Ana içeriğe geç
Sözlük

itiraf ile cümle

itiraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Первая из этих ловушек -- это нежелание признать, насколько сложно это понятие.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Перша з цих пасток - це небажання визнати, яким складним є це поняття.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Първият от тези капани е една неохота да се признае сложността.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.המלכודת הראשונה היא אי-הרצון להודות במורכבות.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.أول هذه الفخاخ هو التردد حول الإعتراف بالتعقيد.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.複雑さを認めることへの抵抗感にあります 幸福という言葉は もはや役立つ言葉ではない-
-Bu yüzden itiraf etmelisinA preto by si mu mala povedať čo cítiš.
-Bu yüzden itiraf etmelisinA proto bys mu prostě měla říct co cítíš..
-Bu yüzden itiraf etmelisinC'est pourquoi tu devrais simplement te confesser.
-Bu yüzden itiraf etmelisinDas ist der Grund, warum du es ihm einfach gestehen musst.
-Bu yüzden itiraf etmelisinDe aia ar trebui sa iti marturisesti dragostea!
-Bu yüzden itiraf etmelisinDet er derfor du bare skal erklære dine følelser
-Bu yüzden itiraf etmelisinE' per questo che dovresti solo dichiararti.
-Bu yüzden itiraf etmelisinEzért kellene vallomást tenned.
-Bu yüzden itiraf etmelisinKarena itulah kau harus mengungkapkan perasaanmu.
-Bu yüzden itiraf etmelisin그러니까! 고백을 해!
-Bu yüzden itiraf etmelisinNI! Dat is waarom je gewoon zou moeten opbiechten.
-Bu yüzden itiraf etmelisinNI! Det är därför du borde berätta om dina känslor.
-Bu yüzden itiraf etmelisinTuon takia sinun pitäisi vaan tunnustaa.
-Bu yüzden itiraf etmelisinVì thế mà cậu nên nói cho cậu ấy biết đi.
-Bu yüzden itiraf etmelisinWłaśnie dlatego powinnaś to wyznać!
-Bu yüzden itiraf etmelisinZato pravim, da bi se mu morala kar izpovedati.
-Bu yüzden itiraf etmelisinΓιαυτό πρέπει να του ομολογήσεις.
-Bu yüzden itiraf etmelisinВот почему ты должна просто признаться.
-Bu yüzden itiraf etmelisinЗатова трябва просто да му признаеш.
-Bu yüzden itiraf etmelisin.זו הסיבה שהיית צריכה להתוודות
-Bu yüzden itiraf etmelisinلهذا عليكِ الإعتراف فقط
-Bu yüzden itiraf etmelisin告白?
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.왜냐하면 저는 페미니즘의 한 부분은 미적인 것, 아름다움을 인정하는 것이라고 생각하거든요. 그런 즐거움도 정말 중요해요.
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.là việc chấp nhận rằng tính thẩm mỹ đó, vẻ đẹp đó, niềm vui đó thật sự quan trọng.
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.lebo podľa mňa súčasťou práce feminizmu je priznať, že na estetike, na kráse a na zábave záleží.
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.- це визнати, що естетика, що краса, що веселощі мають значення.
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.בגלל שלדעתי חלש מעבודת הפמיניזם היא להודות שאסתטיקה, שיופי, שכיף עושה את ההבדל.
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.وذلك لأن الحركة النسوية جزء منها قائم على الاعتراف بالجماليات .. بالرونق ان المتعة .. مهمة ..
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.美しさや楽しむことは重要だと認めることも フェミニズムの1つの役割だと。 近代における政治的運動では、文化的なかっこよさが
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Bởi vì ba đang trong tù," em dũng cảm thú nhận.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Bo jest w więzieniu," przyznała dzielnie.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."감옥에 계시거든." 용감하게 말했죠.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Koska hän on vankilassa", hän myönsi urheasti.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Mert börtönben van" -- vallotta be bátran.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Omdat hij in de gevangenis zit", gaf ze moedig toe.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Pentru că e în închisoare," a recunoscut ea cu îndrăzneală.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Perché è in prigione", ha ammesso coraggiosamente.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti.Pogumno je priznala: "Ker je v zaporu."
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Porque está en la cárcel", respondió valientemente.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Porque está preso", confessou corajosamente.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Protože je ve vězení." statečně přiznala.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Weil er im Gefängnis sitzt", gab sie mutig zu.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Είναι στη φυλακή" παραδέχτηκε με θάρρος.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Защото е в затвора." - едва, но смело го каза тя.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Потому что он в тюрьме", — храбро призналась Бриэна.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Тому що він у в'язниці", - сміливо зізналася вона.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."כי הוא בכלא," היא הודתה באומץ.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti." لأنه بالسجن " اعترفت بشجاعة.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti.「その日だけ出てこれない?」 一人の子が訊きました (笑)
Devam etmeden önce bir itirafta bulunmam gerek.Antes de continuarmos, tenho uma confissão a fazer.
Devam etmeden önce bir itirafta bulunmam gerek.Bây giờ trước khi chúng ta tiếp tục, tôi có một điều cần thú tội
Devam etmeden önce bir itirafta bulunmam gerek.Înainte de a continua, trebuie să fac o mărturisire.
Devam etmeden önce bir itirafta bulunmam gerek.Innan vi fortsätter har jag en sak att bekänna.
Devam etmeden önce bir itirafta bulunmam gerek.이제 계속하기 이전에, 고백할 것이 있습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod