, більшість з вас не може.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.Сейчас я должен признаться, что списывал в университете, чего не делали большинство из вас.
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.לפחות אני מסוגל להודות שרימיתי באוניברסיטה, רובכם לא
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.على الأقل يمكنني الان ان أعترف أنني غششت في الجامعة ، معظمكم لا يستطيع ذلك
En azından ben üniversitede kopya çektiğimi itiraf edebiliyorum; çoğunuz etmezsiniz.それからまた 私が教科書の著者に話した内容が
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Da, nu există nici o dovadă decât mărturisirea sub tortură şi vei fi eliberată".
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Ja, er is geen bewijs behalve uw bekentenis door foltering. U zal worden vrijgelaten."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Ja, es gibt keine Beweise außer deinem unter Folter erzwungenen Geständnis und du wirst freigelassen."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi.말하길, "맞아, 당신의 고문 자백을 제외하고는 증거가 없으니 당신은 방면될 것입니다."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Nincs semmi bizonyíték, leszámítva a kínvallatás alatti beismerését szabadon fogják engedni."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Non ci sono prove, se non la confessione sotto tortura, quindi Lei verrà rilasciata".
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Res, ni nobenega dokaza, razen vašega priznanja, da se je zgodilo mučenje, in izpuščeni ste."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Sim, não há provas, "exceto a sua confissão sob tortura, "e você será libertada."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Sí, no hay evidencia, excepto por su confesión bajo tortura, así que será puesta en libertad".
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Tak, nie ma żadnych dowodów, poza twoimi zeznaniami, które wymuszono torturami. Zostaniesz zwolniona."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Да, няма доказателства, с изключение на признанията направени след изтезание и ти ще бъдеш освободена."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Нет никаких улик, кроме твоего признания под пытками, поэтому тебя освободят".
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Так, немає доказів, окрім визнання ваших тортур, і вас буде звільнено".
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi.ואמר, "כן, אין ראיות חוץ מההודאה בעינויים שלך "ואת תשוחררי
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi.وقال، " نعم، لا توجد بينة باستثناء الإعتراف بالتعذيب وسيتم إطلاق سراحك."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi.いかなる証拠も認められません よって釈放とします」と それからは弁護人の方々は何度も
Fakat size itiraf etmeliyim ki ben biraz, biraz yaşlıyım.저는 조금 늙었다는 겁니다.
Fakat size itiraf etmeliyim ki ben biraz, biraz yaşlıyım.בפניכם שאני קצת זקן.
Fakat size itiraf etmeliyim ki ben biraz, biraz yaşlıyım.أنني كبير في السن.
Fakat size itiraf etmeliyim ki ben biraz, biraz yaşlıyım.ちょっとウトくて 技術の力を信じていませんでした
Fakat size itiraf etmeliyim ki ben biraz, biraz yaşlıyım.雖然我承認我係老咗啲
Faulkner’ın As I Lay Dying adlı eserini itiraf edebileceğimden çok kez tekrar tekrar okudum.GV: Hoe zie jij de Caraïbische literatuur verder evolueren en waar situeer je jezelf?
Faulkner’ın As I Lay Dying adlı eserini itiraf edebileceğimden çok kez tekrar tekrar okudum.Releo Mientras agonizo de Faulkner con más frecuencia de la que admito.
Faulkner’ın As I Lay Dying adlı eserini itiraf edebileceğimden çok kez tekrar tekrar okudum.Со временем, когда я напишу больше работ, мой голос мог бы найти в ней место.
Günahlarını gizleyen başarılı olmaz, İtiraf edip bırakansa merhamet bulur.A ki elfedezi az õ vétkeit, nem lesz jó dolga; a ki pedig megvallja és elhagyja, irgalmasságot nyer.
Günahlarını gizleyen başarılı olmaz, İtiraf edip bırakansa merhamet bulur.At dølge sin Synd fører ikke til Held, men bekendes og slippes den, finder man Nåde.
Günahlarını gizleyen başarılı olmaz, İtiraf edip bırakansa merhamet bulur.Chi nasconde le proprie colpe non avrà successo; chi le confessa e cessa di farle troverà indulgenza
Günahlarını gizleyen başarılı olmaz, İtiraf edip bırakansa merhamet bulur.Cine îşi ascunde fărădelegile, nu propăşeşte, dar cine le mărturiseşte şi se lasă de ele, capătă îndurare. -
Günahlarını gizleyen başarılı olmaz, İtiraf edip bırakansa merhamet bulur.El que encubre sus pecados no prosperará, pero el que los confiesa y los abandona alcanzará misericordia
Günahlarını gizleyen başarılı olmaz, İtiraf edip bırakansa merhamet bulur.Joka rikkomuksensa salaa, se ei menesty; mutta joka ne tunnustaa ja hylkää, se saa armon.
Günahlarını gizleyen başarılı olmaz, İtiraf edip bırakansa merhamet bulur.Kdo přikrývá přestoupení svá, nepovede se jemu šťastně; ale kdož je vyznává a opouští, milosrdenství důjde.
Günahlarını gizleyen başarılı olmaz, İtiraf edip bırakansa merhamet bulur.Kdor prikriva pregrehe svoje, ne bo imel sreče, kdor pa se jih obtoži in jih zapusti, doseže usmiljenje.
Günahlarını gizleyen başarılı olmaz, İtiraf edip bırakansa merhamet bulur.자기의 죄를 숨기는 자는 형통치 못하나 죄를 자복하고 버리는 자는 불쌍히 여김을 받으리라
Günahlarını gizleyen başarılı olmaz, İtiraf edip bırakansa merhamet bulur.Kto pokrywa przestępstwa swe, nie poszczęści mu się; ale kto je wyznaje i opuszcza, miłosierdzia dostąpi.
Günahlarını gizleyen başarılı olmaz, İtiraf edip bırakansa merhamet bulur.Người nào giấu tội lỗi mình sẽ không được may mắn; Nhưng ai xưng nó ra và lìa bỏ nó sẽ được thương xót.
Günahlarını gizleyen başarılı olmaz, İtiraf edip bırakansa merhamet bulur.Người nào giấu tội_lỗi mình sẽ không được may_mắn ; Nhưng ai xưng nó ra và lìa_bỏ nó sẽ được thương_xót .
Günahlarını gizleyen başarılı olmaz, İtiraf edip bırakansa merhamet bulur.O que encobre as suas transgressões nunca prosperará; mas o que as confessa e deixa, alcançará misericórdia.
Günahlarını gizleyen başarılı olmaz, İtiraf edip bırakansa merhamet bulur.Siapa menyembunyikan dosanya tidak akan beruntung. Siapa mengakui dan meninggalkannya, akan dikasihani TUHAN
Günahlarını gizleyen başarılı olmaz, İtiraf edip bırakansa merhamet bulur.Tomu, kto prikrýva svoje prestúpenia, nepovedie sa šťastne; ale ten, kto vyzná a opustí, dojde milosrdenstva.
Günahlarını gizleyen başarılı olmaz, İtiraf edip bırakansa merhamet bulur.Ο κρυπτων τας αμαρτιας αυτου δεν θελει ευοδωθη ο δε εξομολογουμενος και παραιτων αυτας θελει ελεηθη.
Günahlarını gizleyen başarılı olmaz, İtiraf edip bırakansa merhamet bulur.Който крие престъпленията си няма да успее, А който ги изповяда и оставя ще намери милост.
Günahlarını gizleyen başarılı olmaz, İtiraf edip bırakansa merhamet bulur.Скрывающий свои преступления не будет иметь успеха; а кто сознается и оставляет их, тот будет помилован.
Günahlarını gizleyen başarılı olmaz, İtiraf edip bırakansa merhamet bulur.מכסה פשעיו לא יצליח ומודה ועזב ירחם׃
Günahlarını gizleyen başarılı olmaz, İtiraf edip bırakansa merhamet bulur.من يكتم خطاياه لا ينجح ومن يقرّ بها ويتركها يرحم.
Günahlarını gizleyen başarılı olmaz, İtiraf edip bırakansa merhamet bulur.遮 掩 自 己 罪 過 的 、 必 不 亨 通 . 承 認 離 棄 罪 過 的 、 必 蒙 憐 恤
Günahlarını gizleyen başarılı olmaz, İtiraf edip bırakansa merhamet bulur.遮掩 自己 罪過 的 、 必不 亨通 . 承認離棄 罪過 的 、 必 蒙 憐恤
Hae Ra'ya itiraf ettin mi?Anh đã ngỏ lời rồi à? với Hae Ra?
Hae Ra'ya itiraf ettin mi?Har du bekännt? Till Hae Ra?
Hae Ra'ya itiraf ettin mi?Hast du es gestanden? Zu Hae Ra?